Anadolu Ajansı [3347953]
Adana Büyükşehir Belediyesinde "Suç Örgütü" Davası
İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aytaç Durak'ın aralarında bulunduğu 29 kişinin, çıkar amaçlı örgütü yöneticisi ve üyesi olmak suçlamasıyla yargılandığı davanın görülmesine başlandı.
İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aytaç Durak'ın aralarında bulunduğu 29 kişinin, çıkar amaçlı örgütü yöneticisi ve üyesi olmak suçlamasıyla yargılandığı davanın görülmesine başlandı.
Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, 8 aydır tutuklu olan sanıklar, suç tarihinde Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili olan Mustafa Tuncel ile Ahmet Atma, Hacı Tepe, Orhan Alagöz, Orhan Yiğit, Yusuf Erbey, Muhammet Şu ve Murat Şu ile tutuksuz sanık Şevki Oral hazır bulundu. Aralarında Aytaç Durak'ın da bulunduğu tutuksuz 18 sanık ise sonraki oturumlarda yargılanacakları için duruşmaya katılmadı.
Sanık Mustafa Tuncel, "örgüt kurmak, tehdit, ihaleye fesat karıştırmak, basit yaralama, rüşvet almak ve vermek, kamu malına zarar vermek" suçlamalarıyla toplam 71 yıl 6 aya kadar hapsi istendiği davanın ilk duruşmasındaki ifadesinde, suçlamaları kabul etmedi.
Tuncel, 63 yaşında olduğunu ve 23 yıldır belediye meclisi üyesi olduğunu belirterek, "Türkiye'de benim kadar uzun meclis üyeliği yapan başka bir kişi yok. Belediyeye işi düşen herkes, meclis üyesini arar. Çünkü başkanı arayamazlar. Aytaç Durak cep telefonunu veriyordu ama, arayanı azarlayıp, bürokratlara yönlendiriyordu. Benim çevrem geniş, herkes beni arar. Ben de 'halka hizmet Hak'ka hizmettir' diyerek herkese yardımcı olurum. Bu kime dokundu, anlayamıyorum. Bilmediğim bir bomba benim üzerimde patladı. İddianamede 3-4 kişinin örgütümün üyesi olduğu belirtiliyor. Ben örgüt lideri olsam, 10 bin kişilik örgütüm olur" dedi.
Tuncel, Adana Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Sabahattin Karabulut'un darp edilmesi olayını azmettirdiği suçlamasını kabul etmeyerek, şöyle devam etti:
"Bir vinç sahibi beni arayıp, vincini belediyeye kiralamak istediğini, ancak, uygun fiyat vermesine rağmen belediyenin başka vinçleri kiralayıp, kendisininkini kiralamadığını söyledi. Bunun üzerine Karabulut'u aradığımda, bu konuda yetkinin Genel Sekreter Hasan Gülşen'de olduğunu söyleyince, ben de Durak'ı aradım. Durak da 'nasıl olur, ben hesap sorarım onlardan' dedi. Ancak vinç sahibi arayıp halen kiralanmadığını söyleyince, tekrar Karabulut'u aradım. Durak'ın ona talimat verip vermediğini sorunca, 'Ben Durak'ı tanımam, Gülşen'i tanırım' dedi. Bunun üzerine çok sinirlendim ve 'Seni döverim. Nerede olduğunu söyle' dedim. Söylemeyince de 'yarın 08.30'da gelip seni döveceğim, polise jandarmaya haber ver' dedim.
Ben kendim döveceğimi söyledim, kimseye bu konuda talimat vermedim. Zaten amacım da gerçekten dövmek değildi."
Tuncel, Garip Tavukçuluk Şirketi genel müdürünü tehdit ettiği ve belediye aracılığıyla firmaya ceza yazdırdığı iddiası konusunda da, "Aile şirketimizin sahip olduğu kemik unu fabrikasına, tavuk kırıntıları satın almak için, oğlum İsmail Yağmur Tuncel'i Garip Tavukçulukla görüşmeye gönderdim. Başka bir şirketle anlaşmaları olduğunu söylemişler. Bunun üzerine genel müdürlerini arayıp, bu sektörü bilen bir kişi olarak, hem kendilerinin, hem de tavuk kırıntılarını sattıkları şirketin ruhsatı olmadığını belirtip, dikkatli olmalarını söyledim. Tehdit etmedim.
Zaten bir süre sonra Tarsus'taki satış yaptıkları fabrika kapandı, bunun üzerine kendileri gelip tavuk kırıntılarını bize satmak istediklerini söylediler. Belediye aracılığıyla ceza yazdırmam söz konusu değildir."
Tuncel, bir yeddiemin otoparkı için belediye arazisinin kiralanması ihalesine fesat karıştırmadığını ve kiralayan şirketin perde arkasındaki sahibinin kendisi olmadığını, Nobel Tıp Merkezi'nin imar düzenlemesi için rüşvet aldığı iddiasının doğru olmadığını ve merkezin sahibinden borç aldığını, ardından da geri ödediğini, Nakliyatçılar Sitesi Otoparkıyla ilgili ihaleye fesat karıştırmadığını ve konudan haberi dahi olmadığını, Merkez Otogardaki dükkanların ucuza satışıyla da ilgisi olmadığını ve sadece bir arkadaşı için konuyla ilgili yetkililerden bilgi aldığını ifade etti.
Tuncel, tahliyesini talep etti.
-Diğer sanıklar-
Sanık Ahmet Atma, Tuncel'i 1986'dan beri tanıdığını, kendisinin "dayı", çocuklarının ise "dede" diye hitap ettiğini belirterek, "Tuncel'in örgüt lideri olduğuna, benim de örgüt üyesi olduğuma inanmıyorum. Sabahattin Karabulut'un darp edilmesi olayını gerçekleştirmedim ve adam toplamak için talimat vermedim. Garip Tavukçuluk olayında da suçlamaları kabul etmiyorum" diye konuştu.
Sanık Hacı Tepe, bir "fedai" olduğunu belirterek, "Ama bir örgüt üyesi değilim. Karabulut'un darp edilmesi olayına katılmadım. İddianamede geçen kişiler dövmemi söyleseler, tek başıma gider döverdim. Ama söylemediler ve ben de gidip dövmedim. 8 aydır suçsuz yere mağdur oldum" dedi.
Sanık Orhan Alagöz, soruşturma tahkikatının sağlıklı yapılmadığını, Cumhuriyet Savcısının bir ihaleyle ilgili istediği evrakın belediye tarafından yanlış gönderildiğini, bu tür hatalar nedeniyle haksız yere isminin soruşturmaya karıştığını ve 8 aydır tutuklu olduğunu belirtip, tahliyesini istedi.
Sanıklar Muhammet Şu ve Murat Şu da, örgüt kurmadıklarını ya da üye olmadıklarını, iddianamede geçen suçlamaların, tamamen polisin hayal ürünü ve kurgusu olduğunu, aileleriyle yaşadıkları evlerin örgüt evleri, teyze ve yeğenleriyle kurdukları ilişkilerinde örgüt ilişkisi gibi gösterildiğini iddia ederek, 8 aydır boş yere tutuklu olduklarını ve aile düzenlerinin bozulduğunu belirterek, tahliyelerini talep ettiler.
Sanık Mehmet Salih Tulpar ve Süleyman Tulpar da suçlamaları kabul etmezken, Nobel Tıp Merkezinin bulunduğu binanın sahibi tutuksuz sanık Şakir Oral ise Tuncel'e rüşvet verdiğiyle ilgili iddianın doğru olmadığını ve sadece borç verdiğini ifade etti.
Sanıklar Orhan Yiğit ile Yusuf Erbey'in ise avukatları bulunmadığı için ifadeleri alınamadı.
Mahkeme başkanı, aralarında Aytaç Durak'ın da bulunduğu diğer sanıkların yargılanması için oturuma yarına kadar ara verdi.
-Suçlamalar-
Cumhuriyet savcısı iddianamede Durak hakkında, "cebir ve şiddet kullanarak suç işlemek amacıyla kurulan örgütün yöneticisi olmak, meclis toplantısında 260 bin dolarlık rüşvetle ilgili ses kaydını dinletip, meclis üyesi Bekir Sıtkı Özer'in bir otelden çıkarken fotoğrafını bir gazeteciye çektirip yerel bir gazetede yayınlatarak özel hayatın gizliliğini ihlal, kamu kurum ve kurumunu zarara sokmak için dolandırıcılık yapmak, ayrıca az sayıda mermi bulundurmak" suçlamalarıyla 19 yıl 6 ay hapis cezası istiyor.
Ayrıca iddianamede Tuncel'in, "Durak ile araları bozulduktan sonra belediyede ayrı bir suç örgütü oluşturduğu ve örgütün yöneticisi olduğu" gerekçesiyle "örgüt kurmak, tehdit, ihaleye fesat karıştırmak, basit yaralama, rüşvet almak ve vermek, kamu malına zarar vermek" suçlamalarıyla toplam 71 yıl 6 aya kadar hapsi isteniyor.
Aralarında iki gazetecinin de bulunduğu diğer sanıklar hakkında ise
"ihalelere fesat karıştırmak, yağma, dolandırıcılık, şantaj ve rüşvet" gibi çeşitli suçlamalarla, 3 yıldan başlayan hapis cezaları talep ediliyor.
- Adana
| 5/10 (1 kişi) |
-
Bu Bilgi İran'dan İlk Kez Sızdı
Kıyamet şimdi kopacak; Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, İran'da zenginleştirilmiş uranyum buldu.
-
"Allah Beni Dibe İndirdi Ve..."
Türkiye'nin tartışmasız en önemli televizyoncusu Acun Ilıcalı, bulunduğu noktaya nasıl geldiğini...
-
Video
Yaza 5 Kala Kar Sürprizi!
Erzurum'a Mayıs ayında kar yağdı. Hazırlıksız yakalanan araçlar yolda kaldı.
-
Video
İşte Canlı Bombanın Asıl Hedefi
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde 1 polisin ölümüyle sonuçlanan saldırının ayrıntıları ortaya çıktı.
-
Video
Sevilen Dizide Sürpriz Ayrılık!
"Öyle Bir Geçer Zaman Ki", haziran ayının ortasında sezon finali yapacak.
-
Fenerbahçe'de Şok İstifa
Fenerbahçeliler'i şoke eden istifa kararı...







