 |
|
 |
| |
AKP'den Bahçeli'ye Büyük Destek
|
Resmi büyütmek için tıklayın
|
Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Alevi Hakları için Katkıya Hazırız" Sözlerini Çok Olumlu Bulduğunu Söyledi, "Bunun da Çözüme Katkısı Olacağına İnanıyorum" Dedi.
|
Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Alevi hakları için katkıya hazırız" sözlerini çok olumlu bulduğunu söyledi, "Bunun da çözüme katkısı olacağına inanıyorum" dedi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yazıcıoğlu, Alevilerle ilgili çalışmalar konusunda henüz netleşmiş bir şey olmadığını, fikir alışverişi içinde bulunduklarını belirtti. Yazıcıoğlu, Alevilerin mitinginden sonra yaptığı açıklamayla bugün gelinen noktayı nasıl gördüğünün sorulması üzerine şunları söyledi: "O gün yaptığım açıklamaların bir şekilde aşırı bir noktaya çekilmesini doğrusu ben yadırgadım. Kurulu bir kurumu ’kaldıralım’ demek doğru bir düşünce değil bana göre. Diyanet İşleri Başkanlığı bugün sadece Türkiye’nin değil Balkanların, Kafkasların, Orta Asya’nın da hizmet aldığı bir kurum. Bunu kaldırdığınız zaman yerine ne koyacaksınız? Yani bu boşluğu nasıl dolduracaksınız? Ben bunları kastetmiştim."
| 20.11.2008 09:01 [1540924] |
|
AKP AKDENİZ'E ALANYA İLE İNİYOR
Yerel Seçimde Sahillerde Hüsrana Uğrayan AKP, 3 Dönemdir Anavatan Partisi'nden Alanya Belediye Başkanı Seçilen Hasan Sipahioğlu'nu Transfer Ederek Akdeniz'e Açılacak. Sipahioğlu'nun Rozetini Pazar Günü Antalya Kongresine Gelecek Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Takması Bekleniyor. Yıllardır İl Olmayı Bekleyen Alanya'nın Belediye Başkanı Sipahioğlu, "Şehrin Geleceği İçin Bu Kararı Aldım" Dedi. Devamı >>
GÖREVİ AKP'Yİ KOLLAMA
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Askerlere Sivil Yargı Yolunu Açan Yasayı Onaylamasını, "AKP'yi Koruma ve Kollama Görevini İfa Etti" Diye Niteledi. Devamı >>
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
Haber Yorumlarınız |
Tüm yorumlar için tıklayın |
 |
| |
| "AKP'den Bahçeli'ye Büyük Destek"
haberi ile ilgili okuyucu yorumları: |
|
 |
CANER ADALETİ
(20 Kasım 2008 Perşembe 20:32:00)
sakın aleviler yanlış anlamasın. bozacının şahidi şiracı. inşallah diyalog yoluyla alevilerin sorunları çözülür. ama yinede siz bu bozacıyla şiracıya güvenmeyin. vaatte bulunurlar sonrada vermezler şu anda şeçim politıkası yapıyorlar. sonrada üzülüp sağa sola saldırmayın. |
|
 |
ALİHAN ERDOĞAN
(20 Kasım 2008 Perşembe 16:57:00)
Aleviler,Laik,Türküye Cumhuriyet'i Devleti'nin koruycusu,kolayıcısıdır..Ebediyata kadarda ATATÜRK Cumhuriyetini, İç ve Dış düşmanlara karşı kollamaya devam edecektir;sapla,samanı bir birine kimse karıştırmasın.haklar denince neler olduğunu sıralamaya gerek yok;ama,aşağıda okuyacağınız metin bir gazeteciye ait. yorumu size bırakıyorum;
Alevi sorunu! Ve dikkat, Alevilerin sokağa çıkması bir ilki oluşturuyor. Ankara'da geçen hafta sonu onbinlerce Alevi vatandaş barış içinde gösteri yaptılar, yılanhikayesine dönmüş sorunlarına çare istediler. Alevi Bektaşi Federasyonu'nun düzenlediği gösterinin adı ayrımcılığın altını çiziyordu: 'Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı Büyük Alevi Yürüyüşü.' Taleplerin özeti dört noktaydı: Zorunlu din derslerinin kaldırılması... Diyanetin lağvedilmesi... Cemevlerinin yasal statüye kavuşması... Madımak Oteli'nin müze olması... Onbinlerce Alevi geçen hafta sonu Ankara'nın göbeğinde gösteri yaparken bazı tepkiler yadırgatıcıydı. Gösteriye katılmayan Alevi kuruluşlarından, 'Sünni' dünyadan ve onlara yakın gazetelerden, AKP çevrelerinden yükselen sesler gerçekten tuhaftı. Duyarsızlık kokuyordu. 'Devletin sesi' gibiydi. 'Karanlık güçler' edebiyatı vardı. 'Dış parmaklar'dan söz ediliyordu. Kısacası: Ankara'nın Sıhhiye meydanında toplanan kimine göre elli bin, kimine göre yüz bin Alevi vatandaşımız sokağa çekilerek oyuna getiriliyor, 'dış güçler'le onların 'yardakçı ve aletleri' tarafından tuzağa düşürülüyordu. Öyle mi?.. Bu 'devletçi dil' çok eski. Hissiz, empati yoksunu bir dil! Türkiye'nin bütün temel sorunları cumhuriyetin kuruluşundan beri 85 yıldır hep bu dille yok sayılmak istendi. Tarihin üstüne bu dilin temsil ettiği zihniyetle şal örtüldü. Yasaklandı bazı sorunlar, konuşulması bile suç sayıldı. Konuşanlar devletin sillesini yedi, hapse düştü. Bir süre başarılı da olundu. Gözden uzak tutuldu bu sorunlar. Örneğin Aleviler korkutuldu. Toplumdan dışlanmamak için Alevi olduklarını yıllar yılı sakladılar. Mustafa Kemal, Milli Mücadele'yi örgütlemek için Anadolu'ya geçtiğinde en büyük destekçilerinden biri, Hacıbektaş dergahının postnişinlerinden ve 1920'deki ilk Büyük Meclis'in başkanvekillerinden Cemalettin Çelebi(Ulusoy) idi. Tekke ve Zaviyeler 1925'de kapatılınca, Hacıbektaş dergahı da kapatıldı. Şu anda Hacıbektaş dergahının postnişi kabul edilen, Cemalettin Çelebi'nin torunu ve Alevi dünyasının en saygın isimlerinden Veliyeddin Ulusoy, Hacıbektaş'daki evinde Oral Çalışlar'la birlikte dem içerken,(evde hazırlanmış şarap) bakın neler anlatıyor: 'Dergah kapatılmış. Hacıbektaş'da şimdiki belediye binasının olduğu yerde jandarma karakolu var. O zamanki nahiye müdürü buranın kralı ve kraldan fazla kralcı. Ailemi kontrol ediyor sürekli, isyan edeceklermiş gibi haftada bir baskın uyguluyor. Yurttaşlar gizli saklı haberleşerek gece gelirlerdi evimize. Sakalları kesilmiş, akla gelmeyecek bin türlü eziyetler uygulanmıştır. Bunlar cumhuriyet döneminde yapılmıştır.' Devam ediyor: 'Hacıbektaş'ta kendimizi açıkça ifade ederek toplanmaya başlamamız 1960'lı yıllardır. O zamana kadar gizli, saklı, çekinerek toplanılırdı. Nerelisin deyince, Kırşehir'liyiz derdik. Hacıbektaş söylenmezdi. Bugün bize bağlı olan dedelerin kontrolü yine bizde devam ediyor. Yıllık belgeler veriyoruz yine onlara. O gider görevini yapar gelir. Bu bir gelenek, 15. asırdan, Hacıbektaş Veli'den beri devam ediyor. Ama gizli saklı devam ediyor. Mevcut yasalarımıza göre dedelerimizin ibadet ettirmesi suçtur. Biz bunun yasalaşmasını istiyoruz. Laikliği koruyarak yasalaşmalı.' Ve noktayı koyuyor: 'Yasaklasanız da devam edecektir. Nereye kadar yasaklayacaksınız ki? Bu bir gelenek...' Yasaklarla bir yere varamazsın. Sorun varsa, yok sayamazsınız. Hele sorun köklerle ilgiliyse... Hele inançlarla ilgiliyse... Devekuşu gibi davranamazsın. Hele devlet hayatında hiç olmaz bu. Gün gelir insanlar, demokratik haklarını kullanarak sokağa dökülür. Sonunda Alevilerin de yaptığı gibi... Çözmediğin, çözemediğin bir temel sorun varsa, orada her türlü 'parmak' da vardır. Ancak unutma siyaset de sorun çözmek için vardır, biriktirmek için değil. Demokrasi başka türlü işlemez, toplumsal barış başka türlü kurulmaz
|
|
 |
TÜLAY
(20 Kasım 2008 Perşembe 15:37:00)
lnaet olsun ya nekadar çok haın ınsan var.cem evı ne kım karşı çıktı.zaten san kım dedı camıye gıt dıye gıtme tabı senın orda işn yok.ama ben cem evıne gttım ıbadet için komşumn yemegı oldgu için gıttım.peki cem evıne kım ne dedı.bu devlet bana yaptgı sana nasıl ypmadı.bu ne saçma bır duşnce.ama sen kendını farklı bır mıletten farklı ulkeden göryrsan yapcak bişey yok.ayrıca ben alevı birçok arkadışa alevılgı anlat dedım ama tek keılem anlatamdı.sız bılmıyrsnzkı benden de bılmemı beklıyrsunz.sen alvısın namza ınamıyrsun belkı ama benım komşum alvı benden çok namaz kılıyr .ya burda konuşcak çok ley var ama anlyn olmaz yada anlmk istemz. |
|
|
Yapılan tüm yorumları okumak için
tıklayın
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|