AB, Rumlara 2009'da 3 Milyar Dolar Kredi Verdi
Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Dr. Derviş Eroğlu, 1975'ten 2008 Yılına Kadarki 33 Yıllık Dönemde Türkiye'den KKTC'ye Aktarılan Yaklaşık 4 Milyar Dolarlık Kaynağa Karşılık, Rum Yönetiminin Sadece 2009 Yılında Avrupa Birliğinden 3 Milyar Dolarlık Kredi Temin Ettiğini Kaydetti.
Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Dr. Derviş Eroğlu, 1975'ten 2008 yılına kadarki 33 yıllık dönemde Türkiye'den KKTC'ye aktarılan yaklaşık 4 milyar dolarlık kaynağa karşılık, Rum Yönetiminin sadece 2009 yılında Avrupa Birliğinden 3 milyar dolarlık kredi temin ettiğini kaydetti.
Lefkoşa'da, Türkiye'den gelen bazı gazetecilerle bir araya gelen Eroğlu, Türkiye ile imzalanan ve 2010, 2011 ve 2012 yıllarını kapsayan protokol çerçevesinde 3 yılda reel sektör ve alt yapı projelerine toplam 3 milyar liraya yakın kaynak aktarılacağını anlattı.
KKTC'nin küresel krize karşın Türkiye'den gerçekleştirilen 1 milyar dolarlık bölümle birlikte ithalatının yılda 1,5 milyar dolar düzeyini koruduğunu bildiren Eroğlu, Türkiye Cumhuriyeti ile her yönde entegre olan KKTC ekonomisinin, TL faizlerinde yaşanan düşüşle olumlu yönde etkilenerek, küresel krizin bütün etkilerine karşın refah düzeyini koruduğunu kaydetti.
KKTC nüfusunun 4 katı büyüklüğünde olan ve alım gücü nispeten fazla olan Güney Kıbrıs ile ticareti düzenleyen yeşil hat tüzüğü ile önemli bir ekonomik alan meydana getirildiğini dile getiren Eroğlu, bu düzenleme çerçevesinde Güney Kıbrıs piyasasına erişim imkanı olmayan Türk ürünlerinin Kuzey Kıbrıs'ta işlenerek, Güney Kıbrıs'a satılabildiğini, bu ticaretin tatminkar olmamakla birlikte önemli oranda büyüme potansiyeli içerdiğini kaydetti.
Başbakan Dr. Derviş Eroğlu, şunları söyledi:
''Hükümetin uygulamaya koyduğu Kamunun Etkinliğinin ve Özel Sektörün Rekabet Gücünün Artırılması Programı isimli Ekonomik programı 3 yıllık dönem için destekleyecek olması, elektrik ve su projeleri hariç 2 milyar 584 milyon lira düzeyinde bir kaynakla her türlü teknik desteği sağlayacak olması KKTC için çok önemlidir.
Bu arada belirtmekte yarar görüyorum ki 1975'ten 2004 yılına kadar yani 30 yılda Anavatan'dan KKTC'ye aktarılan kaynak toplam 2,2 milyar dolardır. 1975 yılından 2008 yılına kadar ise bu rakam 4 milyar dolara yakındır. Güney komşumuz Rum Yönetimi'nin sadece 2009 yılı içinde Avrupa Birliğinden 3 milyar dolarlık kredi temin etmiş olduğunu söylersem sanırım çok daha kolay bir karşılaştırma yapma şansınız olur.''
-"BEN BU GÖRÜŞMELERİ SEYREDE SEYREDE YAŞLANDIM"-
Rum yönetiminin KKTC'ye Türkiye'den nüfus akışıyla adanın demografik yapısının bozulduğu iddiasına karşın araştırmalara göre, 100 bin Yunan vatandaşıyla birlikte toplam 233 bin yabancının Güney'de yaşadığının ortaya çıktığını anlattı.
Başbakan Eroğlu, Talat ile Hiristofyas arasında sürdürülen müzakere süreci ile ilgili olarak görüşmelerin sürdüğünü hatırlatarak şöyle konuştu:
''Ben bu görüşmeleri seyrede seyrede yaşlandım. Saçlarım beyazladı. Tabii ki devam ediyor. Ama 1968'de başladı. Bir çok anlaşma metni ortaya çıktı. Çözüme yaklaştık deniyor. Ama tüm tutanakları okuyan biri olarak yargının dışında hiç bir konuda anlaşma olmadığını söyleyebilirim. Çözüme yaklaştık deniyor. Ama bunun bir kısmının Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik mesajlar olduğunu düşünüyorum.
Anlaşmadan oldukça uzaktayız. Keşke bir anlaşma olabilse.''
-CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ-
Eroğlu, Cumhurbaşkanlığına seçilmesi durumunda Nisan ayından sonra stratejisinin ne olacağınını sorulması üzerine, kendisinin müzakerelerin karşısında olmadığını, müzakerelerin devam etmesini istemenin Rum tarafının masaya getirdiği her şeyi kabul anlamına gelmeyeceğini dile getirdi.
Başbakan Eroğlu, şöyle devam etti:
''Aday olursam , seçilirsem, anlaşma olmazsa iki devlet yan yana ilişkilerini sürdürür. Başka seçenek yok. İyi niyetle müzakerelerin devam etmesini temenni ediyoruz. Ama koptuğu andan itibaren Rum da bütün dünya da bilecek ki artık herkesin kendi yoluna gitmesi gerekir.
Yunanistan ve Kıbrıs'ın Türkiye'nin AB üyeliğinde veto silahı var. Bizimle neyi, niye paylaşsın? sorusu sorulduğu zaman Rum'un uzlaşmama tarafında olduğunu anlarsınız. Biz anlaşmaya mahkum değiliz. Devletimiz var. Ama İstiyoruz. Rum da istiyorsa hissettirsin. Bence müzakereler devam eder. 68'den bu yana devam ediyor. Ama ilanihaye devam etmemesi lazım. Anlaşma olmazsa bunun son olması lazım. Çünkü bu son şans ise, anlaşma olursa olur. Olmazsa herkes yoluna gider''
Konuyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşüp, görüşmediğinin sorulması üzerine Eroğlu, ''Ben görüşmedim. Cumhurbaşkanı Talat, sayın Cumhurbaşkanıyla görüştü, Başbakanla görüştü. Başbakanla özel görüştü sayın Talat... Bunu da anlamak zor. Dolayısıyla sayın Başbakan'ın geçmişte olduğu gibi müzakerelerin ilanihaye devam etmesinden yana olduğunu düşünmüyorum. Bu benim şahsi görürüm.''
Eroğlu, kamuoyu araştırmalarına göre, KKTC'de halkın yüzde 75-80'inin müzakerelerden umudunun kesik olduğunu Güney'de ise halkın yüzde 70'inin Türklerle birlikte yaşamayı kabul etmediğinin görüldüğünü söyledi.











