AKP Grup Başkanvekili
Nurettin Canikli, IMF ile bugüne kadar yapılan 18 stand-by anlaşmasının sonuncusu hariç hepsinin başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi.
2008 yılı bütçesi üzerine TBMM Genel Kurulu'nda AKP adına konuşan Canikli, 2002 yılına kadar olan bütçelerde hedeflerin saptığını ancak AKP iktidarlarında bütçede verilen sözlerin yerine getirildiğini söyledi. İktidara geldikleri 2002 yılında bütçe açığının yüzde 32 olduğu ve bu rakamı önce yüzde 28'e daha sonra da yüzde 7.3'e kadar düşürdüklerini ifade etti.
-SOSYAL BÜTÇE-
AKP'nin hazırladığı bütçelerin sosyal içerikli olduğunu belirten Canikli, "Geçmişte bütçenin yüzde 45'i faiz ödemelerine gidiyordu. Yani fakirden alınıp zengine aktarılıyordu. Böyle bir bütçenin sosyal yönü olabilir mi? Biz bu tabloyu tersine çevirdik, faiz ödemelerinin bütçedeki payı yüzde 25'lere indi. Bizden önceki trend devam etseydi, 2008 yılında 110 milyar dolar faize gidecekti. Oysa şimdi 50 milyardan biraz fazla. Biz, 50 milyar YTL tasarruf etmişiz. Bu para nereye harcanmış? Personel harcamalarına, tarıma, sağlığa, sosyal güvenliğe, yatırımlara aktarılmış. Zenginden almışız fakire vermişiz. Bu durum, gelir dağılımına da yansımıştır. 2002 yılında toplumun en zengin yüzde 20'lik kesiminin mili gelirden aldığı pay yüzde 50 iken yüzde 43.5'e düşmüş, toplumun en fakir yüzde 20'lik kesimin aldığı pay ise yüzde 5.3'ten yüzde 6.1'e çıkmış" dedi.
Muhalefetin "cari açığın ve borçlanmanın yüksek, büyümenin ise hormonlu olduğu" şeklindeki eleştirilerini de yanıtlayan Canikli, IMF ile şimdiye kadar yapılan 18 stand-by anlaşmasının sonuncusu hariç diğerlerinin başarıya ulaşmadığını belirtti. "Stand-by anlaşmaları bir şablondur, birbirine çok benzer. Bizden önceki stand-by anlaşmalarında sonuç başarısızlıktır, fiyaskodur" diyen Canikli, 18. Stand-by anlaşmasını başka bir hükümetin uygulaması durumunda sonucun yine fiyasko olacağını ileri sürdü.
-CARİ AÇIK DÜŞÜYOR-
Cari açığın kaçınılmaz olduğunu belirten Canikli, bu açığın düşme eğilimi gösterdiğini kaydetti. Canikli şunları söyledi:
"Bazı muhalefet sözcüleri 'dünyanın en yüksek reel faizi Türkiye'de. Haram ekonomisi, rant ekonomisi' diye eleştiriyorlar. Görevi devraldığımız zaman 2002'de reel faiz yüzde 33, Yüzde 55'lere kadar çıktığı dönemler olmuş. Biz, devraldığımız bu rakamı yüzde 7.5'e indirmişiz. Yüzde 7.5 haram ve rant ekonomisi ise yüzde 30'lar, 40'lar ne? Herkesin hükümete teşekkür etmesi lazım bu konuda. Sıcak para konusunda eleştiri yapılıyor. Peki bu sıcak para reel
faizlerin yüzde 40-50 olduğu dönemlerde niye gelmedi de yüzde 7.5 olunca geldi? Küresel sermaye 7.5 ile 40 arasındaki farkı bilmiyor mu? Tabi ki biliyor. Gelmelerinin nedini Türkiye'ye güven duymaları. Onlar güveniyor, siz de güvenin."
Canikli, borçlanma konusunda da değerlendirmelerde bulunarak dış borcunun 2002 yılında 86 milyar dolar olduğunu, bu rakamın bu yıl 87 milyar dolara çıktığını ifade etti. İç borç rakamlarına da değinen Canikli, 2002 yılında 215 milyar YTL olan net iç borçlanmanın 2007'de 249 milyar YTL'ye yükseldiğini bildiren Canikli, önceki yıllarda iç borçlanma rakamlarının daha da yüksek olduğunu söyledi. (ANKA)
(İG/ZG)