Almanya-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Thomas Kossendey, beraberindeki heyetle,
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunu ziyaret etti.
Komisyon Başkanı, AK Parti Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış, ziyaret sırasında yaptığı konuşmada ''Türkiye'nin AB'ye girmesi sadece Türkiye'nin değil, AB'nin de faydasınadır. Biz, AB'yi kültür hareketi olarak görüyoruz ve bu yüzden girmek istiyoruz. Ancak AB'nin Hristiyan kulübu olduğu söylemleri bizi üzmektedir'' diye konuştu.
Almanya-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Thomas Kossendey ise Almanya'daki koalisyon hükümetinin programında, 'Türkiye'nin AB yolunda yapıcı bir şekilde desteklenmesi gerektiğinin' yazılı olduğunu hatırlatarak şöyle konuştu: "Avrupa'da, Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili bazı çekinceler var. AB'nin Hristiyan kulübü olduğu yönündeki yorumlar, kafa karıştırıcı yorumlardır ve çok tehlikeli bir ifadedir. Sadece Almanya'da 3.5 milyon Müslüman var, Avrupa genelinde ise bu sayı 20 milyondur. Bu söylemlerle içimizdeki Müslümanlara 'Bize ait değilsiniz' dersek, bu çok tehlikeli olur''.
Sıkıntıların diyalogla aşılabileceğinin altını çizen Kossendey, Almanya'nın, Türkiye'nin AB yolunda katettiği mesafeye büyük saygısı olduğunu ifade etti. Komisyondan Hrant Dink cinayetiyle ilgili detaylı bilgiler isteyen ve TCK'nın, eleştirilen 301. maddesinde değişiklik yapılıp yapılmayacağını soran Kossendey'e cevap Komisyon Başkanı Elkatmış'tan geldi. Elkatmış, olayın vahim olduğunu belirtti ve Dink cinayetinin, kendilerini de üzdüğünü söyledi. Olayın faillerinin çok kısa sürede yakalandığını belirten Elkatmış, soruşturma yargı aşamasında olduğu için detaylı bilgi veremeyeceğini kaydetti.
Elkatmış, TCK'nin 301. maddesinin, eski 312. madde olduğunu ifade ederek, ''301. madde yürürlüğe girince, önce reform olarak yorumlandı, ancak sonra uygulamada bazı aksaklıklar olunca şikayet edilmeye başlandı. Bu maddenin kaldırılıp kaldırılmayacağı ya da değiştirilip değiştirilmeyeceği yönündeki tartışmalar devam ediyor. Hükümet ve siyasi partiler, bu maddenin tümden kaldırılmasına karşılar. Ancak ne olacağı belli değil. Kişisel görüşüm, söz konusu maddenin, 'eleştirinin suç teşkil etmeyeceğine ilişkin'' son fıkrası karşısında, yeni bir değişikliğe gerek olmadığıdır. Sivil toplum örgütleri de ortak bir metinde anlaşıp Hükümete sunamadılar. Maddeye göre terör içermeyen fikir ve görüşler suç teşkil etmiyor. Ancak bazı yargıçlar, bunu yanlış yorumlayarak dava açıyorlar. Bu maddeyle ilgili açılan dava sayısı da çok azdır ve bir kaç kişi hariç ceza alan da yoktur. Bütün bunlar karşısında, 'Türkiye'de düşünce özgürlüğü yoktur' demek, insafsızlık olur. Kaldı ki bu düzenleme, bazı Avrupa ülkelerinde de vardır" diye konuştu.
Bu arada, CHP Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu da AB'nin, Kıbrıs konusunda 'izolasyonların kaldırılacağı' yönünde verdiği sözleri hatırlattı. 'AB'nin Hristiyan kulübü olmadığını', Almanya Başbakanı Angela Merkel'in ise 'Türkiye'ye özel statü verilmesi ve ayrıcalıklı üye olması gerektiğini' hatırlatan Çerçioğlu, Türkiye'nin, geçmiş yıllarda davet edilmesine rağmen, AB'nin bu yılki doğum günü törenlerine davet edilmemesinin, kendilerini üzdüğünü kaydetti.
Kossendey Kıbrıs'ın kuzeyini son 10 yıl içinde 6 kez ziyaret ettiğini söyledi. Türk tarafının, Annan Planını kabul etmesine rağmen, sonuç alınamamaması kendilerini üzdüğünü belirten Kossendey, şu ifadelere yer verdi. "Türk tarafının kesinlikle ödüllendirilmesi gerekiyordu. AB'nin, doğrudan ticaret ve altyapıyla ilgili bazı vaatleri vardır. Ancak bu yardımlar uzun bir süredir Kıbrıs'ın vetosuna takıldı. Kıbrıs vetoyu kaldırdı. Şimdi bu yardımlar en kısa sürede ulaştırılacaktır. Koalisyon hükümetinin programında, 'Türkiye'nin yapıcı bir şekilde desteklenmesi' gerektiği yazılı. Bu konuda farklı fikirler olabilir, Merkel de öyle diyebilir ama burada önemli olan bu metindir.'' Kossendey, Türkiye'nin, AB'nin 50. doğum günü kutlamalarına davet edilmemesiyle ilgili ise ''Bu, benim de hoşuma gitmedi. Kutlamalara kimlerin katılacağı bizim değil, Avusturya'nın dönme başkanlığında kararlaştırıldı. Burada davet edilmeyen sadece Türkiye değil, diğer aday ülkeler de davet edilmedi'' cevabını verdi. Ayrıca heyette yer alan Alman Yeşiller Partisi Milletvekili Claudia Roth ise Türkiye'nin AB üyeliğini desteklediği yönündeki sözlerini yinelerken, ''AB'nin Hristiyan kulübu olduğu yönündeki ifadeler doğru değildir. Avrupa'da bir çok Müslüman ve Yahudi vardır. Biz de hiçbir dine mensup olmayan kişiler de vardır. Onları nereye koyacaksınız? Bizde herkese yer var, Müslümanlara da Yahudilere de...'' Roth, Kıbrıs konusunda 3 tarafın da üzerlerine düşeni yapması gerektiğinin altını çizerken, Hrant Dink cinayetiyle ilgili olarak da ''10 yıllık dostumdu, dostumu kaybettim. Bazı çevrelerce 'Ermeni olduğu için korunmadı' şeklinde yorumlar yapıldı. Ben bu görüşe katılmadım. Ancak Hükümetin Dink'i koruması gerekiyordu'' diye konuştu. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, Hrant Dink cinayetiyle ilgili yorumlarını eleştiren Roth, ''Bu konuda Baykal'dan daha farklı, güçlü bir tepki beklerdim, tepkisini zayıf buldum'' ifadelerini kullandı.
(AU-MAY-ÖK-Y)