Ankara: Başbakan Erdoğan'dan Gündeme İlişkin Önemli Açıklamalar
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin Cumhurbaşkanı Adayını Nisan'dan Önce Asla Açıklamayacağını Belirterek, "Benim Aday Olup Olmayacağımı Ben Biliyorum. Bu Benim Dünyamda Var Ama Kimseye Açıklamam" Dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin Cumhurbaşkanı adayını Nisan'dan önce asla açıklamayacağını belirterek, "Benim aday olup olmayacağımı ben biliyorum. Bu benim dünyamda var ama kimseye açıklamam" dedi.
Gündeme ilişkin konulara yönelik açıklamalarda bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayını Nisan'a kadar açıklamamasının nedenini, "Nisan'a kadar açıklamıyorsak, bu konuda hassasiyetlerimiz olmasındandır. Piyasaların etkilenmesinden tutunuz da, partimizin ve diğer partilerde oluşturacağı etki alanlarının oluşturacağı tesirlere varıncaya kadar bizim bu ifademizin altında yatan gerçek var. Herkes bizden isim beklerken biz isim açıklamıyoruz. Onlar kendi kendilerine meşgul oluyorlar" diye konuştu. Erdoğan, kullandığı 'harem' ifadesiyle eşini ve çocuklarını kastettiğini ifade ederek, "Benden başladılar sonra eşimden, çocuklarımdan, söylenmedik laflar bırakmadılar. Ben göreve geldiğimden beri bu kesim eşim ve çocuklarımla ilgili hakaretvari ifadeler kullandı. Ama ikili biraraya geldiğimizde 'Bu işin raconu budur' diye geçiştirmeye çalışıyorlar. Bu kişiyi beğenmiyor olabilirsin ama seçilmiş bir insan. 14 milyon insanın oyunu almış bir insan" değerlendirmesini yaptı.
Başbakan Erdoğan, Fatih Altaylı'nın hazırlayıp sunduğu 'Teke Tek' programına katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
- "KÖŞK SEÇİMİYLE İLGİLİ YOL HARİTAMIZI İFŞA ETMEM"
Köşk seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başbakan Erdoğan, 'Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda kafanızda plan oluşmadı mı?' şeklindeki bir soru üzerine, "Bir siyasetçinin kafasında bir plan olmaması mümkün mü? Muhakkak var. Ancak Nisan ayına kadar bizden bir şey duyamazsınız, demek, planın uygulaması başlamıştır, demektir. Nisan'a kadar açıklayamıyorsak bu konuda hassasiyetlerimiz olmasındandır. Piyasaların etkilenmesinden tutunuz da, partimizin ve diğer partilerde oluşturacağı etki alanlarının oluşturacağı tesirlere varıncaya kadar bizim bu ifademizin altında yatan gerçek var. Herkes bizden isim beklerken biz isim açıklamıyoruz. Onlar kendi kendilerine meşgul oluyorlar. Çelik çomağı birlikte oynasınlar. Nisan'a kadar açıklanmayacak. Asla ortaya koymayacağız. Nedenini, niçinini açıklarsak kendi yol haritamızı ifşa etmiş olurum. Bu da beni bir lider olarak, bir siyasetçi olarak benim yanlışım olur. Bunu açıklamanın anlamı yok. Nisan ayında isimleri açıklamaya karar verdiğimiz anda nedenini niçinini o zaman çok daha rahat açıklarız. Cumhurbaşkanı belli olduktan sonra partimiz bunun açıklamasını çok güzel şekilde yapar" diye konuştu. AK Parti'de birden çok Cumhurbaşkanı adayı çıkabileceğini dile getiren Erdoğan, milletvekillerinin ve parlamento dışında Anayasa'daki şartlara haiz olan herkesin aday olabileceğini söyledi. Milletvekilleriyle bir konsensüs oluşturmak için istişare yapacaklarının altını çizen Erdoğan, parti grubuyla, teşkilatlarla, sivil toplum kuruluşlarıyla ve halkla değerlendirme yaptıktan sonra oluşan havayı yetkili kurullarda ele alacaklarını bildirdi. "İsteriz ki en güzel şekilde neticeye varalım" diyen Erdoğan, toplumsal uzlaşma kapsamında Baykal, Mumcu ve Ağar ile görüşüp görüşmeyeceğinin sorulması üzerine de, "Gönlümüz bunu da ister de. İş o noktaya gelmeden bütün kapılan kapanıyor. Kapılar kapanırken gerilim çok çirkin. Siyasetin kendi içinde ahlak kuralları var. Lüzumsuz gerilimlerle eleştiri başka hakaret etmeye kimsenin hakkı yok" dedi.
- 'BU İŞİN RACONU BUDUR'...
Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağı konusunda açıklama yapmaktan kaçınarak, "Benim aday olup olmayacağımı ben biliyorum. Bu benim dünyamda var ama kimseye açıklamam. Anayasa'nın amir hükmüne uygun olanlar gelir aday olur. Hakaret etmeye kimsenin hakkı yok. Benden başladılar, eşimden, çocuklarımdan söylenmedik laflar bırakmadılar" tepkisini gösterdi. Erdoğan, 'Haremimize girdiler' sözlerine de açıklık getirerek, medyayı lugatı bilmemekle suçladı. Haremin içinde eş ve çocukların yer aldığını kaydeden Erdoğan, "Ben göreve geldiğimden beri bu kesim eşim ve çocuklarımla ilgili hakaretvari ifadeler kullandılar. Ama ikili biraraya geldiğimizde 'Bu işin raconu budur' diye geçiştirmeye çalışıyorlar. Bu kişiyi beğenmiyor olabilirsin ama seçilmiş bir insan. 14 milyon insanın oyunu almış bir insan" şeklinde konuştu. AK Parti olarak Nisan'a kadar herhangi bir isim açıklamayacaklarını belirten Erdoğan, Nisan ayı geldikten sonra bu çalışmaları başlatıp, belli noktaya getireceklerini bildirdi. Erdoğan, bu süreçte ülke gerçeklerinin bir kenara konularak, saldırgan bir tutum içerisine girildiğinden de yakındı. 'Cumhurbaşkanı'nı halk seçsin' tartışmalarına da değinen Erdoğan, şunları söyledi: "Sandığa bir sene var, çıkıyorlar. 'Millete gidelim'. Eyvallah, gidelim. Bugün millete gidelim diyenler dün kendileri neden halka gitmedi? CHP bugünün partisi değil. Ama bugün de yanaşacağını zannetmiyorum. Merhum Özal'ı millet seçti. DYP hep karşı çıkmıştır. Demirel'i de parlamento seçmiştir. Milletin seçmesi anormal değil normaldir ama ne Anayasayı ne seçim sistemini biz hazırladık. Bu seçim geçilir, parlamento sıcak bakarsa oturup değerlendirelim." Erdoğan, mutabakat sağlanması halinde 'başkanlık sistemi"ne her zaman sıcak baktığını da vurguladı.
- "AK PARTİ'DE TEK ADAMCILIK YOK"
Erdoğan, 'Köşk'e çıkarsanız AK Parti'nin zaafa uğrayacağı yönünde değerlendirmeler var. Böyle bir durumu göz önünde bulunduruyor musunuz?' yönündeki bir soru üzerine, "Biz bu yola çıkarken tek adam mantığıyla yola çıkmadık. 10 arkadaş elele vererek, omuz omuza vererek çıktık. Bunun neticesinde buraya geldik. Bizde tek adamcılık yok. Dışarıdan bazı bakışlar oluyor zaman zaman. Tek başına otoriter mantık var deniyor. Böyle bir şey yok. Biz istişarelere dayalı mantıkla adım atarız. Bu süreci böyle devam ettiriyoruz. Partimizde böyle bir sıkıntının doğacağına inanmıyorum. Nisan'da en isabetli
kararı gerek partim gerek halkım gerek grubumla yapacağım istişareler sonucunda verilecektir" cevabını verdi. Erdoğan, 'sine-i millet' tartışmaları konusunda da, halkın milletvekillerini 5 yıllığına seçtiğini hatırlattı. "Halk milletvekillerini parlamentoyu bırak kaç diye seçmedi. Ben bu iktidarla baş edemedim deyip de çekip gidilmez" diyen Erdoğan, milletvekillerinin görev yerinin parlamento olduğunu söyledi. Erdoğan, 'İki koyun güdemeyenler erken seçim istiyor' yönündeki sözlerine açıklık getirerek, sözkonusu ifadeyi Cumhurbaşkanı Sezer için değil muhalefet için kullandığını kaydetti. Teşkilat toplantısında partilileri motive ederken erken seçim tartışmalarını değerlendirdiğini anlatan Erdoğan, "Bu ülkenin Cumhurbaşkanı'na bu ifadeleri kullanmak haddime mi? Ben bu ifadeyi muhalefet için kullandım" şeklinde konuştu.
- 'İSMET PAŞA' ÖRNEĞİ
Başbakan Erdoğan, rejim tartışmalarına ilişkin olarak da şu değerlendirmeyi yaptı: "Bizim rejimle ilgili herhangi bir sıkıntımız sorunumuz yok. Din eksenli değil insan eksenli bir partiyiz. Rejimin kurumlarında eğer güç zaafı başlamışsa zayıflık başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti devleti güç kazanımı içindedir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nden eğitim sistemine, adaletten emniyete varıncaya kadar her yönüyle güçlendirilmesi lazım. Bu çalışmalar devam ederken bu iktidara garip garip ifadeler kullanmak bana çok anlamsız geliyor. İsmet Paşa bile 1960 yılında yaptığı açıklamada bu tartışmaların geride kaldığı yönünde sözler söyledi. Bu ülke bunları yutmuyor artık. Türkiye demokraside bangır bangır devam ediyor. Rejim zaafı gösterenler marjinal gruplardır. Ciddiyeti yok, milletimiz hiçbir zaman bu anlayışlara itibar göstermeyecektir." AK Parti'nin yanlışlarına cezayı milletin vereceğini dile getiren Erdoğan, millet dışında hiçbir kurumun ceza vermeye tevessül etmemesi gerektiğini ifade etti. Erdoğan, "Halkımız bizi getirdiyse, halk götürür. Kendilerinde böyle yetki görenler var. Senin demenle sine-i millet olmuyor. Vakit belli, Kasım. Millet sille mi vurur, devam mı der, göreceğiz. Çünkü telaşları var, çıldırıyorlar. Taşlar yerinde. Bu millet istikrarı, güveni sağladı. Ekonomi sağlıklı bir şekilde ilerliyor. İstiyorlarki ekonomi çatırdasın, bu hükümet de gitsin. Ancak ekonomi güçlü. Halkım, Kasım da AK Parti iktidarına devam diyecektir" ifadelerini kullandı.
- "İMAM HATİP İLLEGAL ÖRGÜT MÜ?"
Erdoğan, Türkiye'nin AB ile müzakere sürecine ilişkin görüşlerini de aktardı. Türkiye'nin gelinen noktada kaybettiği bir şeyin olmadığına dikkati çeken Erdoğan, halkı duygusal davranmamaya davet etti. Erdoğan, "Sakin olacağız ve hedefe oynayacağız. Gelecek aklıselimdedir" dedi. Hükümetin yaptığı atamalara yönelik eleştirilere de cevap veren Erdoğan, bugüne kadar Cumhurbaşkanı'nın kararlarını 'böyle takdir etmiş' diyerek konuşmadıklarını söyledi. "Bir bürokratın eşinin başıyla uğraşılmasını medeni bir çıkış değil gayri medeni buluyorum" diyen Erdoğan, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın atanmasıyla ilgili şöyle konuştu: "Bir insanın din ve vicdan özgürlüğünün Anayasal hak olduğu bir ülkede kendini yetiştirmiş, o kurumun içerisinde yıllarını vermiş, şu andaki iktidar da layık görmüş. Bunun evine elemanlar göndermek suretiyle eşinin başı örtülü mü açık mı? Kimler geliyor kimler gidiyor? Bunlar araştırılıyor. Bu ne çirkin. ne ayıptır. Böyle şey olur mu? Kafanın içindeki bölüme mi, başarısına mı, evindeki aile yaşamına mı bakacağız? Genelleme yapılıyor ama bu oran yüzde 10, yüzde 20'lerde, yüzde 30'lardadır. 'Sizin yaptığınız atamaların tamamı imam hatipli' deniyor. 857 genel müdürden sadece 52'si imam hatip kökenli. Ayıptır. Total atamaların hepsi de KPSS ile yapılıyor. Burada en ufak dahlimiz yok. Bunlar TC vatandaşı değil mi? İmam hatip dediğiniz nedir, illegal örgüt mü? Ben de oradan mezunum, bakanlarım, milletvekillerim var. Bunların memur olma hakkı yok mu? Bu düşmanlık ne? Bunu anlamak mümkün değil. Bunlar ülkenin evlatları, çalışıyorlar" dedi.
- FUTBOL FEDERASYONU...
Başbakan Erdoğan, Ankara'da gerçekleştirilen ve aralarında bazı bürokratların da bulunduğu ihale yolsuzluğu operasyonuna ilişkin de görüşlerini açıkladı. "Kim yaptı operasyonu, suç duyurusunu?" diye soran Erdoğan, suç duyurusunun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından bir sene önce yapıldığını bildirdi. Olayın takibinin de AK Parti iktidarının emniyeti tarafından yapıldığını anlatan Erdoğan, "Bu dönemde göreve getirilen insanlardan olmaz mı, olabilir. Önemli olan yanında kar kalmaması. Kar kalıyorsa o zaman istenilen söylenilebilir" dedi. Başbakan Erdoğan, apronda 'deve kesilmesi' olayını da şöyle yorumladı; "Densizliğin teki. Nasıl normal karşılayayım. Gerekli talimatlar verildi, gereken yapıldı. Akıl sır ermeyen bir olay. Genel müdürün haberi yok. Ama gereği yapıldı" diye konuştu. Başbakan Erdoğan ayrıca, Futbol Federasyonu Başkanlığı'na Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in aday olmak istediğini ancak kendisinin karşı çıktığını anlattı. Gökçek'in futbolu çok sevdiğini belirten Erdoğan, kendisinin de sevdiğini ancak yasal bir düzenleme yaparak belediye başkanlarının fiilen kulüp başkanlığını yapmalarının önüne geçtiklerini hatırlattı. Erdoğan, bu yönde yasa çıkarmış bir hükümetin Futbol Federasyonu'nun başına bir mensubunu getirmesinin çelişki olacağının altını çizerek, "Melih Bey'e 'Bu federasyonda siyasallaşmaya vesile olur. Handikap olur. Şu anki göreviniz çok kutsal. Bunu asla kafanızdan geçirmeyin' dedim. Kendisi de 'emriniz olur' dedi ve konuyu kapattı" dedi. AK Parti'nin Futbol Federasyonu ile yakından uzaktan ilgisinin olmadığın'fcı dile getiren Erdoğan, "Benim partimin ilgisi onursal başkan olan belediye başkanlarından kaynaklanıyor. Kimse bizi ve özellikle şahsımı asla bu işlerin içine karıştırmasın. Şu anki süreç içerisinde bizi bulaştırma gayreti içerisinde olanlar var. Ben bir kulübün Başbakanı değilim. Ben Fenerbahçe'nin yurtiçi maçlarına gitmiyorum, uluslararası maç olduğu zaman gururla hepsine giderim. Fenerbahçe maçlarını oturup evimde izliyorum" açıklamalarında bulundu.




















