Haber Tarihi: 26 Aralık 2010 Pazar Saat 17:34
Ankara Haber Ajansı  [2438768]

'Ak Parti Tek Parti Dönemine Özeniyor'


BDP Bütçe Görüşmelerinde AKP'ye Nazım Hikmet'in Şiirleriyle Yüklendi

BDP, Meclis Genel Kurulu'nda devam eden bütçe görüşmelerinde AKP'ye Nazım Hikmet'in şiirleriyle yüklendi. BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, Nazım Hikmet'in "Ellerinize ve Yalanlara Dair" şiirinden bir bölüm okuyarak AKP'ye "Halka bu yalanları söylemeye devam ediyorsunuz" diye seslendi. BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik de Nazım Hikmet'in Taranta-Babu'ya Sekizinci Mektubunda yer alan "Mussolini çok konuşuyor Taranta Babu çok korktuğu için çok konuşuyor" dizeleriyle AKP'ye göndermede bulundu.

Meclis Genel Kurulu'nda bütçenin son gününde BDP adına Grup Başkanvekili Bengi Yıldız ile Siirt Milletvekili Osman Özçelik konuştu. Yıldız, AKP'nin bütçesinin fakirden alıp zengine verme bütçesi olduğunu belirterek, "Çok zengin yarattınız. O görünmeyen el teoriniz fakirlerin cebinden alıp zenginlere aktardı. Ya da altın yumurtlayan tavuk da diyebiliriz" dedi. Hükümetin yaptığı özelleştirmeleri hatırlatan Yıldız, "Toprakları satıyorsunuz. Altın yumurtlayan tavukları kesiyorsunuz. Sonra da milyonlarca insan işsiz kalıyor. Tütünü bile ABD'den alıyorsunuz" diye konuştu. Hükümeti, Demokratik Toplum Kongresi'nin yasal ve meşru zeminde yapılan açıklamalarını illegalize etmekle suçlayan Yıldız, AKP'li yetkililerin "demokratik özerklik' konusundaki "suikast' açıklamalarını hatırlattı.

-"BU TARTIŞMALAR BU ÜLKEYİ BÖLMEZ"-

Başbakan Erdoğan'ın 29 Haziran 2010 tarihli partisinin Meclis grup toplantısında Kürt sorunuyla ilgili söylediği "bu sorunu inkar edenler başını kuma gömenler çözümü de anlayamazlar. Bu meseleyi birkaç paket açıklayarak çözemezsiniz' şeklindeki sözlerine atıfta bulunarak "Başbakan 6 ay önce Meclis kürsüsünden bunları dile getirdi. Şimdi biz çözüm projesi ortaya koyduk. Demokratik özerklik, iki dilli yaşam dedik. Aldığımız karşılık herkesin, askerin, polisin, savcıların göreve çağırılması oldu" diye konuştu. Dünya coğrafyasında en demokratik ülkelerin federatif ülkeler olduğunu savunan Yıldız "Bu ülkeler bölünmüyorsa bu tartışmalar da bu ülkeyi bölmez. Asıl bu tartışmalar bastırıldığında bölünme tehlikesiyle karşı karşıya kalır" dedi.

-"BAAS REJİMİ 1930'DA KÜRTÇE RADYO KURDU"-

Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin'in "iki dil"le ilgili "palavra" sözünü hatırlatan Yıldız, "Demokratik açılım, Kürt açılımı diye halka pazarladığınız projeden çıka çıka "köylerinizin isimlerini değiştirebilirsiniz' çıktı. Bölgede birkaç tabela asıldı diye, Kurtalan Belediyesi'nin çöp kutularını toplatıyorsunuz, köylerin isimlerinin Kürtçe de yazılmasını yadırgadığınızı söylüyorsunuz. 10 yıl önce biz mahallelerimiz, köylerimizin ismini Kürtçe koyuyordu. 10 yıl sonra bu tabelaları bölücülük, suikast olarak nitelendiriyorsunuz. Oysa halka pazarladığınız tek şey buydu" diye konuştu. AKP'nin 2004 yılındaki kamu reformu tasarısını CHP'nin de 1999 yılındaki Kürt raporunu hatırlatan, tasarı ve raporda yer alan unsurları BDP söyleyince "suikast' olarak nitelendirildiğini kaydetti. Demokratik özerklik projesinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nca bile "ülkenin bütünlüğü'ne aykırı görülmediğini dile getiren Yıldız, "anadil' tartışmaları konusunda ise "Dil bir halkın onurudur. Geçmişi geleceğe taşıyan en önemli unsurdur. Dilimize yasak koyarak bizi asimile etmek istediniz. Başaramadınız. İki dilli yaşam önermemiz süreci olumsuz etkiliyormuş Sayın Beşir Atalay'a göre. Geçen yıl dünyaya örnek bir model geliştireceğiz diyordu. Peki milyonlarca Kürt dilini nasıl koruyacak.

Kürt dilinin yaşaması sizin derdiniz değil ama bizim varlık nedenimiz. AKP TRT Şeş'i açtı, "daha ne istiyorsunuz' diyor. Haklar alanında bile sadaka yaklaşımında. O beğenmediğiniz Baas rejimi 1930 de Kürtçe radyo açmıştı. İran'da Şah ve Humeyni döneminde de Kürtçe radyo vardı. Siz 2010 yılında Kürtçe Televizyon açıyorsunuz, bunu Kürtlere pazarlıyorsunuz. Bravo tebrik ediyoruz sizi. Dil böler diyorlar. Dil böler ama sizin inkarcı ve asimilasyoncu diliniz asıl bu ülkeyi böler. İsmet Paşa'nın Lozan'da dediği gibi Kürtler ve Türkler bu ülkenin asli unsurudur. Kürtler azınlık değil bir millettir" diye konuştu.

-"HALKA BU YALANLARI SÖYLEMEYE DEVAM EDİYORSUNUZ"-

"Cami ve kışla kültürü" ve "uyu uyu yat uyu" eğitim sistemiyle bu ülkenin sorunlarının çözülemeyeceğini dile getiren Yıldız konuşmasını Nazım Hikmet'in "Ellerinize ve Yalana Dair" şiirinden bir bölüm okuyarak bitirdi. Yıldız AKP'ye "Halka bu yalanları söylemeye devam ediyorsunuz" diye seslendi.

-"SİZE SÜRPRİZİMİZ OLACAK"-

Genel Kurul'da, BDP grubu adına konuşan Siirt Milletvekili Osman Özçelik ise AKP'ye "Önümüzdeki seçimlerde halkın size büyük sürprizleri olacak. Size sürprizimiz var" diye seslendi. AKP'nin "adalet'inin sadece adında olduğunu belirten Özçelik, 12 Eylül Anayasasında bile siyasi partilere hazine yardımı yer almasına rağmen AKP döneminde 10 milyon nüfusun temsilcisi BDP'ye hazine yardımı verilmediğini kaydetti. Başbakan Erdoğan'ın BDP'yi "baskıyla halkı sandığa götürmekle" suçladığını hatırlatan Özçelik "3.5 milyon seçmeni baskıyla sandığa götürüyorsak o zaman siz devlet, hükümet değilsiniz" dedi.

-"TRT ŞEŞ'İ KÜRTLERİN BAŞINA KAKTINIZ"-

AKP'nin tek amacının olduğunu, bunun da "devleti ele geçirmek ve saltanat zinciri kurmak' olduğunu savunan Özçelik, "Onun için muhalefet istemiyor. Karşı duranları baskıyla sindirmek dışında yaptığı da bir şey yok" diye konuştu. AKP'nin her seçimde yeni anayasa vaadinde bulunduğunu ancak bunu yerine getirmediğini söyleyen Özçelik, 12 Eylül referandumunu hatırlatarak "Hani 12 Eylülcüleri yargılayacaktınız. Aradan kaç gün geçti ses yok. Alevi açılımı diyor Çalıştaylar yapıyorsunuz. Sorunlarına çözüm bulmak yerine onları Ak Parti'ye entegre etmeye çalışıyorsunuz. Aleviler hala aşağılanıyor, küçümseniyor" dedi. AKP'nin Kürt sorununda da çözüm bulmak yerine hapishaneleri doldurduğunu kaydeden Özçelik, iki dille ilgili tartışmaları hatırlatarak bir dilin kullanım alanı bulamıyorsa o dilin özgürlüğünden bahsedilemeyeceğini söyledi. AKP'nin TRT Şeş'i Kürtlerin başına kaktığını söyleyen Özçelik, TRT Şeş'in korsan yayın yaptığını ve yasal dayanakları olmadığını söyledi.

AKP'nin, BDP'nin demokratik özerklik projesi karşısında adeta infiale kapıldığını belirten Özçelik "Bizimle oturup konuşacağınıza, tartışacağınıza bizi polise savcıya askere mahkemelere havale ediyorsunuz. Bu mu demokrasi anlayışınız? Kesinlikle savaştan yana değiliz. Konuşuyoruz çok konuşmayın diyorsunuz. Biz konuşmaya devam edeceğiz. Bizi düşüncelerimizden vazgeçirebileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Ne top ne tank ne hapishane. Türkiye polisin ve askerin vesayeti altında yönetilen bir güvenlik devleti mi yoksa uygar dünyanın kriterlerine uygun demokratik bir ülke mi olacak? Buna karar vermemiz lazım" diye konuştu.

-NAZIM HİKMET'İN ŞİİRİNİ OKUDU-

BDP'li Özçelik de konuşmasını Nazım Hikmet'in "Taranta-Babu'ya Sekizinci Mektubundaki "Mussolini çok konuşuyor/Taranta-Babu/Tek başına, yapayalnız, karanlıklara, bırakılmış bir çocuk gibi, bağıra bağıra, kendi sesiyle uyanarak, korkuyla tutuşup, korkuyla yanarak, durup dinlenmeden konuşuyor. Mussolini çok konuşuyor Taranta-Babu/ çok korktuğu için çok konuşuyor" dizeleriyle bitirdi. (ANKA)

(EG/ÖZK)

8/10 (11 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12