AK Parti Kırklareli Milletvekili Sarıçam:
AK Parti Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, Lüleburgaz'a 400, Kırklareli'ne 250, Babaeski'ye de 100 Yataklı Hastane Projelerinin Hazır Olduğunu Söyledi.
AK Parti Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, Lüleburgaz'a 400, Kırklareli'ne 250, Babaeski'ye de 100 yataklı hastane projelerinin hazır olduğunu, bazı küçük pürüzlerin halledilmesi halinde bu hastanelerin temelinin seçimlere kadar atılacağını söyledi.
Sarıçam, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Kırklareli'deki gazetecilerle Lüleburgaz HEAŞ Tesisleri Alakart Salonunda düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi.
Lüleburgaz'a 400, Kırklareli'ne 250, Babaeski'ye 100 yataklı yeni devlet hastanesi projelerinin hazır olduğunu, bazı küçük pürüzler halledilirse seçimden önce temellerinin atılacağını ifade eden Sarıçam, özellikle Lüleburgaz'daki hastanenin her hastaya bir oda düşecek şekilde ve özel hastane kalitesinde bir hastane olacağını kaydetti.
Lüleburgaz'daki hastanenin yeri ile ilgili bazı sorunların olduğunu anlatan Sarıçam, 'Lüleburgaz Belediye Başkanı Emin beyle konuştuk. Eğer 100 dönümlük bir yer ayarlayabilirse sorun aşılmış olacak. Bu konuda Bakanlığın yaptığı tespitte radarın yanındaki yer çok uygun olarak gözüktü. Biz orada hemen 400 yataklı hastanenin temelini seçime kadar atabiliriz. Hiçbir problem yok. Ancak Lüleburgaz'ın mücavir alan içinde kalan hastane olarak tespit edilecek yerlerde halkın da rahatlıkla hizmet alabileceği hazinenin bir yeri yok' dedi.
Kırklareli ve Babaeski'de de yeni devlet hastanesi yapımıyla ilgili görüşmelerin sürdüğünü vurgulayan Sarıçam, hastanelerin temellerini seçimlere kadar atmayı planladıklarını belirtti.
Sarıçam, ayrıca Lüleburgaz'daki hastanenin diş poliklinik de merkezde ve daha düzgün hizmet veren bir yerden olacağını, yeni yapılacak olan hastanede diş polikliniğinin de olacağını ancak o yapılana kadar geçici bir süre için şehir merkezine daha yakın ve daha yeterli bir diş polikliniği yapmayı düşündüklerini de bildirdi.
- ERGENE'DEKİ KİRLİLİK-
Hükümet olarak Ergene Nehrinin durumunu umursadıklarını kaydeden Sarıçam, şöyle devam etti:
'Biz 2003 de Ergene Nehrini baştan son temizledik. Herkes bu kirlilikten bahsederken sanayi diyor. Şuan kirliliğin sebebi yüzde 50 sanayiyse, yüzde 50 kentsel atıklardır. Düşünün bir Lüleburgaz'ın pisliğini bir de sanayinin pisliğini. 120 bin kişilik Lüleburgaz'ın banyonun suyu, kanalizasyon nereye gidiyor. Bunlar arıtma yapılmadan Ergene'ye bırakılıyor. Karıştıran, Çorlu, Lüleburgaz, Babaeski, Alpullu bunların atıkları da Ergene'ye gidiyor.
Akışı kesemezsek temizlemek de bir işe yaramaz. Biz 2003 de yaptık bunu yine yanı duruma geldi. Herkes sanayi diyor evet sanayi de kirletiyor ama kentsel atıkların da etkisi var. Fabrikalar kurulurken ayak ayak üstüne atanlar şimdi Ergene kirli diyor. Aklın neredeydi fabrika kurulurken. İyi niyet esas olmalı burada. Belediyelerin büyük sorumluluğu var. Şuan Çevre Bakanlığı projesini hazırlayan belediyelere limitsiz faizsiz kredi veriyor. Arıtmayla ilgili 2012'ye kadar bütün belediyeler arıtmalarını bitirmek zorundalar. Yapmazlarsa bunun cezası da çok ağır.'
Lüleburgaz'ın çöp sorununu da halen çözemediğini işaret eden Sarıçam, şu anki vahşi depolamanın Lüleburgaz için büyük ayıp olduğunu, bölgede oturan vatandaşların çöp kokusu soluduğunu, buradaki vatandaşların bu duruma karşı çıkmaları ve seslerini yükseltmeleri gerektiğini ifade etti.
- KIYIKÖY İLE İĞNEADA SAHİLLERİ-
Sarıçam, Kırklareli'de turizmin de gelişmesinin önemli olduğunu söyledi.
Kıyıköy ile İğneada arasında çok güzel sahillerin olduğunu belirten Sarıçam, 'Bölgeye nasıl turist çekilebileceğini düşünmek gerekiyor. Kıyıköy, İğneada arasında çok güzel sahillerimiz var. İğneada'ya otel açıldıktan sonra buranın turizminde yüzde 50 oranında artış oldu. Bu sahillerimizin değerlendirilmesi gerekiyor. Doğa sporları ve gezilerine de ağırlık verilebilir. Ayrıca bugün mağaracılıkla ilgili olan herkesin Dupnisa Mağarası'ndan haberi var. Bölgeye yatırım yapılması çok önemli. O güzel sahillerimizde neredeyse bir tuvalet bile yok ve bölgeye yatırım yapmak isteyen vatandaşlarımızın da önü kesiliyor. Lüleburgaz ve Kırklareli örneğin bu konuda Edirne kadar avantajlı değil. Edirne'nin tarihi mirasları çok. Lüleburgaz'da mesela Sokullu Külliyesi var. O nedenle buralara yatırım lazım. Lüleburgaz deresinin etrafının temizlenip, güzel projelerle bir cazibe merkezi, parklar, alanlar yapılabilir' diye konuştu.
- 'TRAKYA'DA NÜKLEER SANTRAL GÜNDEMDE YOK'-
Konuşmasında enerji politikalarına da değinen Sarıçam, şunları söyledi:
'Enerjinin ucuz olması vatandaşı da yakından ilgilendirir. Güneş, rüzgar ve hidroelektriğin maliyetleri yüksek. Doğalgazın Türkiye'de de üretimi yok. Bizim için en ekonomik ve dünya ile rekabet ettirebilecek, insanlarımızın da dünyadaki diğer insanlar kadar rahat teknoloji kullanabilmelerini sağlayacak olan ucuz enerji nükleer enerjidir. Bütün dünya bunun böyle aşmış. Biz de 2 tane nükleer santral açarsak bu sorunları halletmiş oluruz. Mermer sanayi gibi çok enerji tüketen sanayiler de istedikleri oranda dünya ile rekabet edebilecek. Şuan elektrik pahalı olduğundan yer altı kaynağımız olmasına rağmen dünya ile rekabet edemiyoruz. Ama elektriği ucuzlatır, 2 nükleer santrali devreye sokarsak bu iş bitecek.
Türkiye'nin çok önemli bir miktarda da dış girdisi petrol üzerinden. Elektrik fiyatını bu şekilde önemli oranda düşürürsek Türkiye'deki petrol üzerinden enerji üretenler de işlerini elektrik ile elektrikle yapacak. Türkiye'de yenilenebilir enerji ile ilgili her şey müsait. Ancak maliyetleri çok yüksek rüzgar ve güneş enerjisinde. Ancak bununla da ilgili çalışmalar var.
Trakya'da nükleer santral gündemde yok. İğneada değerlendirildi ama olmadı. Trakya, risk haritasında risk artı risk olarak tespit edildi. Çevre ülkelerdeki santrallerden dolayı Trakya riskli. Macaristan'da mesela eski model bir santral var. Bunlar risk oluşturuyor.'
(TLG-NA-ÜNS) - KIRKLARELİ












