Ağar : "Birilerinin Derin Devlet Zannettiği Bu İrade, Derin Millet İradesidir"
Cevahir Alışveriş Merkezi'nde Gerçekleştiriler Gazeteci Hasan Taşkın'ın Yazdığı "Demirel'in Kara Kutusu Orhan Keçeli" Adlı Kitabın Tanıtım Kokteyline DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Hüsamettin Cindoruk, DYP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Keçeli ve Nevzat Ayaz Katıldı.
Cevahir Alışveriş Merkezi'nde gerçekleştiriler gazeteci Hasan Taşkın'ın yazdığı "Demirel'in Kara Kutusu Orhan Keçeli" adlı kitabın tanıtım kokteyline DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Hüsamettin Cindoruk, DYP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Keçeli ve Nevzat Ayaz katıldı.
Kokteylde kısa bir teşekkür konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Mehmet Ağar, basının "İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki görevden alınma" ile ilgili sorusu ile ilgili olarak, "Hükümetin, her olayı olduğu gibi, bu olayı da siyasi kriz haline getirmeyi başardığını" söyledi. Hrant Dink suikastine benzer olayların daha önce de yaşandığını ancak hiçbir olayda böyle bir yönetim zafiyetinin görülmediğini dile getiren Ağar, "Burada meseleyi devlet memurlarının sırtına yıkmak ve birtakım memurları cezai sonuçlar içine sokmak siyasi sorumluluktan kurtulma hevesidir ve komik olmaktır" dedi.
"BUNLARIN ALTINDAN KALKAMAYAN SİYASİ KADEMENİN TÜRKİYE'NİN YÖNETİMİNE DEVAM ETME İMKANI YOKTUR"
Dink soruşturmasında emniyet ve jandarma arasında çatışma ile ilgili olarak tüm bu kurumların siyasi otoriteye, hükümete bağlı olduğunu söyleyen Ağar, "Hükümete bağlı olmayan bir tek yargı organlarıdır. Geriye kalan bütün organlar doğrudan doğruya Başbakanlığa bağlıdır. Bunların altından kalkamayan bir siyasi kademenin zaten Türkiye'nin yönetimine devam etme imkanı yoktur" şeklinde konuştu.
"BİRİLERİNİN DERİN DEVLET ZANNETTİĞİ BU İRADE, DERİN MİLLET İRADESİDİR"
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar "Derin devlet olup olmadığını" soran gazeteciye, "Ben derin devleti tarif ettim. Türkiye'de herşey demokrasi ve hukuk içinde olacaktır. Öyle de olmuştur. Bu konularda yasaların verdiği yetki dışında davranan varsa idari ve adli makamlarca gerekli soruşturmalar yapılır ve ihtiyaç duyulursa ceza verilir. Bu hep ola gelmiştir. Mesele burada yönetim iradesizliğidir. Türkiye'nin en son toprak kaybettiği yer Kerkük ve Musul'dur. Bundan sonra milletin iradesinde bir daha toprak kaybetmeme iradesi teşekkül etmiştir. Birilerinin derin devlet zannettiği bu irade, derin millet iradesidir.
Millette var olan bu irade, yönetimde sorumluluğu olanların beka, sınırların muhafazası, ülkenin birliğinin güçlendirilmesi gibi kavramları kendiliğinden getirmiştir. Ama bu kavramların varlığına rağmen Türkiye her zaman hukuk devleti olmuştur" şeklinde yanıt verdi.






