AKP'li Fırat: "Kamu Hukukunda Müktesap Hak Olmaz" (2/son)
AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Görev Süresinin 7 Yıl Olacağı ve Bu Sürenin Sonunda da Yeniden Aday Olabileceği Şeklindeki Yasal Değişikliklerle İlgili Olarak, "Bu Bir Hukuki Tefsir Olur, Benim Bu Tefsire Girmem Siyaseten Mümkün Olmaz.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün görev süresinin 7 yıl olacağı ve bu sürenin sonunda da yeniden aday olabileceği şeklindeki yasal değişikliklerle ilgili olarak, "Bu bir hukuki tefsir olur, benim bu tefsire girmem siyaseten mümkün olmaz. Ama bana yine hukuk fakültesinde basit bir şey öğretmişlerdi, "Kamu hukukunda müktesep hak olmaz' demişlerdi" dedi.
Fırat, AKP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisi hakkındaki iddialarına yanıt verdi ve çeşitli konularda değerlendirmelerde bulundu.
Fırat, kendisinin ortaklıktan ayrıldığı şirketle ilgili kaçakçılık iddialarının ilk defa Milliyet gazetesinde yayınlandığını, kendisinin de gazeteyi araması üzerine "Bu haberdir, biz haberi yayınlamak durumundayız" yanıtını aldığını söyledi. "Bu haberi benim lehime bir yargı kararı aynı şekilde yayınlar mısınız?" sorusunu sorduğunda gazeteden "şeref sözü" aldığını belirten Fırat, "04.07.2007 tarihinde bu olay bitti. Bütün belgeleriyle beraber Milliyet Gazetesine gönderdim, yayınlanmadı. O söyledikleri, vermiş oldukları söz kendilerine ait. İşte zaten basın özgürlüğü diye diye insanlara çamur atmayı basın özgürlüğü diye nitelendirenlere karşı çıkışımızın temel nedeni budur" dedi.
Fırat, hakkında dosyayı düzenleyen kişinin CHP'nin Diyarbakır milletvekilliği aday adayı olan Gümrük Müsteşarlığı Teftiş Kurulu'nda çalışan biri olduğunu belirterek dosyayla ilgili olarak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 21.05.2007'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirtti. Fırat, bu kararın Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da onaylandığını söyledi.
Uyuşturucu kaçakçılığı iddiasıyla ilgili olarak da Fırat, söz konusu şirketle 2007'nin 9. ayında tüm ilişkisini kestiğini ve hisselerini satıp parasını aldığını, milletvekili seçildiği 1999'dan bu yana da şirketin yönetiminde bulunmadığını açıkladı. İlişkisini kestiğini dair belgeyi basın mensuplarına gösteren Fırat, uyuşturucu yakalanan tırın sadece şoförünün yargılandığını ve şirketle de hiçbir ilgisinin olmadığını belirtti.
-"GELMEZSEN NOKTA NOKTA NOKTA"
Fırat, haberin Vatan Gazetesinde daha sonra da Aydınlık Dergisinde yer aldığını belirterek şöyle dedi:
"Sayın "Müfterinin' belge dediği şey budur. Şimdi "Bay Müfteriyi' bir kez daha davet ediyorum. Benim istediğim bir televizyon kanalında tartışmaya ve bu belgeleri verme çağrısı yapmıştı bana. Ben daha evvel hangi televizyonda konuşmuşsa aynı moderatörün başkanlığı altında istiyorsa, bu geniş bir stüdyo da olabilir Sizlerin tamamını çağırarak, halkın bizleri izlemesini de sağlayarak bu tartışmaya çağırıyorum. Gelmediği takdirde müfteridir. Gelmediği takdirde başka kelime söylemek istemiyorum. Nokta nokta nokta Onu siz de doldurabilirsiniz onu bu halk da dolduracaktır."
-"BAYKAL MAL VARLIĞINI EŞİYLE BİRLİKTE AÇIKLASIN"-
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın mal varlığıyla ilgili daha önce ortaya attığı iddiaları yineleyen Fırat, Baykal'ın kanununa uygun olarak kendisinin ve eşinin mal varlığını birlikte açıklamasını istedi. Fırat, eşinin açıklanan mal varlığında bir araba göründüğünü bu arabanın daha önce Baykal'ın mal varlığında da göründüğünü ileri sürdü.
Fırat, Baykal'ın kendisine miras kalan 2 tane gayrimenkul dışındaki tüm servetini yasaklı olduğu dönemde avukatlık yaparak kazandığı açıklamasını anımsatarak, "Avukatlık bir serbest meslektir. Serbest meslek kazancına tabidir ve bu şekilde vergilendirilir. O bakımdan Sayın Baykal'a bir kez daha soruyorum. Hangi tarihte avukatlığı başladınız ve hangi tarihte avukatlığı bitirdiniz? Hangi vergi dairesine bağlaydınız kaç kez vergi beyannamesi verdiniz? Bu beyannamede ne kadar gelir beyan ettiniz? Ne kadar vergi ödediniz?" sorularını sorkdu.
-HİSSE SENETLERİ KİMLER ADINA ALINDI?-
Baykal'ın aldığı hisse senetleriyle ilgili olarak da iddialarda bulunan Fırat, söz konusu hisse senetlerinin İş Bankası Yönetim Kurulu'na CHP kontenjanından atanan birinin şoförü olan Cemal Kantaş ve aynı kişinin eşinin sekreteri olan Sevgi Alyanak adına da alındığını iddia etti. Fırat şöyle sordu:
"Eğer yasal bir işlem yapıyorsanız neden bir şoförün ve neden bir sekreterin üstüne alım yaptınız? Bu işlem hukuka aykırı bir işlem miydi? SPK'nın denetim alanı içinde olan bir olay mıydı?"
-"SAYIN MÜFTERİ NE OLURSUN KAÇMA"-
"Sayın Müfteri" diye hitap ettiği Kılıçdaroğlu'nu tekrar hedef alan Fırat, "Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyorum. Ne olursun kaçma. Gel, ama patronundan mı izin alacaksın, efendinden mi izin alacaksın onu al. Ama korkma bir şey olmaz. Çok çok zaten adın "müfteriye' çıkmıştır daha fazla olacağını zannetmiyorum. Ama söz veriyorum kendisinden istifa talebinde bulunmayacağım. Biraz önce söylediğim gibi ispata lüzum yok. Şüphe uyandıracak bir delil bulduğu takdirde bir kez daha söylüyorum namusun ve şerefim üstüne yemin ediyorum ki milletvekilliğimi bırakacağım o anda. Ve o günden sonra da bir kez daha siyasetin adını dahi ağzıma almayacağım" dedi.
-"BASINDA MECBURİ SENDİKALAŞMAYI GETİRİCEĞİZ"-
Bir soru üzerine Türk siyasetinin ve Türk medyasının iftiradan kurtulması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
Doğrudur medya güçlüdür. Medyanın attığı çamur üstünüzde mutlaka iz bırakır. İnsanlarımızın çoğu ilk manşeti okur arkasını okumaz. Hele bir de sizin vatandaş olarak birey olarak sizin tekzip hakkınızı yasalara rağmen kullandırmıyorlarsa bunun çok demokratik olduğunu bunun basın özgürlüğü olduğunu kabul edebilmek mümkün değildir. Basın özgürlüğünün olması için basın emekçilerinin özgür olması gerekir kanısındayım. Bu dünyada böyledir. Herhalde bir tek dünyada Türkiye'de ve anti demokratik ülkelerin dışındaki tüm ülkelerde basın mensuplarının sosyal hakları, kişisel hakları mutlak surette koruma altındadır. Ancak basın özgürlüğü böyle olabilir. Yoksa patronun iki dudağı arasındaysa basın mensubunun geleceği ekmeği orda basın özgür olamaz. Orda patron özgür olabilir. Biz buna karşıyız bunun mücadelesini veriyoruz ama birileri bunu anlamamakta ısrar ediyor. İnşallah mecburi sendikalaşmayı basında getireceğiz. İnşallah o da bir hal çaresine girecektir.
-"KAMU HUKUKUNDA MÜKTESAP OLMAZ"-
Fırat, "Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin Anayasa değişikliği yapıldı. Buna ilişkin bir de yasal düzenleme yapılacağı belirtiliyor ve o düzenlemede Cumhurbaşkanı Gül'ün görev süresinin 7 yıl olacağı ifade ediliyor. Böyle mi olacak?" sorusu üzerine şöyle dedi:
"Bu bir hukuki tefsir olur, benim bu tefsire girmem siyaseten mümkün olmaz. Ama bana yine hukuk fakültesinde basit bir şey öğretmişlerdi, "Kamu hukukunda müktesep hak olmaz' demişlerdi."
"Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili bu sözlerinizle Cumhurbaşkanının 5 yıl mı yoksa 7 yılda seçilmesini mi kastettiniz?" sorusuna da Fırat, "Ben bilmiyorum, ben sadece idare hukukun temel prensibini söyledim o kadar. Onu hukukçulara, kamu, anayasa hukukçularına sormamız lazım, onlar mutlaka bu konuda düşüncelerini beyan edeceklerdir. Daha zaten vakit çok, daha yeni bismillah birinci senesini kutladı. 5 yıl da olsa daha epey var, 7 yıl da olsa daha epey var. Biraz sabırlı olmakta fayda var" diye yanıt verdi. (ANKA/SON)
(İG/ZG)














