AK Parti Trabzon Milletvekili Aykan Açıklaması

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Deniz Baykal sonrasında genel başkan adaylığını reddederek karşı tavır geliştirmesi halinde, bugünkü kaset etkinliğinin bu denli konuşulmayacağını savundu.

AK Parti Trabzon Milletvekili Asım Aykan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun (Kaset genel başkanı olmam) diyerek partinin eski genel başkanı Deniz Baykal sonrasında genel başkan adaylığını reddederek karşı tavır geliştirmesi halinde, bugünkü kaset etkinliğinin bu denli konuşulmayacağını savundu.

Aykan, yaptığı yazılı açıklamada, insanların ahlaki zaafları üzerinden siyaseti dizayn etme anlayışının 12 Haziran seçimlerinin alameti farikası olduğunu belirtti.

Açıklamasında, "Sayın Kılıçdaroğlu'nun Baykal ile ilgili kaset sonrasındaki tavrı bugünkü durumun fitilini ateşledi" ifadesini kullanan Aykan, şöyle devam etti:

"Şayet Sayın Kılıçdaroğlu dün (Kaset genel başkanı olmam) diyerek Baykal sonrasında genel başkan adaylığını reddederek karşı tavır geliştirseydi, bugünkü kaset etkinliği bu denli konuşulmazdı. Ancak, kendisi başkasının zaafından istifadeyle genel başkanlık koltuğunu ele geçirmenin aracı oldu. Siyasi hayatımıza ağır bir darbe indirdiğinin herhalde hala farkında değil. Baykal'ın kaseti sonrası 'sonuna kadar Baykal' naraları atanların 2 hafta sonra Baykal'ın siyasi mezarı üzerinde horon teptiğini gördük. Sayın Baykal da özel hayatı ile siyaset etiğine ağır bir darbe indirdiği gibi, savcılığa suç duyurusunda bulunmayarak kasetçilerin yoluna çiçek serpmiş oldu. Son olaylar toplumsal zaaflarımızın siyasetteki yansımalarından başka bir şey değildir. Bu anlamda siyasetin kendini sorgulaması gerekir. "

Bütün partilerin bu konudan çıkarması gereken dersler olduğunu ifade eden Aykan, şunları kaydetti:

"Özellikle Ergenekon soruşturmaları sırasında hukuk dışına çıkarak askerler, yargıçlar, askeri öğrenciler, iş adamları, bürokratlar, medya mensupları için oluşturulan şantaj kasetleri ortaya savrulurken bunları görmezlikten gelenlerin, iş kendilerine dayanınca sızlanmalarının çifte standart olduğunu düşünüyorum. Kaset şantajı ile devletin en mahrem sırlarını yabancılara pazarlayanların karşısında şimdi kasetten şikayet edenler ne yapmışlardır? Niçin açıktan tavır koymamışlardır? Ergenekon'a avukatlık yaparken onlara da avukatlık yaptıklarını bilmiyorlar mıydı? Bu konuda CHP ve MHP'nin bir kez daha derinden düşünerek hükümetin çetelere karşı verdiği mücadeleyi iyi anlamaları gerektiğini düşünüyorum. Ergenekon olayını iyi okusunlar, çok iyi düşünsünler, kimlerin değirmenine su taşıdıklarına iyi baksınlar.

Bu süreçte en büyük zararı ahlaki değerlerimiz, siyaset kurumu ve demokrasimizin gördüğünü unutmayalım. Dünyanın gözü önünde Müslüman bir ülkede olup bitenler hepimizin yüzünü kızartmaktadır. Hukuksuzlukla, faili meçhullerle, çetelerle, vesayet tellallarıyla statükonun devamı için gözü kararmışlarla, siyasi parti farkı göstermeksizin ülkemiz ve gelecek nesillerimiz için topyekun mücadele etmeliyiz, yoksa beraber kaybederiz. "

- TRABZON

Kaynak: AA