Anayasa Platformu'nun "Türkiye Konuşuyor" Toplantısı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili, "Dar gelen elbiseyi değiştirmeliyiz ama bu sefer, bu dar gelen elbisenin dikimini muhakkak milletin yapması lazım."

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili, "Dar gelen elbiseyi değiştirmeliyiz ama bu sefer, bu dar gelen elbisenin dikimini muhakkak milletin yapması lazım. Artık anayasayı halk yapsın istiyoruz" dedi.

Hisarcıklıoğlu, aralarında TOBB'un da bulunduğu sivil toplum örgütlerince oluşturulan Anayasa Platformu'nun Konya Dedeman Otel'de gerçekleştirilen

"Türkiye konuşuyor" toplantısına katıldı.

Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada, bugün Türkiye'nin çok büyük hedefleri olduğunu söyledi.

Bu hedeflere ulaşma noktasında "elbisenin bedene sığmadığını" ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Bu hedeflere ulaşabilme noktasında mevcut anayasa bizi taşıyamıyor. Toplumun tüm kesimleri, neredeyse aynı noktaya gelmiş durumda" dedi.

Hisarcıklıoğlu, Meclis'te grubu bulanan partilerin TBMM Başkanı Cemil Çiçek başkanlığında yeni bir anayasa için bir araya geldiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeni anayasanın yapılması noktasında umutluyum. Çünkü ilk defa Meclis'te bir irade ortaya çıktı. Çoğunluğa azınlığa bakılmaksızın Meclis'te uzlaşma komisyonunda 4 siyasi parti de eşit temsil noktasında bir araya geldi. Bizler yeni anayasa ile gelişmiş olan ülkelerde bireyin devlet nezdindeki hakkı neyse o hakkın aynısını istiyoruz, fazlasını istemiyoruz. Bu çerçevede Türkiye'nin önümüzdeki dönemde demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti anlayışını muhafaza eden bir anayasası olması gerektiğine inanıyoruz. Dar gelen elbiseyi değiştirmeliyiz ama bu sefer, bu dar gelen elbisenin dikimini muhakkak milletin yapması lazım. Artık anayasayı halk yapsın istiyoruz. Milletin mutabakatıyla bir anayasa yapılsın istiyoruz. 74 milyonun anayasası olacaksa millet ne istiyor hepimizin bilmesi lazım."

Mevlana'nın "İnsanlarla bir oldun mu, bir madensin... Bir ulu deniz. Aksine kendinde kaldın mı, bir damlasın, bir dane..." sözünü hatırlatan Hisarcıklıoğlu,

"İşte menfaati farklı, görüşleri farklı sivil toplum kuruluşları olarak bir araya geldik. Hepimizin birbirinden farklı menfaatleri var. Birbiriyle çelişen noktaları var. Bizler Türkiye konuşsun istiyoruz. Konuştukça ne kadar çok ortak sözümüzün olduğu ortaya çıkacak. Bunu da göreceğiz. Konuşmadığımızdan dolayı sıkıntımız var. Mevlana; 'aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşır' diyor. Bizim yapmaya çalıştığımız; vatandaş hangi meseleye nasıl bakıyor, onu tespit edelim. Tüm Türkiye'de bu tip toplantıları gerçekleştirerek, vatandaşların görüşlerini Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na aktaracağız. İnşallah sürecin sonunda çocuklarımıza daha özgür, daha zengin ve kendilerine daha fazla güvenen bir Türkiye bırakmış olacağız" diye konuştu.

-Anaya Uzlaşma Komisyonu üyeleri-

Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi Eski TBMM Başkanı ve AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin de bugüne kadar hazırlanan anayasaların birer tepki anayasası olarak dönemin koşullarına göre hazırlandığını bildirdi.

Türkiye'nin ilk kez 91 yıl sonra halkın da katılımıyla yeni bir Anaysa için kolları sıvadığını ifade eden Şahin, "Kamuoyunun yeni anayasaya gittikçe destek veriyor olması, Türkiye'nin yeni anayasayı konuşuyor olması bizleri de heyecanladırıyor, sorumluluğumuzu artıyor. Her gün Meclis'e onlarca, belki yüzlerce öneri geliyor. En son bir köyden geldi. Safranbolu'nun bir köyünden Mehmet bey, el yazısıyla 15 sayfalık yeni anayasa konusunda bir öneri gönderdi. Demek ki; artık bu çalışmalar, köydeki Mehmet ağaya kadar ulaştı. Onlar da yeni anayasayla uğraşır hale geldi" diye konuştu.

Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi CHP Konya Milletvekili Atilla Kart ise Türkiye'nin en önemli ve temel sorununun anayasa olmadığını belirtti.

Anayasanın sihirli bir değnek olmadığını ancak toplumsal bir beklenti ve algı doğduğunu dile getiren Kart, "Elbette anayasa değişikliği yapalım ama bu değişikliği yaparken bir de 12 Eylül 1980, 6 Aralık 1983'de çıkan ve halen yürürlükte olan 105 kanunu da değiştirelim. Bu çalışmaların etkili, kalıcı olmasını istiyorsak ve bu komisyonun güvenilirliği adına ihtilal kanunlarına 105 kanuna sahip çıkmayalım, onları da değiştirelim diyoruz" dedi.

Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Faruk Bal da, anayasa tartışmalarını, Türkiye'de bir inatlaşma, kutuplaşma ayrışma sürecinin aracı olmasından çıkarılarak, ülkenin refaha, huzura kavuşmasının vesilesi olarak addettiklerini bildirdi.

Tarihin tekerrür etmemesi için tarihimizden ders alınması gerektiğini ifade eden Bal, "1921 Anayasası'ndan ders almamız lazım. Yeni bir Kurtuluş Savaşı'na mecbur olmamamız için devletin kuruluş felsefesinden ayrılmamamız gerekir" dedi.

Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan da Türkiye'nin başından beri çözemediği, evrensel hukuk standartlarına uymayan yapısal sorunları olduğu için yeni anayasa yapma ihtiyacı duyduğunu belirtti.

Anayasa'nın sihirli bir değnek olmadığına dikkati çeken Tan, buna karşın anayasanın Türkiye'nin sorunlarının çözümünü sağlayacak kapları açacak bir anahtar olduğunu bildirdi.

- KONYA

Kaynak: AA