Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, herkesin demokratik meşruiyet içinde iş görmek, hesap vermek ve verebilmek durumunda olduğunu belirterek, "Herkes, açık ve şeffaf olmak durumundadır. Milletin onayından geçmemiş bir milli menfaat tarifi yapılamaz. Bunu da böyle bilmek durumundayız" dedi.
Erdoğan partisinin TBMM Grup toplantısında konuştu. Konuşmasına Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan, şair Erdem Beyazıt ve eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ersin Faralyalı'nın yaşamını yitirmesinden duyduğu üzüntüyü belirterek başladı. Beyazıt'ın, Türk şiirinin büyük ustalarından birisi olduğunu belirten Erdoğan, Beyazıt'ın "Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm/ Ölümsüzlüğü tattık, bize ne yapsın ölüm" dizelerini okudu. Hasan Doğan'ı "kardeşim" olarak adlandıran Erdoğan, Doğan'ın kısa bir süre önce göreve gelmiş olmasına rağmen spor camiasına hemen kendini sevdirdiğini, saydırdığını ve ortaya koyduğu anlayışla idealizmiyle dinamizmiyle Türk futboluna yeniden umut kazandırdığını kaydetti.
-"ÖLÜM EN BÜYÜK NASİHAT"-
Faralyalı'nın ölümünden duyduğu üzüntüyü de ifade eden Başbakan Erdoğan, "Hayatını kaybeden 3 değerli insanın kaybıyla, bizi bizle beraber tutan, güçlü kılan, yıkılmaz kılan, daima umutlu ve azimli kılan ortak duygu dünyasının bir kere daha farkına vardık" diye konuştu. Cenaze törenlerinden Türkiye'nin ortak bir duyguda buluşmasını sağlayacak ibret dersleri çıkarmak gerektiğini de söyleyen Erdoğan, "Çünkü ölüm en büyük nasihat" dedi.
Türkiye'nin önemli bir süreçten geçtiğini ifade eden Erdoğan, "İçinden geçtiğimiz tarih kesitinde yaşadığımız sancılar, esasen yaşadığımız toplumsal, siyasi ve ekonomik değişimin doğal bir sonucudur" dedi. Erdoğan, 150 yılı aşan modernleşme macerasının bugün geldiği noktanın, toplumda gelen süreklilik içinde değişim talebinin etkisiyle yeni bir safhaya doğru ilerlediğini belirtti. Türkiye'nin tarihi ve toplumsal şartlarının, modernleşmesinin, bürokrasi öncülüğünde yürüyen bir süreç olarak ortaya çıkmasına neden olduğuna dikkat çeken Erdoğan, artık modernleşme talebinin toplumdan geldiğini söyledi. Erdoğan, "Türkiye yukarıdan aşağıya doğru değil, aşağıdan yukarıya doğru bir değişim yaşamaktadır. Bu istikamette çok önemli bir mesafe almıştır. Toplumsal dinamikler, toplumsal talep ve ihtiyaçlar değişimin rotasını belirlemektedir" dedi.
-MİLLİ MENFAAT TARİFİ-
AKP'nin siyasetinin Türkiye'nin sosyolojisini kavrayan bir siyaset olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle dedi:
"Bize göre siyaset, millete tepeden bakan toplum üstü bir faaliyet alanı değildir. Aksine toplum, siyasetin asli unsurudur, sahibidir. Siyaset, toplumsal meşruiyet alanının dışında bir zeminde yürüyemez. Demokrasilerde meşruiyetin kaynağı milletir. Yalnızca siyasi iktidarlar için değil, muhalefet için de bürokratlar için de böyledir. Herkes demokratik meşruiyet içinde iş görmek, hesap vermek ve verebilmek durumundadır. Açık ve şeffaf olmak durumundadır ve milletin onayından geçmemiş bir milli menfaat tarifi yapılamaz."
Son zamanlarda, özellikle Parlamento çatısını yok farz etme gayreti içerisinde olanlar olduğunu savunan Erdoğan, "Son zamanlarda özellikle siyasi partilerin varlığını, Anayasaya rağmen bir kenara itme gayreti içerisinde olanlar da var. Bu fevkalade yanlış bir gidiş. Çok çok yanlış bir anlayış tarzıdır. Bu bir defa, kuvvetler ayrılığı prensibine de karşı düşmektedir" diye konuştu.
-"BU ÇATI ALTINDAKİLER SALLANA SALLANA GELMEDİ"-
"Özellikle bu çatı, kesinlikle gücünü korumak durumundadır. Bu çatının altına gelenler, kendi gayretleriyle buraya sallana sallana gelenler değildir" diye konuşan Erdoğan, "Biz 70 milyon olarak oraya sığmayız ama 550 milletvekilini oraya vekaletle göndeririz diyen milletin sesidir burası. Bugün siyaseti, toplumsal bağlarından kopararak toplum dışı bir iktidar mekanizması haline getirmek isteyenler, nafile bir gayretin içindedir" dedi.
Konuşmasında ekonomik gelişmelere de değinen Erdoğan, ekonomik rakamların yanlış yorumlandığını söyledi. (ANKA)
(İG/ZG)