Haber Tarihi: 17 Aralık 2011 Cumartesi Saat 16:00
Anadolu Ajansı  [3198280]

AK Parti Küçükçekmece İlçe Teşkilatı Kongresi


Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Bugün parlamentoları kendi nefret tohumlarını ekmek için bir mekan haline getirenleri uyarıyorum.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Bugün parlamentoları kendi nefret tohumlarını ekmek için bir mekan haline getirenleri uyarıyorum. Bulanık suda balık avlamaya çalışan fırsatçılar, elbet sular çekilince ne yapacaklarını da hesap etmeliler. Su nasıl yokuşa akıtılamazsa, tarih de parlamentolarda yazılamaz. Balık ağa girince aklı başına gelirmiş. Elbet Ağın içine girdiklerinde akılları başlarına gelecek" dedi.

Ak Parti Küçükçekmece İlçe Teşkilatının Halkalı Kapalı Spor Kompleksi'nde düzenlenen kongresinde konuşan Bağış, kongrelerle heyecanlarını tazelediklerini, teşkilatlarıyla birlikte Türkiye sevdasını İstanbul'dan dünyaya haykırdıklarını kaydetti.

Ak Parti'nin Türkiye sevdalılarının bir araya geldiği, ülkesine hizmet sevdasıyla yanıp tutuşan insanların aynı çatı altında buluştuğu bir hareket olduğunu belirten Bağış, şöyle konuştu:

"AK Partili olmak, bu dayanışma ruhunu ilelebet muhafaza etmektir. AK Partili olmak, yüreğinde Türkiye sevdası taşımaktır. AK Partili olmak, 'Ben değil de kim, şimdi değil de ne zaman-' diye kendine sormaktır. AK Partili olmak, adalet ve kalkınma için taşın altına bütün bedenini koyabilmektir. Bugün Hazreti Mevlana'nın 738. vuslat yıl dönümü. Akşam da onun yüzyıllar boyu bu toprakları aydınlatan mesajını huzurunda tekrarlayacak, Şeb-i Arus törenleri için Konya'da olacağız. AK Partili olmak, madendeki inciyi aramak, maden olmayı istemektir. AK Partili olmak, reform ve değişimden yana olmak, AB sürecini Cumhuriyetin ilanından sonraki en önemli çağdaşlaşma projesi olarak görmektir."

AB süreci için kritik merhalelerden, dönüm noktalarından biri olan 17 Aralık Zirvesi'nin 7'nci yıl dönümünde olunduğunu hatırlatan Bağış, "O zirvede sayın başbakanımız masaya yumruğunu vurmuş ve Avrupa'ya Türkiye'nin tezlerini kabul ettirerek müzakere tarihi almıştı. 17 Aralık 2004 Brüksel Zirvesi, Türkiye'nin ve sayın başbakanımızın Avrupa karşısında diklenmeden dik duruşunun bir sembolüdür. Ben de o zirvede bütün görüşmelerin, bütün mücadelenin içerisinde yer alan biri olarak, her şeyden önce bir vatandaş olarak ülkemle ve ülkemin başbakanıyla, genel başkanımızla gurur duydum. Sayın başbakanımız o zirvede Avrupalılara 'Biz gidiyoruz, bye bye' derken onların suratlarının nasıl renkten renge büründüğünü görmeliydiniz" diye konuştu.

-O günden bugüne değişimler-

O günden bugüne Türkiye'de çok şey değiştiğini anlatan Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O günden bugüne Türkiye, demokratik standartlarını daha da geliştirdi, ekonomide dünyanın en parlak noktası haline geldi. O günden bugüne Türkiye, müzakere başlıklarında da çok büyük ilerlemeler kaydetti, yarın AB üyesi olacakmışcasına 'reform, reform, reform' dedi. Türkiye ilerlerken Avrupa Birliği bu süreçte geriledi. Türkiye ileri demokrasi standartlarına ulaşırken, demokrasinin beşiği olan Avrupa Birliği demokrasiden taviz veren bir noktaya geldi. Türk ekonomisi her geçen gün daha fazla büyürken, Avrupa ekonomisi daraldı, şirketlerin değil, ülkelerin iflas etme riskleriyle boğuşmak durumunda kaldı. En trajiği ise Avrupa Birliği demokraside ve ekonomide geriye giderken, zihinsel olarak da bunlardan çok daha büyük bir mesafeyle kendi kimliğinden, kendi değerlerinden uzaklaştı. İşte bunun neticesinde 7 yıl sonra hala istediğimiz noktada değiliz."

Türkiye'nin reform sürecinden asla vazgeçmeyeceğini anlatan Bağış,

"Türkiye'yi istemeyenlerin tuzağına düşüp, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma hedefinden vazgeçemeyiz. AB sürecini Türkiye'nin demokratikleşmesi ve kalkınması için bir fırsat olarak görüp daha fazla bu sürece sarılmalıyız" dedi.

-Küçükçekmece'den Avrupa'ya hatırlatma-

Küçükçekmece Balık Hali'nin Avrupa standartlarıyla ön plana çıktığına vurgu yapan Bağış, şunları kaydetti:

"AB süreci nedir diye merak edenler için Küçükçekmece Balık Hali çok önemli bir öğreticidir. Bu balık halinde vatandaşımıza AB standartlarında balık satmanın hazzını yaşayan bir balıkçının duygularını anlatmaya kelimeler yetmez. İnşallah bu halin açılışını Şubat ayında sizlerle birlikte gerçekleştirmeyi arzu ediyoruz ve bütün Küçükçekmeceli kardeşlerimizi oraya bekliyoruz. Kaçan balık büyük olur ha sakın unutmayın. Bunu buradan, Küçükçekmece'den bütün Avrupa'ya da hatırlatmak istiyorum. Bugün parlamentoları kendi nefret tohumlarını ekmek için bir mekan haline getirenleri de buradan sizlerin huzurunda uyarıyorum. Bulanık suda balık avlamaya çalışan fırsatçılar, elbet sular çekilince ne yapacaklarını da hesap etmeliler. Su nasıl yokuşa akıtılamazsa, tarih de parlamentolarda yazılamaz. Balık ağa girince aklı başına gelirmiş. Elbet Ağın içine girdiklerinde akılları başlarına gelecek."

Dış politikanın yanı sıra iç politikada yaşadıkları zorluklara da değine Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dışarıda Sarkozy ile mücadele ederken, içeride de Sarkozy'lerle de boğuşmak zorunda kalıyoruz. Halen de bu gerici zihniyetle boğuşmaya devam ediyoruz. Yargıdaki militan zihniyet Adnan Menderes'i asan zihniyettir. Yargıdaki militan zihniyet tek başına iktidar olan bir partiye kapatma davası açan zihniyettir. Yargıda kendine militan arayan CHP zihniyeti, dün yine fena çuvalladı. CHP'nin emekli müftü olan bir milletvekili çıktı dedi ki; 'AB istedi diye cuma namazının hutbesinde ayet çıkardılar.' Eline, gözüne dursun. Daha önce de CHP'de bir zat, milletimize 'cuma namazının kazasını kılsınlar' diye tavsiyede bulunmuştu. İşte şimdi o uygulamayı yerine getirmek CHP'nin emekli müftü olan vekiline düştü ve feci bir cuma kazası yaşadı."

Hiç kimsenin Türk milletinin milli, manevi ve dini değerlerine karışamayacağını ve karışmak isteyenlerin karşısında kendilerini bulacağını dile getiren Bağış, sözlerini şöyle tamamladı:

"Zaten dün hem AB Komisyonu, hem de Diyanet İşleri Başkanlığımız ve şahsım gerekli açıklamayı yaparak CHP'ye yine dersini verdik. Bu zihniyet açık söylüyorum milletin değerleriyle gerçekten barışmadıkça, istediği kadar millete yakınlaşma görüntüsü versin, samimi olmadıkça çarşafa dolanmaya mahkum olacaktır."

- İstanbul

5/10 (1 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12