Akenerji Çek Ortakla Enerjiye 3 Milyar Dolar Yatıracak

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Çek Cumhuriyeti'nin Enerji Grubu Cez Group ve Akkök Grubu ile İşbirliğine Giden Akenerji, 2013 Yılına Kadar Kömür, Hidroelektrik, Gaz ve Yüzde 35'i Yenilenebilir Olmak Üzere 3 Milyar Dolarlık Yatırımla 3 Bin Megavatlık Enerji Kapasitesine Ulaşılacak.

Çek Cumhuriyeti'nin enerji grubu CEZ Group ve Akkök Grubu ile işbirliğine giden Akenerji, 2013 yılına kadar kömür, hidroelektrik, gaz ve yüzde 35'i yenilenebilir olmak üzere 3 milyar dolarlık yatırımla 3 bin megavatlık enerji kapasitesine ulaşılacak. Hükümetin enerji üretim, dağıtım özelleştirmelerine de ilgi duyan Akenerji ve CEZ, nükleer enerji konusuna ise ihale şartlarına göre hareket etmeyi planlıyorlar. Avrupa'nın en büyük 10 enerji şirketi içinde bulunan CEZ Grubu ile Akenerji'de eşit ortaklığa dayalı stratejik ortaklık anlaşması bir basın toplantısı ile açıklandı.

Toplantıda açılış konuşmasını yapan Akenerji Genel Müdürü Ahmet Ümit Danışman, "Akanerji'de yeni dönemin ilk önemli gelişmesi, ülkemize ilk etapta 300 milyon dolarlık bir yabancı sermaye girişi sağladığımız uluslararası ortaklıktır" dedi. Bu ortaklık sayesinde gerçekleştirilecek projelerle ve 3 milyar dolarlık yatırım hamlesi ile kurulu enerji kapasitesini 3 bin MGW'a çıkarmayı hedeflediklerini açıklayan Danışman, bu ortaklıktan aldıkları güçle Bolu, Düzce, Sakarya ve Kocaeli'nin elektrik dağıtımını sağlayan SEDAŞ ihalesini kazandıklarını hatırlattı. Danışman, "Böylece Akenerji, salt bir elektrik üretim şirketi değil aynı zamanda, ürettiğini dağıtan entegre bir enerji şirketine dönüştü" dedi. Enerji konusunda yaşanan ve yaşanacak darboğazları gidermek için özelleştirmelerin en doğru çözüm olduğuna inandıklarını dile getiren Danışman, "Bu nedenle özelleştirme ihalelerini yakından takip ediyoruz" dedi.

-ÖZELLEŞTİRMELERE MEMNUNİYETLE KATILIRIZ-

CEZ Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Dr. Martin Roman ise enerjinin, Türkiye ekonomisinin büyümesi için önemli olduğuna değindi. Martin, "Türkiye'nin ekonomik hedeflerini gerçekleştirmesi enerji projelerini hayata geçirmesine bağlı" dedi. Konuşmasında CEZ şirketi hakkında da bilgi veren Roman, Orta ve Doğu Avrupa'nın en büyük enerji şirketi olmakla birlikte, aynı zamanda Avrupa'nın en az borçlu şirketi olduklarını vurguladı. Grubun, 15 ülkede 50'den fazla şirketi olduğu bilgisini veren Roman, "Yeni satın almalarla da büyümeye devam ediyoruz. Türkiye'deki ortağımızla da büyük projelere imza atmayı planlıyoruz. Kömür, gaz ve yenilenebilir enerjide eğer devletiniz özelleştirmeleri devam ettirirse memnuniyetle katılırız" diye konuştu

-ENERJİ YABANCILARIN İLGİ ODAĞINDA-

Akkök Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Ali Berkman, Enerji sektörünün önümüzdeki 10 yıla damgasını vuracak stratejik bir öneme sahip olduğunun altını çizdi. Berkman, "Türkiye'deki enerji ihtiyacı 2009-2016 yılları arasında her yıl yüzde 6-8 arasında artacağı öngörülüyor. TEİAŞ projeksiyonuna göre, 2017 yılında Türkiye'nin toplam tüketim kapasitesinin bugünkü 198.294 GWh'lık tüketimine karşılık, 390.559 GWh olarak yaklaşık iki katı oranında yükselmesi bekleniyor. Türk enerji sektörü, taşıdığı bu büyük potansiyel nedeni ile yabancı yatırımcıların ilgi odağı olmaktadır" dedi.

-ÖZELLEŞTİRMELER HIZLANMALI-

Artan elektrik ihtiyacını karşılamak için sektörde liberalleşmenin en hızlı biçimde gerçekleştirilmesi tavsiyesinde bulunan Berkman, "Sektörün liberalleşmesinde özel sektör ve devlet kurumlarının güçlü yönlerini birleştirmeleri önemlidir. Özel sektörün kazanç ve kar odaklı iş yönetim biçiminin, devletin sistem üzerindeki kontrol mekanizmasıyla birleştirilmesi sektörün önünü açacaktır" dedi.

Akenerji'nin şu anda 358 MW olan kurulu gücünün, inşa halindeki 9 adet HES ve 1 adet RES yatırımının 2011 yılında devreye girmesiyle 746 MW'a erişeceğini açıklayan Berkman, "CEZ ile yaptığımız stratejik plan çerçevesinde kurulu gücümüzün 2013'de 3.000 MW'a çıkmasını hedefliyoruz" dedi.

-GAZ FİYATI SONBAHARDA ARTAR, ELEKTRİKTE REKABETÇİ FİYAT BELİRLEYECEĞİZ-

Toplantı sonrasında ise şirket yöneticileri, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Elektrik fiyatlarıyla ilgili bir soruyu yanıtlayan Akenerji Genel Müdürü Ahmet Ümit Danışman, elektrik fiyatlarının yakıt ve gaza endeksli olarak belirlendiğini söyledi. Danışman, "Son dönemde gaz fiyatlarında düşüş olmasına karşın bu düşüş, elektrik fiyatlarına yansımamakla birlikte Sonbahar'dan itibaren gaz fiyatlarının, petrol fiyatlarına bağlı olarak yukarı doğru çıkış göstermesi bekleniyor" değerlendirmesinde bulundu. Bu ortamda elektrik fiyatlarını rekabetçi bir ortama göre ayarlanacağı bilgisini veren Danışman, "Elektriğimizi, satabileceğimiz fiyata göre belirleyerek satış yapmak mecburiyetindeyiz" dedi.

-BİR BÜYÜK GAZ TESİSİ YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ-

2013'de 3 bin megavata ulaşacak kapasitenin ne kadarının kömür, gaz ve yenilenebilir olacağı ve ithal kömür kömür kullanımıyla ilgili bir soruya Ahmet Ümit Danışman, "3 bin megavatlık kapasitede, kömür için yerli kaynakların değerlendirilmesi imkanı varsa önceliği ona vereceğiz. Ancak mevcut kaynakların kullanımı konusunda arzu ettiğimiz sonuca ulaşılmazsa ithal kömür kullanımı söz konusu. Burada düşündüğümüz kapasite yaklaşık Bin megavat. Gazda şu anda çalışan tesislerimiz mevcut. Buna ilave olarak bir büyük gaz tesisi yapmayı düşünüyoruz. Bunların dışındaki projeler hidrolik, rüzgar gibi yenilenebilir projelerden oluşacak. Yenilenebilir enerjinin oranı ise yüzde 35 olacak" dedi.

-HİSSE SATIŞINDA FİYAT YÜKSEKTİ, DÜŞÜKTÜ DEDİKODULARI SON BULMALI-

Toplantıda, hisse satışıyla ilgili bir soru üzerine Berkman, öncelikli olarak Akkök Grubu iştirak şirketlerinin, her bir şirketin kendi kaynakları ve ortaklıkları ile büyümesi için 2005 yılında bir karar alındığını söyledi. Bu süreçte 2007 yılı Temmuz ayında Akenerji hisselerinin, Akkök Holding tarafından satın alındığını hatırlatan Berkman, "Biz, temmuzda bu hisseleri devraldığımız zaman üç yabancı ve İş Yatırım'ın değerlendirmesini aldık. Toptan satış piyasasının bize verdiği kurallar çerçevesinde son 20 seansın ortalamasını dikkate aldık. Onun üzerinden yüzde 11 fiyat vererek satın aldık. O fiyat, o günkü şartlarda doğru bir fiyattı. 8 Ekim 2008'de CEZ ile anlaşma belirlenirken fiyat, pazarlık usulü belirlenmiştir. O günkü şartlara göre belirlenen fiyat, satın alma fiyatından yüksek olmuştur. Bunu teşvik eden bir unsur da Sedaş birleşmesi olmuştur. Dağıtımda ortak olmamız, üretimde ortak olmamızı da tetikleyen bir faktördür. Bunu böylece açıklamış olayım. Fiyat yüksekti, fiyat düşüktü gibi dedikoduların artık bir son bulması açısından önemli olduğunu düşünüyorum" şeklinde yanıtladı.

-YENİ KURALLAR ÇAĞRI MUAFİYETİ ALMAMIZI GEREKTİRMEYECEK-

Çağrı muafiyetinin ise ortakları tarafından talep edildiğini söyleyen Berkman, bu konuda kendilerinin de desteğinin istendiğini dile getirdi. SPK'nın yeni çağrı muafiyetinin ise yürürlüğe girmediğini hatırlatan Berkman, "Çağrı muafiyetinde bizim hiçbir telkinimiz olmadı. Yeni kurallara göre yayınlanırsa çağrı muafiyeti, bizim konumumuzdaki bir şirketin almasına gerek kalmayacak. Yeni kurallar kabul edilirse" dedi.

-KÜÇÜK YATIRIMCI MEMNUN OLACAK-

"Küçük ortak mağdur oldu mu?" sorusuna ise Berkman, "Bugün piyasa fiyatlarına baktığınızda Akenrji fiyatları hiçbir zaman gerilemedi. Küçük yatırımcı burada büyük hisseyi alan, karar mekanizmasında yetki alan CEZ bir prim ödemek durumundadır. Çünkü karar mekanizmasında hak sahibi olmuştur. O prim, fiyata yansımıştır. Küçük yatırımcı ise bundan hiçbir zaman zarar zede olmayacaktır. Diğer şirket hisseleri ve toplam borsa düşerken, Akenerji hisselerinin direnmesi ve yükselmeye devam etmesi bunu göstermektedir. 3 bin MV çıkacak olan şirketin değeri, küçük yatırımcıları fazlasıyla memnun edecektir" yanıtını verdi.

-NÜKLEERLE İLGİLENİYORUZ AMA ŞARTLARA BAĞLI-

Toplantıda, "İki dağıtım bölgesi özelleştirme süreci içerisinde. Grup olarak bunlarla ilgilenecek misiniz? Nükleer santralda da ortaklık olacak mı?" şeklindeki bir soruya ise CEZ Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Dr. Martin Roman, nükleerle de ilgilendiklerini, ancak ihale girme kararının şartlara bağlı olacağını açıkladı. Martin, "Koşullara bağlı olacak.Yani bu ihalenin yapısına bağlı olarak, temel bir ilgimiz var. Elbette ihaleyle ilgileneceğiz. Ama nihai karar somut koşullara göre verilecek. Dağıtım şirketlerine gelince: Dağıtımda da büyümeyi istiyoruz. Çok ilgi duyduğumuz belli anlar var. Bütün somut fırsatları değerlendirmeye tabi tutmak mecburiyetindeyiz" yanıtını verdi.

-NÜKLEERDE DEVLET İŞİN İÇİNDE OLMALI-

Enerji ihaleleri ve nükleer konusunda ise Berkman, "CEZ ile zun bir nişanlılık dönemi geçirdik ve stratejimizi adım adım planladık. Bir çerçeve var. Ona her iki tarafta uyacak. Her çıkan olayı değerlendirmekle birlikte, bizim stratejik planımıza uyup uymadığını dikkate almamız lazım. Hem üretim, hem dağıtım için geçerli. Nükleerde ise koşullar çok önemli. Devletin, işin içinde olması önemli. Çünkü nükleer, 80-100 yıllık bir yatırım. Baştan belirlenen koşullara devletin riayet etmesi lazım. Hükümetler değişir ama bunun devamlılığı önemlidir. Gerek baştaki sözlere sadık kalınması, gerek finansmanla ilgili koşullar, gerekse tahkim hepsi önemlidir" açıklamasında bulundu.

-ULUSAL BANKALAR VE IFC CİDDİ DESTEK VERİYOR-

Kriz ortamında projelerin finansmanında sıkıntı yaşanıp yaşanmadığı yönündeki bir soruya ise Berkman, gerek ulusal bankalar, gerekse uluslar arası kaynaklar ve IFC'nin ciddi destek sağladığı yanıtını verdi. Berkman, "Bir büyük gaz santralı ile ilgili çalışmalar çok ilerlemiş noktada. 900 megavat ya da biraz üzerinde. Ancak en önemli konu finansman. Doğalgaz santralın finansmanı konusunda bir sıkıntı gözükmüyor. Fakat diğerlerinde ekonomik krizin gelişi de etkili olacaktır. Gerek uluslar arası kaynaklar, gerek ulusal bankalar bu konuda ciddi deksek yapıyorlar. IFC'de dahil olmak üzere" dedi.

Berkman, yenilenebilir kaynaklarının ise Türkiye'nin tüm ihtiyacını karşılamaya yeterli olmadığını belirterek, "Rüzgarı da güneşi de kullansanız yine kömürü ve gaza ihtiyacı olacak Türkiye'nin" dedi. (ANKA)

(HMD/YLD/BÜN)

Kaynak: ANKA