AK Parti Grup Başkanvekili Kılıç Açıklaması
AK Parti Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Suat Kılıç, "Atatürk döneminden sonra kadınlarımızın eğitim alma, okuma-yazma öğrenme seferberliği maalesef yarım kalmıştır.
AK Parti Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Suat Kılıç, "Atatürk döneminden sonra kadınlarımızın eğitim alma, okuma-yazma öğrenme seferberliği maalesef yarım kalmıştır. Ta ki, Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olmasına, eşi Emine Erdoğan Hanımefendi'nin kadınlarımızın eğitim ihtiyacını fark etmesine ve bu işe öncülük etmesine kadar" dedi.
Kılıç, Çarşamba ilçesi Cemil Şensoy Kültür Merkezi'nde İlçe Halk Eğitim Merkezince düzenlen yıl sonu sergisi ve sertifika törenine katıldı.
Burada kadınlara seslenen Kılıç, özellikle okuma-yazma azmi ile kurslara katılarak okuma-yazma öğrenen kadınları tebrik etti.
Kendi annesinin de 60 yaşından sonra okuma-yazma öğrendiğine işaret eden Kılıç, "Bizler sırça saraylardan gelmiş değiliz, fildişi kulelerden inip buralara gelmiş değiliz. Bizler de sizin gibi halkın içinden, köylerimizden, yaylalarımızdan, bizler de sizin gibi hacı amcaların, hacı teyzelerin evlatları, torunları olarak, sizin içtiğiniz sudan içererek, sizin yürüdüğünüz çamurdan gelerek bugünkü hizmet makamlarına, mevkilerine gelmiş kimseleriz" dedi.
Okur-yazar olmanın kadını güçlü kıldığını ifade eden Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türk kadının aydınlanması, Türk kadınının okuma-yazma öğrenebilmesi, Türk kadınının eline aldığı kağıdı okuduğunda adresini bulacak, kendi ihtiyacını görecek bilgi birikimine erişmesi Cumhuriyetin temel hedeflerinden bir tanesidir. Ama gelin görün ki, Atatürk döneminden sonra kadınlarımızın eğitim alma, okuma-yazma öğrenme seferberliği maalesef yarım kalmıştır. Ta ki, Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olmasına, eşi Emine Erdoğan Hanımefendi'nin kadınlarımızın eğitim ihtiyacını fark etmesine ve bu işe öncülük etmesine kadar. Emin olun, okuyan, yazan kurslarda eğitimlerini alan, ev ekonomisine katkı sağlayan kadın, önce kendine karşı sonra eşine karşı güçlü olur, ailesi içinde güç kazanır. Kadın ailenin yüreği olduğuna göre, kadın evin direği olduğuna göre, evi ayakta tutan faktör ana olarak, eş olarak kadın olduğuna göre, kadın ne kadar güçlü olursa ev o kadar güçlü olur. Kadın ne kadar güçlü olursa aile o kadar sağlam ayakta kalır. "
Çarşamba ilçesinde kadın, erkek okuma-yazma bilmeyenlerin sayısının 13 bin 883 olduğuna işaret eden Kılıç, "Ama önümüzde yine yüksek bir rakam var. 13 bin 883'ün 5 bin 707'i Halk Eğitim bünyesindeki kurslar sayesinde okuma-yazmayı öğrenmiş, bu da iyi bir rakam. Kadınlar burada durmayın devam edin"diye konuştu.
"Cahiliye dönemi sadece 14 asır önceki cahiliye dönemi değil ki, 50-60 sene önce de bu memlekette bu topraklarda bir cahiliye dönemi vardı" diyen Kılıç, kız çocuklarının okutulmamasını eleştirerek şunları kaydetti:
"Nedir o cahiliye dönemi? Kız çocuklarını okullara göndermeyen cahiliye dönemi, cehalet dönemi. Bugün de azaldı, ama hala var. Kız çocuğunu okula göndermeyen, liseye göndermeyen, okuma imkanı vermeyen, halk eğitimin kurslarına katılmasına biçki, dikiş öğrenmesine müsaade etmeyen bir cehalet hala az da olsa var. Oysa kabul edin ki, Türkiye'nin 75 milyon nüfusunun yaklaşık yarısı kadınlarımız ve kızlarımızdan oluşuyor. Nüfusun yarısının hayata dahil olmadığı, üretime katılmadığı, okumadığı, el sanatı öğrenmediği, sanatını üretime dahil etmediği bir memleketin ilerlemesi kolay olmaz. Bir ayağı erkek, bir ayağı kadın kabul edersek, kadınların hayata dahil olmadığı yerde, yürüme ancak topal bir şekilde olabilir. Ama kadının da erkeğin de üretime, eğitime, çocuk yetiştirmeye, hayatın her alanına birlikte katıldığı bir memleketin ilerlemesi, emin olun çok daha kolay, çok daha mümkündür. Karadeniz'de bazı yerler de vardır, iş güç zamanı, tarla zamanı, erkekler vaktini kahvelerde, şehirde geçirir, kadınlar hem bahçesini bağını yapar, hem fındığı, hem ziraatı ile uğraşır, hem ahırdaki sığırı ile uğraşır. Ama konuşmaya sıra geldiği zaman, 'elinin hamuru ile erkek işine karışma' olur. Olmadı, bu olmaz, tarlada üreten kadın, emin olun okulda da üretir. Biçki dikiş kursunda da nakışta da üretir. Hayatın başka alanlarında da üretir. Buna bu şekilde bakmamız ve kadınlarımızı baş tacı yapmamız lazım. "
- SAMSUN










