Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Öztürk Açıklaması

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk, bakanlıkların, kurumların çok ciddi siyasal iletişimciye ihtiyaçlarının bulunduğunu belirterek, "Üzülerek belirteyim, kendimize özgü bir siyasal iletişim kuramımız yoktur" dedi.

Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk, bakanlıkların, kurumların çok ciddi siyasal iletişimciye ihtiyaçlarının bulunduğunu belirterek, "Üzülerek belirteyim, kendimize özgü bir siyasal iletişim kuramımız yoktur" dedi.

Öztürk, 1990'lı yıllarda Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri tarafından kurulan "İletişim Platformu"nun yaklaşık 200 üyesiyle Fatih Belediyesi Sosyal Tesisleri'nde bir araya geldi. Burada, "Siyaset-Medya İlişkisi ve Gelecek Perspektifi" konusunda bir konferans veren Öztürk, bağlantısız ve bağımsız iletişimciler platformunda bulunmaktan dolayı son derece mutlu olduğunu kaydetti.

Kendisinin de iletişim fakültesi mezunu olduğunu aktaran Öztürk, "Son derece önemli bir şey yapıyorsunuz. Düzenli olarak bir araya gelmek önemli bir konu. Aynı meslek grubunun, gerçekten bir kişisel menfaat gözetmeden düzenli olarak toplanması, bir araya gelmesi ve bunu 1991 yılından beri sürdürebiliyor olması büyük bir başarı" diye konuştu.

Bugün "siyaset ve iletişim" konusundan bahsedeceğini bildiren Öztürk, şunları söyledi:

"Buna siyasal iletişim deniliyor. Benim 2003 yılından beri fiili olarak yaptığım, son 2-3 yıldır da yoğun olarak akademik okumayla sürdürmeye çalıştığım bir alan. Maalesef Türkiye'de çok yaygın bir kavram değil. Daha çok üniversite kesimi içerisinde konuşulan bir kavramdır ama ayaklarının çok yere bastığını da söyleyemem. Siyasetin dilini oluşturan insanlara, yani siyasetin mesajlarını halka ulaştıran insanlara siyasal iletişimciler denir. Bu mesleğe de siyasal iletişim deniliyor."

Öztürk, siyasal iletişimin 1950'li yıllara dayanan Amerika kökenli bir kavram olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye'ye girişi ise 1970'lerin sonu, 1980'lerin başıdır. Bu kavramın özellikle Türkiye için, 2003 yılından beri büyük bir değişim ve evrim geçirdiğini de söylemeliyim. İletişim danışmanı, basın danışmanı, basın müşaviri gibi kavramlarla ilgili istihdam edilen arkadaşlar genellikle Ankara'da o siyasetçiyi takip eden muhabirlerden seçilir. Bir editör arkadaşımız, bir muhabir arkadaşımız alınır ve istihdam edilir. Yaptığı görev bellidir, üslubu, tarzı bellidir ama bu konuyla ilgili bir eğitimi, backgroundu yoktur. Bugün hemen hemen bütün bakanlıklarda, önemli kurumlarda, genel müdürlüklerde basınla ilgilenen bir arkadaşımız bulunur. Bu arkadaşlarımızın mesleği, gazetecilik, iletişim. Yaptığı şeyle, mesleği arasında doğrudan ilişki var. Fakat siyasal iletişim alanında özel bir eğitimi yok."

Öztürk, Amerika ve İngiltere'de siyasal iletişimle ilgili üniversiteler bünyesinde fakülte ve lisans, doktora programları bulunmasına rağmen Türkiye'de siyasal iletişimle ilgili bir lisans programının bulunmadığını vurgulayarak,

"İletişim fakültelerinin bir kısmında bir ders olarak okutuluyor. İki üniversitemizde mastır ve doktora programı vardır. Bunun haricinde bu alanla ilgili elle tutulur bir akademik çalışmaya ben rastlamadım. Benim gördüğüm şey, bakanlıkların, kurumların çok ciddi siyasal iletişimciye ihtiyaçları var. Bu ihtiyacın, karşılanması için çeşitli defalar üniversite rektörlerine, dekanlara, hatta YÖK Başkanına bu alanla ilgili bir branş açılması gerektiğini söyledim" şeklinde konuştu.

-Siyasal iletişim programı düzenledik-

Şubat ayında Başbakanlıktaki görevinden ayrılarak İstanbul'a taşındığını dile getiren Öztürk, "Ve siyasal iletişim alanında bir akademik çalışma yapmaya karar verdim. Daha doğrusu akademisyenlerle ortak bir çalışma yapmaya karar verdim. Bilgi Üniversitesi ile ortaklaşa siyasal iletişim programı düzenledik. Bu sertifika programı 3 hafta sürdü ve orada yoğun bir siyasal iletişim dersi verdik. Ama bu dersi verenlerin çoğu üniversitede uzun yıllarını geçirmiş insanlar değil. Sahada çalışmış, bir bakanın danışmanı, bir başbakanımızın danışmanı, metin yazarı. Yani işin pratiğini bilen, işin pratiğinden gelen insanlarla birlikte üniversiteden hocalarımız da vardı. Çok verimli geçtiğini biliyorum ama yeterli bir organizasyon yeteneği ve organizasyon düzenlendiğini düşünmüyorum. Üniversite bu konuda sonradan hatasını anladı ama bununla ilgili yeni bir düzenleme, yeni bir organizasyon yapma niyetinin, diğer üniversitelerle birlikte olduğunu duyuyorum" ifadelerini kullandı.

-"Kitapların yüzde 95'i alıntı"-

Öztürk, üniversitelerde ve piyasada bulunan siyasal iletişim alanında yayımlanmış eserlerin hepsini temin ettiğini, okuduğunu belirtti.

Siyasal iletişim alanında 40 civarında kitap yayımlandığını ifade eden Öztürk, sözlerine şöyle devam etti:

"Kitapların yüzde 95'i alıntı. Amerika'da, İngiltere'de, Avrupa'da yayınlanmış kitaplardan alıntı, atıflar, tercümelerden oluşuyor. Üzülerek belirteyim, kendimize özgü bir siyasal iletişim kuramımız yoktur. Bu kuramın, son 5 yıldır oluşmaya başladığını, kuram oluşmaya doğru gittiğini de görüyorum. Bu Türkiye'ye özgü bir yeni kuramdır, Türkiye'nin kendi derinliklerine, tarihsel alt yapısına, milletin bilincine dayanan yeni bir kuramdır. Bunun üzerine yoğun bir çalışma yapmaya niyetlenmişken, maalesef Ankara'dan seferberlik kağıdı geldi ve biz yine oraya göreve gittik ama bu çalışmamızı önümüzdeki dönemlerde de devam ettireceğiz."

Özel sektörle bu dönemde görüşmeler yaptıklarını, sektörde ciddi bir iletişim danışmanına ihtiyaçları olduğunu öğrendiğini vurgulayan Öztürk, şunları aktardı:

"Yetişmiş, tecrübesi, eğitimi olan bir iletişimci kesimin arandığını söylüyorlar bana. Ne kadar doğru tam kestiremiyorum. Bütün bunlardan dolayı, bir eğitim verebilecek, yani çalışma alanı belli, çerçevesi belli bir sivil örgüt ihtiyacı oluştu kanaatindeyim. Siz bir platformsunuz, gönüllük üzerine kurulusunuz. Bunun devam etmesi yine bu üzerine inşa edilen temin varlığıyla devam edebiliyor. Yani gönüllük üzerine ve örgütsüzlük üzerine devam edebiliyor ama buradan da çıkabilecek iletişimcilerin kendilerini yetiştirebileceği, eğitim alabileceği, organizasyon kurabileceği bir sivil örgütü de ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Çerçevesi dediğim gibi tamamen belli, siyasal iletişim, medya alanında çalışacak arkadaşlarımızın eğitim ihtiyaçlarını, organizasyon ihtiyaçlarını, istihdam ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir sivil örgütün, bu platformdan bağımsız olarak tamamen bunun dışında ama aynı zamanda ilişkisinde olan bir örgütün ihtiyaçları karşılayabileceğini en azından buna cevap verebileceğini düşünüyorum."

Platform adına konuşan Ali Yeşildağ da, Öztürk'e katılımından dolayı teşekkür ederek, platform hakkında bilgi verdi.

- İSTANBUL

Kaynak: AA