Akademisyenler, Ürettiklerini ve Biriktirdiklerini Sergiliyor

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Uludağ Üniversitesi Rektörlük Sanat Galerisi, Belirli Alanlarda Uzmanlaşmış Akademisyenlerin Bugüne Kadar Ürettikleri veya Biriktirdiklerinin Ortaya Konulduğu Renkli Bir Sergiye Ev Sahipliği Yapıyor.

Uludağ Üniversitesi Rektörlük Sanat Galerisi, belirli alanlarda uzmanlaşmış akademisyenlerin bugüne kadar ürettikleri veya biriktirdiklerinin ortaya konulduğu renkli bir sergiye ev sahipliği yapıyor.

Rektörlük Kültür Sanat Kurulu’nun organize ettiği sergi, çok sayıda meraklının katılımıyla izlenime açıldı. Açılışta konuşan Rektör Danışmanı ve Kültür Sanat Kurulu Başkanı Prof. Dr. Merih Yurtkuran, sergiye kimi hocaların kendi el becerisi ürünleriyle, kimilerinin biriktirip sandıklarında veya dolaplarında sakladıkları antika değeri olan eşyalarıyla, kimilerinin de ilginç koleksiyonlarıyla katıldıklarını söyledi

Rektörlük Sanat Galerisi’nde 8 Şubat 2008 tarihine kadar mesai saatlerinde izlenime açık kalacak olan sergide, her biri alanında uzman akademisyenlerin farklı yönlerini görmek ilgi çekiyor.

Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükran Tunalı’nın 30 yıldır goblen işleyerek dinlendiği ve bu işlemelerle evinde bir dinlenme köşesi yapması izleyenleri şaşırtıyor. 10 yıl emek vererek oluşturduğu iki adet koltuğu evinde kahve içmek için kullandığını dile getiren Prof. Dr. Şükran Tunalı, günün yorgunluğunu goblen işlemeleri sayesinde attığını ifade ederek herkese tavsiyelerde bulunuyor.

Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Resim Okursoy ise hiçbir eğitimini almadan yaptığı yağlıboya resimleriyle sergiye katıldı. Yıllar önce aldığı fotoğrafçılık dersi sayesinde kendisine verilen ışık, renk ve perspektif bilgilerini kullanarak, sadece yaz aylarında Mudanya’da evinin çatı katındaki atölyesinde resim yaptığını anlatan Prof. Dr. Okursoy, özellikle doğa resimleri yapmaktan keyif aldığını söyledi.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden Prof. Dr. Necmi Gürsakal, Öğretim Görevlisi Alper Bilsel’in çektiği fotoğraflardan oluşturduğu “Köprü Hikayesi”nde Irgandı örneğini kullanarak Türkiye’nin Doğu-Batı arasındaki köprü konumunu kurgusal bir dille vurguladı.

İlahiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. Mustafa Kara da, tarihi mekanları ve insan yüzlerini çektiği fotoğraflarda, uzmanlık alanı olan tasavvufun kendisini “bakmak”tan öte, nasıl “hissederek görmeye” çevirdiğini gösteriyor.

Sergiye, her birinin ilginç hikâyesi olan 32 akademisyen katılıyor.

(AT-İHS)

26.12.2007 18:10 TSİ

Kaynak: İhlas Haber Ajansı