Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Bozoğlu Açıklaması
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Ömer Bozoğlu, "Göç bu coğrafyada kaçınılmaz ve var olan bir olgu olup, bundan sonraki dönemde de var olmaya devam edecektir" dedi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Ömer Bozoğlu, "Göç bu coğrafyada kaçınılmaz ve var olan bir olgu olup, bundan sonraki dönemde de var olmaya devam edecektir" dedi.
Gaziantep Üniversitesi'nden (GAÜN) yapılan açıklamaya göre, Atatürk Kültür Merkezi'nde devam eden "Göç: Türkiye'nin ve Dünyanın Gerçeği Uluslararası Sempozyumu" kapsamında, "Göç: Kadın, Gençlik ve Çocuklar" konulu panel yapıldı.
Bozoğlu, panelde yaptığı konuşmada, göçle gelenlerin toplumun dezavantajlı denilen korunması ve desteklenmesi gereken bireyleri olduğunu ifade ederek, göç gibi sorunlu bir alanla karşılaştıklarında bu dezavantajlarının daha da artarak devam eden sorunları olduğunu kaydetti.
Bozoğlu, "Yaşadığımız coğrafyaya baktığımız zaman göç hareketliliğinin hem yurt içinde hem yurt dışında göç alan bir ülke noktasına gelmekteyiz. Göç bu coğrafyada kaçınılmaz ve var olan bir olgu olup, bundan sonraki dönemde de var olmaya devam edecektir" dedi.
Panele başkanlık eden Uluslararası Göç Örgütü'nden (IOM) Meltem Ersan, 20. yüzyılda hız kazanıp 21. yüzyılda da damgasını vuran ulusal ve uluslararası göç bazında insan hareketliliklerinin çok ciddi çeşitlilik gösterdiğini söyledi. Ersan, şöyle konuştu:
"Göç ister ekonomik, ister zorunlu nedenlerle gerçekleşmiş olsun göç olunan mekanla olunan etkileşimde kadınların, erkeklerin, gençlerin ve çocukların genellikle farklı deneyimleri olmaktadır. Göçün tipi, göç edenin sosyo-ekonomik statüsü, ailevi durumu, geride bırakılan mekan ile yeni gidilen mekandaki sosyal, kültürel ve ekonomik yapıyla da bağlı olarak farklılık göstermektedir."
Gazeteci yazar Nermin Bezmen ise konuşmasında, göç konusunda kendi yaşamından bir kesit sundu. Bezmen, "Geçmişimde, çocukluklarını bilmeden gençliğe, gençliklerini tadamadan ihtiyarlayıp yorgunluğa eren büyüklerim var. Değişen sınırlarla beraber değişen dünya ve ayıp kavramlarının gölgesinde yaşanan, her daim şartlar ne olursa olsun insani duygular, aşklar, kalp kırıklıkları, kurulan hayaller var" dedi.
Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Tatlıdil de göçün tarihisel boyutu hakkında bilgi vererek, dönemsel olarak göç olgusu üzerine yapılan çalışmalara değindi.
1990'lı yıllarda dünyanın yeni bir sürece girdiğini ve buna küreselleşme denildiğini ifade eden Tatlıdil, bilişim teknolojisinin etkin biçimde hayatımıza girmesi, kitle iletişim araçlarının yine etkin olarak kullanılması, üretilen bilginin küresel geri dönüşümünün sağlanması, küresel dünyada hangi coğrafi bölgede yaşanırsa yaşansın insan üzerinde farklı bir etki yaratmaya başladığını ifade etti.
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Banu Akadlı Ergöçmen de dünya ölçeğinde her 33 kişiden birisinin göçmen olduğunu bildirdi. 214 milyon insanın, başka bir ülkede yaşadığını ve son 10 yılda bu rakamın 65 milyon kadar arttığını belirten Ergöçmen, Türkiye'nin göçmen oranı bakımından dünyada düşük ülkeler arasında yer aldığını aktardı.
Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Gümüş konuşmasında, uzun yıllardır Adana'da düzenli olarak anket yaptığını anlattı. Anketler sonunda Adana'nın doğu tarafından şehre girişinde daha çok ülkemizin doğu kesiminden göç edenlerin bulunduğunu anlatan Gümüş, eşit erkek ve kadın üzerinde yapılan bu çalışmalarla sonunda bölgenin ekonomik, siyasi, kültürel, eğitim yapısı gibi bir çok bilgiye ulaşıldığını kaydetti.
- GAZİANTEP









