5 Haziran Dünya Çevre Günü

Kesk Dönem Sözcüsü Hüseyin Kozan, Dünyanın Yaşadığı Çevre Sorunlarının Gün Geçtikçe Çeşitlenerek Arttığını Söyledi.
KESK Dönem Sözcüsü Hüseyin Kozan, dünyanın yaşadığı çevre sorunlarının gün geçtikçe çeşitlenerek arttığını söyledi.
Kozan, İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şubesi'nde demokratik kitle örgütleri adına yaptığı açıklamada, dünyanın yaşadığı çevre sorunlarının gün geçtikçe çeşitlenerek ve büyüyerek devam ettiğini belirtti. Yapılan uyarıların yerine ulaşmadığını, alınan önlemlerin yetersiz kaldığını, küresel ısınma gibi uzun yıllar önce fark edilen sorunların büyüyerek geri dönülmez bir noktaya geldiğini ifade eden Kozan, "Aşırı tüketim, fosil yakıtlar ve sonuçları, nükleer enerji ve sonuçları, yoksulluk ve açlık, savaşlar, su kıtlığı ve biyolojik çeşitliliğin yok oluşu en önemli riskler olarak sıralanabilir" dedi.
Ekolojik krizi ve bu bağlamda küresel ısınma olgusunu üretim ilişkilerinden bağımsız ele almanın mümkün olmadığının altını çizen Kozan, şunları kaydetti:
"Bugün dünyanın ve insanlığın karşı karşıya olduğu sorun 'kapitalist ekonomik kalkınmanın' bir sonucu ve geldiği aşamadır. Bugün dünya nüfusunun yüzde 80'ini oluşturan azgelişmiş ülkeler dünya gelirinin sadece yüzde 15'ini alırken, bu durumun 'sürdürülebilir kalkınma' gibi kavramlarla açıklanmasının hiçbir inandırıcılığı yoktur. Çünkü tüketim mallarının yüzde 85'i zenginler tarafından üretilmekte ve enerjinin de yüzde 75'i zenginler tarafından kullanılmaktadır. Ülkemizin çevre sorunları da giderek büyümektedir. Her şeyden önce Türkiye'de bugün 19 milyon insan açlık sınırında yaşamaktadır. Belediyelerin yalnızca yüzde 69'u kanalizasyon şebekesine sahiptir. Mevcut 3 bin 225 belediyenin sadece 324'ünün atık suları 195 atık su arıtma tesisi ile arıtılmaktadır. Katı atık toplama tesisi sayısı tüm Türkiye'de 46'dır. Tehlikeli atıkların sadece yüzde 5'i kuralına uygun yok ediliyor, yüzde 40'ı da yakılıyor. Türkiye'de yılda ortalama 13 bin 500 hektar ormanlık alan yanarak yok oluyor. Amik Gölü, Aylan Gölü ve birçok sulak alan kaybedildi. Beyşehir Gölü, Tuz Gölü hızla kirlenmekte ve yüzey alanları küçülmektedir. Tüm dünyada koruma altına alınan alanların ülke yüzölçümlerine oranı ortalama yüzde 12.8 iken, Türkiye'de bu oran sadece yüzde 3.9'dur. Yargı kararlarına rağmen birçok yerde siyanürle altın madeni işletmeciliği sürdürülüyor. Tarihi ve kültürel miraslarımız kalkınma uğruna yok edilmek isteniyor. Verimli tarım alanları yapılaşmaya açılarak betonlaştırılıyor." Sağlıklı bir çevrede yaşam hakkının temel insan hakkı olduğunu belirten Kozan, "Yaşam ve çevre hakkının temel alındığı gelişme politikaları benimsenmelidir. 'Sürdürülebilir kalkınma' değil, 'Sürdürülebilir yaşam' esas alınmalıdır. Bizler, yaşanabilir, sağlıklı kentler istiyoruz" dedi.
(MT-RA-Y)










