Haber Tarihi: 14 Aralık 2011 Çarşamba Saat 15:00
Anadolu Ajansı  [3190976]

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Rize'de


Orhan Topal - AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Hedefimiz, Türkiye'nin standartlarını yükseltmek, Türkiye'yi daha yaşanabilir, daha modern, daha şeffaf, daha çağdaş, daha demokratik, milletin değerleriyle devletin değerlerinin bütünleştiği ülke haline getirmek, onu da çok şükür başarıyoruz" dedi.

Orhan Topal - AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Hedefimiz, Türkiye'nin standartlarını yükseltmek, Türkiye'yi daha yaşanabilir, daha modern, daha şeffaf, daha çağdaş, daha demokratik, milletin değerleriyle devletin değerlerinin bütünleştiği ülke haline getirmek, onu da çok şükür başarıyoruz" dedi.

Bağış, Rize İl Genel Meclisinin Aralık ayı toplantısına katılarak, meclis üyelerine yönelik bir konuşma yaptı.

AB müzakere sürecinin yeni bir süreç olmadığını belirten Bağış, "Bu süreç sancılı olmuştur. Hiçbir ülkenin AB adaylık süreci bizimki kadar uzun sürmemiştir. Ama bu sancılar bir kanser sancısı, bir hastalık sancısı değil, adeta bir doğum sancısı gibi sonuçta çok farklı bir Türkiye'nin ortaya çıkmasına sebep olmuştur" diye konuştu.

Türkiye'nin AB üyeliğine başvurusunu yaptığı Menderes dönemi ile bugünün Türkiye'sini kıyaslayan Bağış, "O yıllarda Türkiye'nin kişi başına düşen yıllık ortalama geliri yaklaşık 350 dolardı. Bugün hamdolsun 11 bin Dolar ve 2023 hedefimiz 25 bin dolar. O zamanlar ülkemizde 14 üniversitemiz vardı. Şu anda 200'e yakın üniversitemiz var. O yıllarda Türkiye'nin turizm gelirleri 8,5 milyon dolardı. Şu anda yan gelirleriyle birlikte 30 milyar dolarlık bir turizm gelirini Türkiye olarak değerlendirebiliyoruz. Türkiye çok farklı bir noktaya geldi" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Mısır gezisini anımsatan Bağış, şöyle devam etti:

"Sabahın saat ikisinde Kahire Havalimanında 20 bin Mısırlı genç kendisini karşıladı. Libya'da, Tunus'ta gittiği her yerde farklı bir teveccühle, sevgiyle, muhabbetle bağırlara basıldı. Bu, Rize'nin uşağının boylu poslu oluşu, gerçekten çok kalender bir insan oluşuyla mı alakalıydı, onun da payı vardır mutlaka, ama Türkiye'nin geldiği noktayla alakası vardı. Çünkü Türkiye, en önemli yumuşak gücü olan demokrasisiyle ve AB yolunda attığı reform adımlarıyla bugün bölgenin parlayan yıldızı olmuştur ve Türkiye artık o ülkeler için de ilham kaynağı olmuştur. Oradaki insanların neden sokaklara döküldüğünü, neden kendi hayatlarını riske attığını şöyle bir düşünürseniz aslında talepleri demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü, daha iyi iş, çocukları için daha iyi eğitim imkanları. Özetlemek gerekirse onların istekleri Türkiye gibi olmaktı.

Çünkü Türkiye, İslam kültürüyle demokrasi kültürünü 200 yılı aşkın süredir başarılı bir şekilde harmanlamış, birlikte yaşatmış ve bunun insanlık için de çok önemli neticeler ortaya koyabileceğini göstermiş. Eğer bugün Türkiye düne nazaran çok daha demokratik, şeffaf, saydam, saygın, müreffeh ve zengin bir ülke olabildiyse bunda AB yolunda atılan adımların mutlaka payı olmuştur."

-"Avrupa ortalamasını altıya katladık"-

AB'nin bugün ekonomik buhranından bahsedildiğini belirten Bağış, "Bizde de bundan 10 yıl evvel bir anayasa kitapçığı bir masanın ucundan havalanıp öbür ucuna düşene kadar yüzde 8 bin faizler ödeniyordu. Bir gecede insanların mal varlıkları yarı yarıya azalıp borçları 3 katına çıkabiliyordu. Ama bugün Sayın Başbakanımızın deyimiyle dünyadaki bütün krizler bizi teğet geçiyor. Bazen teğet bile geçmiyor. 2010 yılında AB ortalama ekonomik büyümesi yüzde 1,5 iken bizimki yüzde 8,9 oldu. Avrupa ortalamasını altıya katladık. Türkiye şu anda Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisi oldu. Bunu nasıl başardık, Avrupa Birliği'nin kendi kurallarını onlardan daha iyi uygulayarak başardık" diye konuştu.

"AB'yi adeta bir diyetisyen olarak görmemiz lazım" diyen Bakan Bağış,

"Hani Oflu Hoca'nın dediğini yapacaksın, yaptığını biraz daha değerlendirerek takip edeceksin... AB şu anda kendi kurallarını uygulamadığı için ekonomik bir buhran yaşıyor. Ama reçetesi hala doğru reçete. AB'nin kendi kurallarını uygulayan AB üyesi ülkeler Avro Bölgesi içerisinde bile ekonomileri aslında son derece başarılı ve sağlıklı. Örneğin Estonya gibi" ifadesini kullandı.

-"Yüz sene ilerisini düşün, bir de gerisini"-

Rize'nin bir sözünü Karadeniz şivesiyle söyleyen Bağış, "Çok güzel bir atasözü var Rize'nin, 'Yüz sene ilerisini düşün, bir de gerisini' demişsiniz siz. İşte Türkiye'nin AB sürecini değerlendirirken biraz öyle yapmak lazım. Hem yüz sene ilerisini düşüneceğiz, hem de geçmişimizi düşüneceğiz. Nereden geldiğimizi hiç unutmayacağız. Ama nereye gideceğimiz konusunda da çok stratejik, planlı, programlı gideceğiz. Türkiye'nin hedefi, AB standartlarının üzerine çıkmaktır. Türkiye'nin geleceği nokta, AB üyesi ülkelerin de ilham kaynağı olarak görebilecekleri, onları da peşimizden sürükleyebileceğimiz bir nokta olmalıdır. Ecdadın bize bıraktığı emanet de bunu gerektirir. Biz o bilinçle inanın günde 25 saat, haftada 8 gün çalışıyoruz. Çok çalışkan bir Başbakanımız var, onun hızına yetişmeye çalışan siyaset arkadaşları, bürokrasideki çalışma arkadaşları hep beraber Türkiye için ter döküyoruz" dedi.

Bakan Bağış, reform kurallarına ilişkin örnekler vererek, "Daha çok spor yapmamız gerektiğini söylüyorum. Diyorlar ki 'AB bakanına ne, senin işin mi'. Hayır, benim işim. Çünkü bu ülkenin ortalama ömrünü uzatmak da AB standartlarının üzerine çıkarmak da bizim görevimiz. Herkes yediğine içtiğine dikkat etsin, daha sağlıklı beslensin, onun için diyoruz işte, Anzer'in balını, Rize'nin çayını herkes değerlendirsin, insanlara sağlık versin. Ömürlerini uzatalım, daha sağlıklı yaşasınlar, çünkü biz her alanda AB standartlarını yakalamak durumundayız" diye konuştu.

-Meslek okullarına vurgu yaptı-

Meslek okullarının, Türkiye'nin AB sürecinde üzerine eğilinmesi gereken konu olduğunu vurgulayan Bağış, "Bu ülkede maalesef katsayı denen bir çarpık zihniyetle meslek okullarına çok büyük zulümler yapıldı geçmişte. Ama Avrupa'ya bakıyorsunuz, Avrupa ortalamasında meslek okullarının, meslek liselerinin diğer liselere oranı yüzde 50. Demek ki biz bir yerde bir şeyi yanlış yapmışız. Ama çok şükür değişiyor. Yılda ortalama 43 bin vatandaşımız, cebinden tek kuruş çıkmadan AB'nin fonlarıyla Avrupa'da eğitim alıyor" dedi.

Bakan Bağış, "Hedefimiz, Türkiye'nin standartlarını yükseltmek, Türkiye'yi daha yaşanabilir, daha modern, daha şeffaf, daha çağdaş, daha demokratik, milletin değerleriyle devletin değerlerinin bütünleştiği ülke haline getirmek, onu da çok şükür başarıyoruz" diye konuştu.

-"Avrupa Birliği dağılmaz"-

Egemen Bağış, son dönemde AB'de yaşanan ekonomik duruma ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi:

"Avrupa Birliği sadece ekonomik veya siyasi bir birlik değil, bir barış ve medeniyet projesidir. Avrupa kıtasında bir daha savaşmamak üzere oluşturdukları bir birliktir bu. Onun için ben barış projesidir diyorum. Türkiye'nin amacı, o temsil ettiğimiz 3 milyarlık insanlık aleminin de duasıyla, desteğiyle, katkısıyla, o kıtasal barış projesini küresel bir barış projesine çevirmek olacaktır.

Bu süreçte ben Avrupa Birliği'nin dağılacağına inanmıyorum. Yapısı değişebilir, karar mekanizmaları değişebilir. AB içerisinde farklı yapılanmalar olabilir. Ama bunu bir barış projesi olarak görürsek, barışın alternatifi olabilir mi- O yüzden Avrupa Birliği dağılmaz. Karar mekanizmaları değişebilir. Şu anda AB'nin önemli bütün kararlarının oy birliğiyle alınması gerekiyor. Şu anda AB, her konuda 27 ülkenin 27 liderini aynı noktaya getirmekle uğraşıyor. Bu önünde sonunda o birliği kitler. Karar alınamaz hale gelir. Demokratik yöntemlerle karar almayı onlar da artık benimseyeceklerdir. Oy birliği Avrupa'yı artık götürmez. Altı ülkenin kurduğu bir birlikte belki oy birliği mantıklıydı, ama AB genişledikçe başka türlü kaldıramaz bunu. Teknokrat hükümetleriyle ancak mıntıka temizliği yaparsınız, arazi düzenlemesi yapamazsınız ki arkasında halk desteği olmayan bir hükümet tutup da kapsamlı reform gerçekleştirebilir mi- Biz krizi demokrasiyle, istikrar ve güvenle aştık. Avrupa da ancak istikrar ve güvenle aşabilir."

-"Belki biz de Norveç halkı gibi üye olmak istemeyeceğiz"-

AB'nin, Türkiye'nin potansiyelini göreceğini vurgulayan Bağış, "Benim 10 yıllık siyasi tecrübemde gördüğüm bir şey var, haklı olmak yetmiyor, güçlü olmak lazım. Eğer biz Türkiye olarak bu büyüme hızlarıyla, bu bilinçle, bu kararlılıkla istikrarımıza sahip çıkarak ilerlememizi sürdürürsek onlar gelecekler bizim peşimize. Onun için durmak yok, yola devam edeceğiz. Biz reformlarımızı kendimiz için yapacağız. Sürecin kendisini sonuçtan çok daha önemli bulduğumuzu vurguluyorum. Belki biz de Norveç halkı gibi üye olmak istemeyeceğiz. Ama Norveç halkı o müzakere sürecini tamamladı, şu anda AB üyesi ülkelerden daha iyi standartlara yükseldi, sonra ben üye olmak istemiyorum dedi. Ama Brüksel'de alınan her kararı üye ülkelerden önce inceleyip işine gelenleri uyguluyor, gelmeyenleri uygulamıyor. O noktaya bir gelelim, o zaman gelip sizlere yine soracağız, üye olalım mı olmayalım mı diye. Millet karar verecek, bu işi demokrasi yine çözecek. Ama şimdi biz şu sürece bir odaklanalım."

Bağış'a konuşmasının sonunda Rize İl Genel Meclisi Başkanı Hakan Gültekin tarafından maket ahşap ev "serender" armağan edildi.

Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu ile Belediye Başkanı Halil Bakırcı'nın da katıldığı toplantı, Bağış'ın meclis üyeleriyle fotoğraf çektirmesiyle sona erdi.

-AK Parti ziyareti-

Bakan Egemen Bağış, İl Genel Meclisi ziyaretinden önce AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada bir süre İl Başkanı Hikmet Ayar ile görüşen Bağış, daha sonra partililere hitap ederek, şunları kaydetti:

"Başbakanımızın sizlere selamı var. Hamdolsun sağlığı çok iyi, keyfi de çok yerinde. Biraz istirahat ediyor, ama olaylara çok hakim. Hem Türkiye'de hem dünyada yaşanan bütün gelişmeleri yakından takip ediyor. İnanın bana dün farklı ülkelerden gelen bakanlarla bir toplantı yaptı, onların ülkesinde yaşanan birtakım gelişmeleri onlardan daha yakın takip ettiğine şahit oldum.

Rize'miz de mübarek ve demokrattır. Çünkü Türkiye'nin kronik sorunlarını çözen bir Başbakan, bir lider, bir önder çıkarmıştır. Kendim Siirtli olduğum için bunu bir Siirt, Rize ve İstanbul kombinasyonu olarak görüyorum. Türkiye'nin gerçekten bu üç şehrinin bütün zenginliklerini kendi bünyesinde barındıran bir liderimiz, genel başkanımız, başbakanımız var."

- RİZE

5/10 (1 kişi)
En Uygun Konut Kredisine Başvurmak Artık Çok Kolay. 15 Bankanın En İyi Şartları için Tıklayın!
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12