Afganistan'da 1 Milyon Uyuşturucu Bağımlısı Tedavi Merkezlerine Akın Etti

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Afganistan'da Uyuşturucu Bağımlılarının Sayısı Korkutucu Rakamlara Ulaşırken, Açılan Özel Tedavi Merkezlerine Alternatif Olarak Devlet Hastaneleri de Tedavi Bölümleri Kurarak Uyuşturucu Savaşını Kazanma Çabasına Girdi.

Afganistan'da uyuşturucu bağımlılarının sayısı korkutucu rakamlara ulaşırken, açılan özel tedavi merkezlerine alternatif olarak devlet hastaneleri de tedavi bölümleri kurarak uyuşturucu savaşını kazanma çabasına girdi.

Uyuşturucu bağımlısı bir çok Afganlı tedavi merkezlerine koşarken, özel klinikler ve devlet hastanelerinde boş yatak kalmadı.

İç savaşlar ve 30 yıllık işgalin ardından Afganistan'da en büyük savaş uyuşturucu ile mücadeleye karşı yapılmaya başlandı.

Yapılan son araştırma raporlarına göre ülke genelinde 1 milyona yakın uyuşturucu bağımlısının bulunduğu bildirilirken, uyuşturucuyla mücadele için açılan özel tedavi merkezlerinin yanı sıra bir çok devlet hastanesi bağımlıları tedavi etmek amacıyla yatak tahsis etmeye başladı.

Kabil'in merkezinde psikolojik hastalıklara ve uyuşturucu bağımlılarına hizmet veren devlet hastanesinin tüm yatakları doldu. Ücretsiz tedavi hizmeti verilen hastaneye ülke genelinden bir çok bağımlı akın etti.

6 aylık bir tedavi sürecinin uygulandığı hastanedeki doktorlar hastaların kendi isteğiyle tedavi olmaya geldiklerini belirtirken, tedaviden sonraki süreçte yaşanan olumsuzluk ve ağır yaşam şartlarının hastaları tekrar uyuşturucuya sürüklediğinin altını çizdi.

Hastanenin Dahiliye bölümünü doktorlarından Mussaddık Nadimi, tedavisi en zor hastalıklardan bir tanesi ile savaş halinde olduklarını belirterek, tedaviye gelen hastaların büyük bir kısmının tekrar bağımlı olduğunu kaydetti.

Uygulanan tedavi aşamalarından sonraki dönemin önemine değinen Nadimi, "Burada psikolojik tedavi ile başlayarak ilaç tedavisine kadar devam ediyor süreç. Ancak her şey bununla bitmiyor. Hastaları hemen uyuşturucudan arındırmak çok zor. Hastalarda şiddetli ağrıların yanı sıra, uykusuzluk, gözyaşı dökme, ishal, karın ağrısı gibi şikayetler ortaya çıkıyor. Buna onu hazırlamak gerekiyor. Bu noktada kısmen başarılı oluyoruz, hastanın biyolojik bağımlılığını tedavi edebiliyoruz. Hasta buradan ayrıldığında uyuşturucudan arınmış oluyor. Ancak toplumsal sorunları hastanede çözemiyoruz. İnsanları uyuşturucu bağımlısı yapan toplumsal sorunlar, dışarı çıktığında peşini bırakmıyor. Dolayısıyla uyuşturucudan kurtulmak için tedaviye koşan bağımlılar, hastaneden ayrıldıktan sonra yaşadıkları olumsuz yaşam koşulları karşısında tekrar bağımlı olmayı seçiyor. 6 aylık bir gözetim dönemi olmasına rağmen, buradan ayrıldıktan sonra hemen uyuşturucuya başlayan ve 7-8 defa bırakmayı deneyen çok hastamız var" dedi.

Doktor Nadimi, Afganistan'da yapılan son araştırmalara da değinerek, raporların Afganistan'da yaklaşık 1 milyon kişinin uyuşturucu bağımlısı olduğunu gösterdiğini kaydetti.

Kabil Devlet Hastanesi Psikolojik Rahatsızlıklar ve Uyuşturucu Bağımlıları tedavi bölümünün süpervizörü Doktor Sabur Pupal, tedavi süreci ve yöntemine değinerek, "Uyuşturucu bağımlılarının tedavisinde ilk aşamada psikolojik motivasyon programı uygulanıyor. Bu programda hastaların bağımlılığı neden seçtiği öğrenilmeye çalışılıyor ve bu doğrultuda hastaya uyuşturucunun zararları anlatılarak, tedavi için zemin hazırlanıyor. Yaklaşık olarak 10 yada 14 gün sonra hastaya ilaç tedavisi uygulanmak üzere hastaneye yatırılıyor. Bu süreçte her gün 09.00 ile 11.00 saatleri arasında hem toplu olarak hem bireysel anlamda seanslar uyguluyoruz. Tedavi süresi kişiye göre değişiyor ama biz tüm hastaları 6 ay gözetim altında tutuyoruz" dedi. Tedavinin verimini tam olarak kestiremediklerini söyleyen Pupal, yaşam kurtarmak için mücadele ettiklerini belirterek, "Bir kişiyi kurtarmak bile bir aileyi kurtarmak demektir. Tavsiyeyle buraya gelen bir çok hasta var. Bu da bizim bir yerde başarılı olduğumuzu gösterir" şeklinde konuştu.

Pupal, bağımlıların çoğunlukla mültecilerde göründüğünü ve ağır yaşam şartlarının kişileri uyuşturucuya ittiğinin altını çizerken, kliniğe bir çok kadın bağımlının da başvurduğunu kaydetti.

6 yıllık uyuşturucu bağımlısı olan ve 4 aydır eroin kullanmaya başladığını belirten, hayatını şoförlük yaparak kazanan Kazım ismindeki Afgan, ailesine ve kendisine verdiği zararın farkına vararak uyuşturucudan kurtulmaya karar vermiş ve hastaneye başvurmuş.

Kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra nasıl bağımlı olduğunu anlatan Kazım, "4 ay öncesine kadar haşhaş kullanıyordum. Kötü dostların gelip gitmesi ve onların eroin kullanması üzerine ben de denemek istedim. Bundan sonra aile huzurum tamamen yok oldu ve tedavi görmeye karar verdim. Çünkü artık param ve malımın yanı sıra, kendi hayatım ve çok sevdiğim ailemin benden yavaş yavaş uzaklaştıklarını fark ettim" dedi.

Oğlunu hastaneye kendi elleriyle teslim eden Kazım'ın annesi, oğlunun tüm kazancını uyuşturucuya yatırdığını belirterek, "Oğlum 3 çocuk babası. Yıllardır onun bu durumuna bir çare arıyorum. Tüm kazancını uyuşturucuya yatırıyor. Ailesine ben bakmak durumundayım, ayrıca onun uyuşturucu bağımlısı olması yükümü daha arttırıyor" diyerek duygularını ifade etti.

Hastanede tedavisi başlayacak olan Kazım'ın eşi Farzane, bir uyuşturucu bağımlısı ile yaşamanın zorluklarını anlatarak, "Eğer aileden bir kişi bağımlı ise sıkıntı herkese yansıyor ve kötü günler yaşanıyor. Huzurun kaçmasının yanı sıra çocuklarınıza da gereken özeni ve ilgiyi gösteremiyorsunuz. Ekonomik olarak da çöküntüye düşüyorsunuz ve hayatınız cehenneme dönüyor. Kazım uyuşturucu için para bulamadığında evdeki eşyaları satardı. Birkaç defa uyuşturucusunu sakladım, bu şekilde kullanmaz diye düşündüm.

Ama bu defa dışarıdan buldu. Kullanmadığı zaman gözü dönüyordu, kimseyi tanımıyordu. Böyle bir dönemde beni yaraladı. Benim defalarca ısrar etmeme rağmen zehirden vazgeçmedi, azaltarak bırakacağını söylerken eroine başladı. Baktı ki kurtulamıyor, sonunda kendi karar verdi ve tedavi olmak istediğini söyledi" şeklinde konuştu.

3 çocuk annesi Farzane, en küçük bebeğinin de uyuşturucu kurbanı olduğunu söyleyerek, Kazım uyuşturucu bağımlısı olduktan sonra dünyaya getirdiği bebeğinin sakat doğduğunu ve bunu eşinin kullandığı uyuşturucu maddelere bağladığını dile getirdi.

(AG-NO-NO-BA-D)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı