93 Yaşında Yeni Kitabını Yazıyor -Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ: -"29 Ekim Resepsiyonuna Bu Yıl da Davet Ettiler. Benim İçin Bir Onur" -"1 Kasımda İkinci Duruşma Olacak. Mecburen Gideceğim"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Nuray Gürel - Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, 93 Yaşında Olmasına Rağmen Çalışmalarını Sürdürdüğünü ve Yeni Kitabının da Yazım Aşamasını Bitirmek Üzere Olduğunu Söyledi. Çığ, Kitabında Sümerler'in Yazdığı Nuh Tufanı Olayına Yeni Bir Bakış Açısı Getirdiğini Anlattı.

Nuray Gürel - Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, 93 yaşında olmasına rağmen çalışmalarını sürdürdüğünü ve yeni kitabının da yazım aşamasını bitirmek üzere olduğunu söyledi. Çığ, kitabında Sümerler'in yazdığı Nuh Tufanı olayına yeni bir bakış açısı getirdiğini anlattı.

Muazzez İlmiye Çığ, bu kitapta Sümerler ile Türkmenler arasındaki bağlantıları da kurduğunu ifade ederek, ''Ben bir tez ortaya atacağım. Gençler de kanıtlamak üzere üstüne gitsin'' dedi

Yarın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in davetlisi olarak Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirilecek Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna, 1 Kasımda da Beyoğlu Adliyesi'nde hakkında açılan davanın duruşmasına katılacağını anlatan Çığ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Sezer ve eşiyle, geçen yıl Gaziantep Üniversitesinin akademik yıl açılışı nedeniyle verdiği açılış dersinde tanıştıklarını belirtti.

Çankaya Köşkü'ndeki resepsiyona geçen yıl da davetli olduğunu ve gittiğini bildiren Çığ, ''29 Ekim resepsiyonuna bu yıl da davet ettiler. Benim için bir onur'' dedi.

Çığ, ''Vatandaşlık Tepkilerim'' adlı kitabında yer alan ifadeler nedeniyle hakkında Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca ''halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme ve aşağılama'' suçundan açılan davanın 1 Kasımda duruşması olduğunu anımsatarak, ''Cumhurbaşkanı'nın benim davamdan haberi var mı, yok mu, bundan malumatım yok'' diye konuştu.

Hakkında açılan dava ile resepsiyona katılması arasında bağlantı kurmadığını belirten Çığ, ''Resepsiyona geçen yıl da gittim. Bu yıl da gideceğim'' dedi.

-DAVAYA KONU KİTAP-

''Vatandaşlık Tepkilerim'' adlı kitabının daha önce dergilerde çıkan yazılarından derlendiğini dile getiren Çığ, Kaynak Yayınları tarafından çıkan kitapta ''Başörtüsünün Sümerler'de genelev kadınları tarafından kullanıldığını'' yazdığını anımsattı.

Sümer mabetlerinde bunun varolduğunu dile getiren Çığ, şunları söyledi:

''Çok geniş izahı yok. Gılgamış Destanı'na bakınca Gılgamış'a arkadaşlık edecek olan Enkidu bir ormanda büyümüştür ve Enkidu'ya mabette kutsal kadın sayılan fahişeler cinsel eğitim veriyor. Biz fahişe diyoruz, onlar bunu kutsal kadın sayıyor. Bu kadınlar cinsel bakımdan eğitiyor, yemeyi, içmeyi, konuşmayı öğretiyor. O kadınları diğerlerinden ayıran şey ise taktığı başörtüsü. Bu olay Helenistik zamanda da var. Oradaki başörtülü rahibeler mabette genel kadın. Cinsel görev yaptıkları da yazılı. O rahibelerde peçe de var. Bu olay Sümerlerde, Hititlerde de var.''

Başörtüsü geleneğinin daha sonra aynı anlamda olmasa da hemen hemen her dinde devam ettiğini belirten Çığ, ''Benim tarihi bir noktayı ortaya koymam, böyle yazmamla halkı ikiye ayırdığımı düşünüyorlar. Ben halk ikiye ayrıldığı için üzülüyorum'' dedi.

Kitapta yer alan bu tür ifadeler nedeniyle İzmirli bir avukatın hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve dava açıldığını hatırlatan Çığ, ''1 Kasımda ikinci duruşma olacak. Mecburen gideceğim. Birincisine gidemedim. İkincisinde muhakkak gitmem lazımmış. Onun için gideceğim'' diye konuştu.

Kitaplarına ve yazılarına yönelik daha önce hiç tepki almadığını, bu olanların bir ilk olduğunu da anlatan Çığ, ''Dava üzdü beni. Şu bakımdan; memleketin mantalitesi değişiyor ona üzülüyorum. Bir taraftan 'irtica var mı yok mu deniyor?'. İrtica var. Yavaş yavaş oluyor. Eskiden töre cinayeti olmazdı. Şimdi töre cinayetleri var. Din maalesef siyasete alet edildi'' dedi.

Laikliğin anlaşılmadığını ve dinsizlikle karıştırıldığını da savunan Çığ, ''Fikir hürriyetinden bahsediyorsak, iman hürriyeti de var'' görüşünü dile getirdi.

Cumhuriyetin 10. yılında öğretmen olarak görev yaptığını dile getiren Çığ, ''Biz bir devrim içindeyiz hala. 1933'de öğretmendim. Cumhuriyet'in 10. yılıydı. Son derece sevinçliydik'' dedi.

Kaynak: AA / Ecem Altan