47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali
47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Uluslararası Juri Üyeliğinden çekilen Emir Kusturica, Bosna'daki savaş sırasında '260 bin insan öldürüldü' haberini 'abartı' olarak nitelendirmesi konusunda yanlış anlaşıldığını öne sürdü.
47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Uluslararası Juri Üyeliğinden çekilen Boşnak asıllı Sırp yönetmen Emir Kusturica, Bosna'daki savaş sırasında '260 bin insan öldürüldü' haberini 'abartı' olarak nitelendirmesi konusunda yanlış anlaşıldığını öne sürdü.
Kusturica, basın toplantısında yıllar önce yaptığı açıklamalarla ilgili soru üzerine, savaşın ilk 7 gününe ait basında çıkan '260 bin insan öldürüldü' haberiyle ilgili olarak 'abartı' tabirini kullandığını vurguladı. Ünlü yönetmen, şunları söyledi:
'Fiziksel olarak 'imkansız' dedim. 'Hitler'in ordusu olsanız 7 günde 260 bin insan öldüremezsiniz' dedim. Söylediklerim Kızılhaç verileriyle doğrulandı ve Kızılhaç savaş boyunca toplam 100 bin insanın öldürüldüğünü söyledi. Dolayısıyla kadınlarla ilgili hiç bir şey söylemedim, sadece 7 günde söyledikleri kadar çok insanın öldürülemeyeceğini belirttim.'
Kusturica, gazetecinin 'Yani yanlış anlaşıldım diyorsunuz' sözleri üzerine, şöyle devam etti:
'Kesinlikle. Bu haberler, kendi siyasi düşüncelerine aykırı düşenler hakkındaki propagandadan ibarettir. Ne pahasına olursa olsun barış taraftarıyım. Ben hiçbir politik parti üyesi değilim. Yıllardır Avrupa'da kişisel görüşlerini bildiren Peter Handke gibi kişilerden biriyim sadece.'
Hristiyan olduktan sonra ismini değiştirdiğine yönelik bir soruyu, sadece dinini değiştirdiğini, adını değiştirmediğini söyleyerek cevaplayan Kusturica, bir başka soru üzerine Bosna'da kendisine yönelik eleştiri ve kızgınlıkların sebebinin, 'yaptığı değil, yapmadığı şeyler' olduğunu savundu. Bu çabaları 'çirkin' olarak niteleyen Kusturica, 'Ben sizi, sizden beklediğim şeyi yapmadınız diye suçlayamam. Bu durum bu beyefendilerin beni neden koruduklarını açıklar. Burada, neden polis marifetiyle korunduğumu insanların beni niye protesto ettiğini anlayamamıştım. Ama sonra anladım çünkü bir ülkenin Kültür Bakanı bir sanatçı hakkında (O şudur, budur, şunları yaptı, bunları yaptı) derse sokaktaki adam da gelip beni öldürebilir. Beklentinizi yerine getirmeyen bir kişiyi suçlayamazsınız.'
Kusturica, 'Çetnik selamı politik bir figür sayılıyor mu, sayılmıyor mu?' sorusu üzerine, Çetnik selamının Hristiyanlıkta 'Baba, oğul, kutsal ruh' üçlemesini işaret ettiğini, bunu birkaç yerde yapmasının da kendisinin Çetnik olduğunu göstermediğini savundu.
- 'HOLLYWOOD'DAN TİKSİNİYORUM'-
Büyük Ortadoğu Projesi ile ilgili bir soru üzerine ünlü yönetmen, 'Benim başımı belaya sokmayın' diye espri yaptı.
Dünyadaki dengesiz güç dağılımına ve MTV kuşağı denen oluşuma karşı olduğunu vurgulayan Kusturica, '50-60'larda Amerikan rüyası yükselirken, bu dünya idealizminin parçasıyken Hollywood bunu yayıyordu. Fakat sonra bu Hollywood, bu idealist misyonu bırakıp bugün olduğu hale döndü. Bazı insanlar Hollywood'u sevebilir fakat ben Hollywood'dan tiksiniyorum' dedi.
'Boşnak sinemacılarla ilişkiniz oldu mu?' sorusu üzerine Kusturica, ünlü Bosnalı şair, yönetmen ve senaryo yazarı Abdullah Sidran ile görüştüğünü söyledi.
Kusturica'nın basın toplantısında Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile ilgili kullandığı 'düşman' kelimesini Türkçe söylemesi dikkati çekti.
Bu arada, Kusturica'nın basın toplantısı yaptığı Hillside Oteli'nin dışında, Türkiye Bosna Hersek Kültür dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu üyeleri de protesto gösterilerinde bulundular.
(SON)
(FÜ-ŞEN-SU) - ANTALYA









