AP Üyeleri: "AB Konseyi Rumların Kuklası Olmamalı"
Avrupa Parlamentosu'nun Önde Gelen Siyasi Gruplarının Temsilcileri, Aralık Zirvesinde Ek Protokol Nedeniyle Türkiye'ye Yaptırım Karar Alınmasına İhtimal Vermiyor.
Türkiye'nin Avrupa Birliği süreci gelecek haftalarda yeni bir dönemece giriyor. Avrupa Parlamentosu'nun önde gelen siyasi gruplarının temsilcileri, Aralık zirvesinde Türkiye'nin, hava ve deniz limanlarının Güney Kıbrıs'a açılmasına ilişkin Ek Protokol'u uygulamaması nedeniyle AB liderlerinin, Ankara'ya yeni yaptırımların uygulamasına ihtimal vermiyor.
Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raportörü olan Hıristiyan Demokrat Ria Oomen Ruijten ile Liberal Demokrat Andrew Duff ve Yeşiller Grubu eş başkanı Daniel Cohn-Bendit, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerindeki son durumunu Deutsche Welle'ye değerlendirirken AB Zirvesi'nde Türkiye'ye yaptırım kararının alınmasını beklemediklerini ortaya koydu.
Andrew Duff, AB'nin, Rumların kuklası olmaması gerektiği uyarısını yaparken "AB Konseyi'nin, Kıbrıslı Rumların kuklası olmasını arzulamıyoruz. Türkiye'nin limanlarını açmasını istiyoruz. Ama tabii ki Kıbrıs müzakerelerinde bir ilerlemenin sağlanamaması durumunda, Türk hükümetinin de limanları açarak, büyük bir taviz vermiş pozisyonuna düşeceğinin de farkındayız" dedi.
Cohn-Bendit de, Kıbrıs'taki çıkmazdan kurtulmak için Yunanistan'ın yeni Başbakanı Yorgo Papandreu kartının kullanılması gerektiğine işaret ederek "Bölgede şu anda yeni olan Papandreu'nun Yunanistan'ın başına gelmesi ve Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde açılım perspektifinin ortaya çıkması, Kıbrıs'ı etkileyebilir. Şimdi Yunanistan ile birlikte, bir normelleşme sürecine gidilmesi ve limanların açılması konusunda çalışılmalı" dedi.
Bu arada, Lizbon Antlaşmasının yürürlüğe girmesi ile genişlemenin zorlaşıp zorlaşmayacağına ilişkin olarak Türkiye raportörü Ria Oomen Ruijten, "Lizbon Antlaşması ile AB'nin üyelik için belirlediği Kopenhag kriterleri artık anlaşmanın temel unsurlarından biri haline geldi. Bu da Kopenhag kriterlerinin yerine getirilmemesinin, anlaşmada hukuki bir zemine oturtulmuş olması anlamına geliyor. Eğer Kopenhag kriterleri eskiden AB Anayasası'nın bir parçası olmuş olsaydı, o zaman ne Bulgaristan ne de Romanya AB üyesi olabilirlerdi" değerlendirmesini yaptı.
"LİZBON ANTLAŞMASININ YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ TÜRKİYE İÇİN İYİ HABER"
Andrew Duff ise, Lizbon Antlaşması'nın yürürlüğe girecek olmasının, Türkiye için iyi haber olduğunu söylerken Cohn-Bendit, ise reform antlaşmasına sadece genişleme perspektifinden bakılmaması gerektiğini vurgulayarak "10 yıl sonra İngiltere halen Avrupa Birliği'nin bir üyesi olacak mı? Lizbon Antlaşması ile birlikte İngiltere'nin başına geçebilecek muhafazakar İngiliz hükümeti, AB'den çıkmak için referandum düzenleyebilir. Lizbon sadece, AB'nin genişlemesi devam edecek anlamına gelmiyor. AB'den çıkmak isteyen ülkeler Lizbon sayesinde böyle bir girişimde bulunabilirler" şeklinde konuştu.(ANKA)
(CN/BÜN)








