Anayasa Mahkemesi: "Görülmekte Olan Davalar Hakkında Yorumlar Suçtur" (2/son)
Anayasa Mahkemesi, Türban Kararının Ardından Yoğunlaşan Eleştirilere Yazılı Bir Açıklama ile Sert Yanıt Verdi. Görülmekte Olan Davalar Hakkında Yapılan ve Söylenenlerin Türk Ceza Kanunu Kapsamında Suç Olduğunun Vurgulandığı Açıklamada, Savcılar Göreve Çağrıldı.
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'nca, "Yüksek Mahkemenin görevini yerine getirirken verdiği kararlara karşı insani ve ahlaki hiç bir değer tanımadan pervasızca yapılan eleştiri ve açıklamalar" sert bir dille kınandı. Görülmekte olan davalar hakkında yapılan ve söylenenlerin Türk Ceza Kanunu kapsamında suç olduğu vurgulanarak, "Bu konuda yetkili ve sorumlu olanların hareketsiz kalması düşündürücüdür" denildi.
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Anayasa Mahkemesi'nde görülen ve görülmekte olan davalar hakkında yazılı ve görsel basın yanında çeşitli kurum ve kuruluşlarca son günlerde yapılan açıklama, haber, yorum, açık oturum ve köşe yazılarında bilimsel bakış ya da eleştiri sınırları içinde asla değerlendirilemeyecek şekilde Anayasa Mahkemesi Başkanı ve üyeleri hakkında yapılan yayımlar nedeniyle açıklama yapılması zorunlu hale gelmiştir" denildi. Yüksek Mahkeme'nin, kendine yapılan başvurularda her türlü siyasal düşüncenin ve çekişmenin dışında kalarak, Anayasa ve yasalarda belirtilen hukukun üstünlüğüne dayalı, "tam bir bağımsızlık ve tarafsızlık içinde vicdani kanaatlerine göre" karar verdiğinin vurgulandığı açıklamada, şunlar kaydedildi:
-"SİYASAL SORUNLARIN, YARGININ ÇÖZÜMÜNE BIRAKILMASI ARZU EDİLMEYEN BİR TERCİHTİR"
"Esasen toplumu ilgilendiren önemli siyasal sorunlar hakkında ilgili ve yetkili organlarca demokratik bir ortamda çözüm aranması, demokratik parlamenter sürece daha uygun iken, yargı organlarınca çözüme zorunlu bırakılması çağdaş dünyada hiç arzu edilmeyen bir tercihtir. Bu sonuca rağmen Mahkememiz görevini yerine getirmekten bir an olsun tereddüt göstermemiştir."
-"İNSANİ VE AHLAKİ DEĞER TANIMADAN YAPILAN ELEŞTİRİLERİ KINIYORUZ"
Tüm kurumların yetki ve sorumluluklarının belirlendiği çağdaş demokrasilerde, bu kurumların birbiriyle rekabet içinde ve husumet güdüleriyle çalışmalarının kabul edilemeyeceğinin altı çizilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Verilen kararlar bilimsel ve hukuksal düzeyde elbette eleştirilebilir. Ancak mahkememizin manevi şahsiyeti, başkan ve üyelerin de özel hayatları dahil her türlü değerlerin hiçbir sınır tanımadan saldırıya uğraması, Mahkeme mensuplarının hedef gösterilmesi, devam etmekte olan davaların sonuçları hakkında senaryolar üretilerek, Mahkemenin etki altına alınma girişimleri eleştiri olarak nitelendirilemez. Mahkemenin bu görevini yerine getirirken verdiği kararlara karşı insani ve ahlaki hiçbir değer tanımadan pervasızca yapılan eleştiri ve açıklamaları kınıyoruz. Görülmekte olan davalar hakkında yapılan ve söylenenlerin Türk Ceza Kanunu kapsamında suç olduğu açık ve belli iken bu konuda yetkili ve sorumlu olanların hareketsiz kalması düşündürücüdür."
-ANAYASA MAHKEMESİ TAM BİR BAĞIMSIZLIK VE TARAFSIZLIK İÇİNDE KARARLARINI VERECEK"
Açıklamada, mahkeme kararlarına ilişkin görüş ve eleştiri açıklama hakkını kullanan tüm kurum, kuruluş, basın ve yayın organları ile bireylerin bu hakkını kullanırken, iftira ve şiddete dayanmayan, toplumu kin ve nefret duygularını tahrik etmeyen sorumlu, düzeyli ve hukuka saygılı davranmaları istenerek, "Anayasa Mahkemesi geçmişte olduğu gibi bundan sonra da tam bir bağımsızlık ve tarafsızlık içinde, Türk milleti adına karar veren ve yargı organına yakışır şekilde vicdani kanaatine göre davranacak, Anayasa ve hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürmeye devam edecektir" denildi. (ANKA/SON)
(AS/KEN/ZG)









