Haber Tarihi: 16 Aralık 2011 Cuma Saat 13:49
Anadolu Ajansı  [3195765]

Alişanoğlu'nun "Komünist İşadamı" Adlı Romanı Raflarda


Mizah içerikli kitaplarıyla tanınan yazar Hilmi Köksal Alişanoğlu, son romanı Komünist İşadamı'nda, bir firari eylemcinin işadamlığına soyunarak, reyting ölçümü yapan bir şirketin yöneticiliği yapma macerasını anlatıyor.

Mizah içerikli kitaplarıyla tanınan yazar Hilmi Köksal Alişanoğlu, son romanı Komünist İşadamı'nda, bir firari eylemcinin işadamlığına soyunarak, reyting ölçümü yapan bir şirketin yöneticiliği yapma macerasını anlatıyor.

Kitabıyla ilgili AA muhabirine değerlendirmede bulunan Alişanoğlu, kitabında sosyalist sistemin çökmesinden sonra dört bir tarafa saçılan sosyalistlerden iş hayatına atılanların çelişki ve bocalamalarını anlatmak istediğini söyledi.

Sosyalist düşünce yapısını, kapitalist sistemde yaşatmaya çalışan bir karakterin yaşadığı zorlukların yer aldığı kitabın ismi gibi konusunun da bir ironi olduğunu ve zıt anlamlı kavramları içinde taşıdığını belirten Alişanoğlu,

"Sosyalist kafayla kapitalist bir işletme yönetmek için, ya düşünceden taviz vermek gerekiyor ya da patronluktan. Kitabın kahramanı bazen düşüncelerini, bazen de patronluğunu ön plana çıkarıyor. Örneğin şirketinde sendika kurulması patron olarak istemeyeceği bir şey. Halbuki düşünce yapısı sendikayı onaylamasını gerektiriyor. Kitapta bunun gibi onlarca çelişki var" dedi.

-"Yarım puan reyting baştan çıkarır, bir puan yoldan"

Kitapta, son günlerde gündemi meşgul eden televizyon reyting ölçümü ve ölçümler sırasında yapılan hileler konusunun da ele alındığını ve kendisinin de bir dönem reyting ölçümü yapan bir şirketi yönettiğini hatırlatan Alişanoğlu, şunları kaydetti:

"Televizyon reytingi ölçümü günümüzün sorunu değil, dün de vardı, yarın da olacak. Fazladan yarım puan reyting program yapımcılarını baştan çıkarır, bir puan ise yoldan. Medyada izlediğim kadarıyla panelistlerin adresleri ele geçirilmiş, deneklere kendi programlarını seyretmeleri teşvik edilmiş. Kafa yapısı yirmi yıldan bu yana hiç değişmemiş. İnsanlar düzgün yapımlar üretip iyi programlamalar yaparak rekabette öne geçmeyi hedefleyeceklerine, bu tür yollara sapıyor. Bunun hırsızlıktan, soygunculuktan zerre kadar farkı yok. Sonuçta sizin hileyle aldığınız başarı, başkalarını aşağı iterek oluyor."

Reyting rekabetini bir müsabakaya benzeten Alişanoğlu, "Reytingi bir maç gibi düşünün. Ölçüm şirketini hakem, yapımcıları ve televizyon kanallarını da müsabık. Rakipler, hakemin adil olmasını beklediklerini söyleseler de, kendileri lehine düdük çalınmasına can atarlar. Hatta bunun için hileye başvuranlar, örneğin darbe almadan ceza sahası içinde kendini yere atanlar. Güç, popülarite ve seyircisinin baskısıyla hakeme etki yapanlar çıkabilir. Şüphesiz bire bir aynı şey değil, ama görünen o ki, bugün yapılan budur" diye konuştu.

Alişanoğlu, kitabın bir bölümünde sosyalizmin çökmesi ve bununla birlikte ortaya çıkan boşluğun dini olgularla doldurulmasına da yer verdiğini belirterek şöyle devam etti:

"1980'lere kadar dünyanın neresinde mazlum insanların bir direnişi, başkaldırışı olduysa dayandıkları düşünce yapısı çoğunlukla sosyalizm oldu. Sistemin çökmesinden sonra sosyalizmin yerini din aldı. Yer yer çatıştıkları bile oldu. Mesela Polonya'da sosyalizmin yıkılmasında Katoliklik önemli bir rol oynadı. Müslüman ülkelerde ise sosyalizmin yerini İslam doldurdu. Örneğin Filistin'de direnişin bayraktarlığını sosyalistler yaparken, 1980'lerden sonra İslam ön plana çıktı. Romanda bu durum 'Sosyalizm bu dünyada, din ise öbür dünyada cenneti vaat ediyor' cümlesiyle özetleniyor."

Bir taraftan sosyalist sistemin gerekli olduğunu savunurken, diğer taraftan da sistem uygulanırken yapılan hataların doğurduğu sonuçları sorgulayan ve bunun sonucunda hayal kırıklığına uğrayan kitabın kahramanı Kemal, bu durumu şu şekilde özetliyor:

"Ayrıcalıkları ortadan kaldıralım derken, parti liderleri ve yöneticilerinden meydana gelen yeni bir ayrıcalıklı sınıf oluşturulmuş. Halk için, adına eşitlik denirse bir eşitlik sağlanmış ama sefalette. Binlerce insan bu düşünce uğruna eziyetleri ve ölümleri göze alırken, milyonlarcası da sistemi yıkmak için can atıyordu."

- Samsun

5/10 (1 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12