AK Parti TBMM Grup Toplantısı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçim sandığında başarı gösteremeyen CHP'nin, demokrasi dışı yöntem ve odaklardan, kaostan medet umarak buradan fırsat devşirmenin gayreti ve cüreti içinde olduğunu belirterek, "Yeni Genel"...

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçim sandığında başarı gösteremeyen CHP'nin, demokrasi dışı yöntem ve odaklardan, kaostan medet umarak buradan fırsat devşirmenin gayreti ve cüreti içinde olduğunu belirterek, "Yeni Genel Başkan'ın yönetiminde CHP'nin bu arayışının çok farklı ama çok tehlikeli mecralara sürüklendiğini görüyoruz. Sokak sokak direniş çağrısı yapan, çözüm sürecini dahil bir ayrışma fırsatı olarak gören ve Alevi vatandaşlarımızı sürekli tahrik eden CHP Genel Başkanı, şu anda da Suriye'nin kanlı rejimine koşulsuz destek vererek çok tehlikeli bir oyun oynuyor" dedi.

Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde meydana gelen bombalı saldırılara değindi. Reyhanlı'da CHP'nin kendine göre çalışma yaparak, Suriye'de gelmiş 20-25 bin insana karşı, "Bunlar buradan çıksın, niye burada duruyorlar, gitsinler" dediğini, ancak aklıselim sahibi Reyhanlılar'ın tam aksine savunduğunu, "Onlar bizim kardeşlerimiz, onlar buraya farklı bir canlanma, hareketlilik getirdi, onlar bizim misafirimiz" dediklerini ifade etti.

"CHP bunu her zaman yaptı ve yapıyor. Ben aynı şeyi MHP'de görüyorum. Diğer statüko partileri bunu tarihleri boyunca yaptılar ve yapıyorlar" diyen Erdoğan, AK Parti olarak farklı olduklarını, siyasetlerinde vicdan, dış politikalarında kalp, vicdan ve akıl olduğunu kaydetti.

AK Parti'nin milletin kurduğu ve milletin istikamet çizdiği parti olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu millet misafirperverdir, bu millet mazlumun ve mağdurun yanındadır, bu millet her zaman hakkın yanındadır. Öyleyse biz de misafirperver olacağız, mazlumun yanında duracağız ve sonuna kadar da hakkı savunacağız" dedi.

Suriye'de her gün onlarca bebeğin katledildiğini hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"İşte Banyas'ı izlediniz, gördünüz. O yavruların üst üste orada nasıl katledildiğini gördünüz. Annesinin kucağında onların nasıl şehit edildiğini, katledildiğini gördünüz. Suriye'de her gün onlarca masum kadın katlediliyor, tecavüze uğruyor. 'Suriye'den bize ne' diyenler, acaba çocuklarının yüzüne nasıl bakabiliyor- Hele bu Banyas'tan sonra... 'Suriyeli mülteciler gitsin' diyenler, acaba komşularının yüzüne nasıl bakabiliyor- ' Türkiye, Suriye ile ilgilenmesin' diyenler, acaba vicdanlarına bunu nasıl izah edebiliyor- Biz ırkçı bir millet değiliz, biz bencil bir millet değiliz. Bizi büyük millet yapan, zor zamanlarda mazlumların yanında durmamızdır. Kim ne derse desin hakkı savunmaya, mazlumun yanında durmaya devam edeceğiz. Tekrar ediyorum; annesinin karnındaki gibi büzülmüş yatan, iki bacağı kopmuş, minicik bedeni yanmış yatan o bebekleri görmezden geleceğimize siyaseti bırakır çeker gideriz. Bizim anlayışımız bu. Biz Türkiye'nin bebekleri, dünyanın bebekleri için siyaset yapıyoruz. Onları görmeyeceksek, duymayacaksak, onlardan yüz çevireceksek siyaset yapmanın hiç ama hiç anlamı yok. Biz hesap gününe inanan bir kadroyuz. Hesabımızı alnımızın akıyla verebilmek için de Türkiye'nin, dünyanın mazlumları, bebekler için sesimizi yükseltmeye, onlar için çırpınmaya devam edeceğiz."

-"Vahim bir hata yapıyor"-

Erdoğan, ülke, millet, demokrasi adına çok önemli bir hususu dikkatlere sunmak istediğini belirterek, Türkiye'nin 1950 yılında demokrasiye adımını attığı andan itibaren CHP'nin egemenliğin kaynağını halkta aramak yerine her zaman başka yerlerde aradığını ifade etti. Halktan teveccüh göremeyen CHP'nin olağanüstü dönemleri kendisi için fırsata çevirme gayretinde olduğunu belirten Erdoğan, 10,5 yıllık iktidarları süresince de CHP'nin bu arayışlarına defalarca şahit olduklarını vurguladı.

Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Seçim sandığında başarı gösteremeyen CHP, demokrasi dışı yöntem ve odaklardan medet umarak, kaostan medet umarak buradan fırsat devşirmenin gayreti ve cüreti içinde oldu. Yeni Genel Başkan'ın yönetiminde CHP'nin bu arayışının çok farklı ama çok tehlikeli mecralara sürüklendiğini görüyoruz. Sokak sokak direniş çağrısı yapan, çözüm sürecini dahil bir ayrışma fırsatı olarak gören ve Alevi vatandaşlarımızı sürekli tahrik eden CHP Genel Başkanı, şu anda da Suriye'nin kanlı rejimine koşulsuz destek vererek çok tehlikeli bir oyun oynuyor. CHP'ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum; bu oyunun lütfen farkında olun. CHP'nin Genel Başkanı, Türkiye'nin düşmanlarıyla, Reyhanlı'yı kana bulayan canilerle aynı fotoğraf karesinde bulunmak, onların değirmenine su taşımak gibi vahim bir hata yapıyor. CHP Genel Başkanı, en kanlı terör örgütlerine karşı sessiz ve tepkisiz kalmak gibi adeta onları yüreklendirmek gibi bir tavrın içine giriyor. Daha Reyhanlı'da kara bulutlar dağılmadan çıktılar, Hükümet'i suçlayan, Suriye politikasını eleştiren sorumsuzca açıklamalar yaptılar. Adeta suçun üzerini örten, saldırganları kollayan, saldırıyı çok başka yerlere çekmeye çalışan bir tavrın içine girdiler. Buradan CHP yönetimine ve CHP'ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum; CHP Genel Başkanı'na ateşle oynadığını, topluma, siyasete ve demokrasiye çok ağır zarar veren tavır içinde olduğunu lütfen hatırlatsınlar ve onu uyarsınlar."

-"Her meselenin müzakere ve çözüm yeri Meclis'tir, sokak değil"-

Türkiye'nin en basit meselelerde dahi ağır gerilimler, ayrışmalar yaşayan ülke haline getirilmek istendiğini işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Arkasına halkı alıp muhalefet yapamayan CHP ve MHP gibi partiler, bu gerilimi, bu ayrışmayı körükleyerek, kaos ortamına zemin hazırlayarak buradan medet umuyor, buradan fırsat kolluyorlar. Biz CHP ve MHP yönetimi ile onların seçmenlerini, gönüldaşlarını hep ayrı tuttuk. Çünkü ben CHP'ye gönül veren kardeşlerimin de bu yanlışı anlayacaklarını görüyorum. MHP'ye gönül veren kardeşlerimin de genel başkanlarının hakaret dolu ve bu süreci adeta küfürle sürdürmesinin yanlışlarını gördüklerine inanıyorum. İşte bugün de bütün bu olaylara rağmen gerek şahsıma gerek partime yönelik hakaretleri yenilir yutulur değil, hep tahrik unsuru... Ama biz onun tahriklerine bugüne kadar nasıl aldanmadıysak yine aldanmayacağız. Çünkü benim milletim feraset sahibidir. Ona gereken dersi sandıklar geldiği zaman ona en güzel şekilde verecek. Kime oy vermiş, kime gönül vermiş olursa olsun 76 milyonun tamamına buradan sesleniyorum; muhalefet tarafından tırmandırılan gerilime lütfen prim vermeyin. Bölücü, ayrıştırıcı dil üslup ve tavırlara asla aldanmayın. Terörün Türkiye düşmanlarının ekmeğine yağ sürecek açıklama ve yayınlara karşı lütfen dikkatli olun. Şurada çözüm sürecinde akademisyenler, medya mensupları, sanatçı, sporcu 63 akil insan, Türkiye'yi dolaşıyor. Dikkat edin, onların provoke etmek isteyen bakıyorsunuz 10, 20, 30 kişilik gruplar hep aynı tipler. CHP, MHP, yok bilmem şu, böyle marjinal gruplar bir araya gelmek suretiyle provoke etmenin gayreti içine giriyorlar. Ama ne yazık ki bunların yanında da yazılı ve görsel medya yer alıyor. Sanki halk bunlar gibi düşünüyor. Böyle bir şey söz konusu değil ama bütün o medyadaki tekniği kullanmak suretiyle bu olayları böyle göstermenin gayreti içine giriyorlar. Sıkıntı burada. Fakat şu anda halkın kahir ekseriyeti, büyük teveccüh göstererek, -hamdolsun yaptırdığımız kamuoyu araştırmalarıyla da bunu görüyoruz-, bu çözüm sürecine her şeye rağmen desteğini veriyor. Yalanlar, iftiralar, düzmece senaryolar üzerinden üretilen tahriklere benim milletim gelmiyor ve gelmeyecek. Bu tuzaklara benim milletim düşmeyecek. Demokrasilerde her meselenin müzakere ve çözüm yeri Meclis'tir. Dikkat edin sokak değil, Meclis'tir. Meclis'in dışına çıkarılan, sokağa taşınan her mesele Türkiye'nin de demokrasinin de aleyhinedir. 76 milyon vatandaşımın her birinden tekrar tekrar rica ediyorum; bu gerilim tuzağına düşmeyin, tahriklere aldanmayın, soğukkanlılıktan asla taviz vermeyin. Tartışmak, ayrışmak, gerilim hatları oluşturmak dikkat edin teröristleri, saldırganları, Türkiye düşmanlarını sevindirir. Biz onları sevindirmeyeceğiz. Biz bir olacağız, diri olacağız, Allah'ın izniyle her zamankinden çok daha fazla diri olmak suretiyle bu acıları aşacağız. İnşallah Reyhanlı'daki yaraları saracak, Amerika dönüşü ilk işim Hatay ve başta Reyhanlı olmak suretiyle ilçelerin bir kısmını dolaşacağım. Reyhanlı'yı çok daha güçlü şekilde manen, madden inşa edeceğiz. Düşmana inat kenetlenecek, kucaklaşacak, düşmanı değil, dostlarımızı, kardeşlerimizi sevindireceğiz. "

(sürecek) - TBMM

Kaynak: AA