4. Uluslararası Balkan Forumu
Emekli Büyükelçi Ömür Orhun, "Kimlik çatışmalarını, çıkar çatışmaları ile karıştırmamak gerekir" dedi.
Emekli Büyükelçi Ömür Orhun, "Kimlik çatışmalarını, çıkar çatışmaları ile karıştırmamak gerekir" dedi.
Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) tarafından, Ekmekçizade Ahmetpaşa Kervansarayı Kültür Merkezi'nde düzenlenen ve yarın sona erecek 4. Uluslararası Balkan Forumu'nun 1. oturumunda "Balkanlar'da Bir arada Yaşama Kültürü: Kimlik Çatışmasından Kültürel Entegrasyona" konusu tartışıldı.
Emekli Büyükelçi Ömür Orhun, Moderatörlük yaptığı oturumda, etnik, kültürel farklılıklardan doğan sorunlar ve düşmanlıkların, yeni çağda da yeni çözüm yollarının bulunmasına ittiğini belirtti.
Balkanlarda bir arada yaşama kültürünün ele alınacağını oturumda, kimlik çatışmasından kültürel entegrasyona nasıl geçilebilirliğe cevap aranacağını ifade eden Orhun, bir arada yaşama kültürünün, paralel toplumlar halinde yaşamak olarak algılanmaması gerektiğini vurguladı.
Orhun, şöyle devam etti:
"Bir arada yaşamak, iç içe yaşama olarak kabul edilirse, çatışmaların, yanlış anlamaların ve bazı grupları ötekileştirmenin önüne geçilebilir zannediyorum. Diğer taraftan, ortak kültürel değerler kadar, ortak insani değerler de önem kazanmıştır. Bu değerlere saygı, kültürel kimliğin, bir ilmin kültürel garantisi olarak da görülebilir.
Kimlik, insanların yaşam çevrelerinde oldukları gibi algılanabilmelerini ve karşılanabilmelerinin algılanmasıdır. ve onların o şekilde anlatılmalarına imkan veren, sosyal bir olgu olarak tanımlanabilir. Kimlik, esas olarak insanın dışa karşı yansıttığı bir cephe, veya bir görünüştür. Kimlik çatışmalarımız güçlü ibret ve öfke içerir. Bu içselliği ile geniş ve büyük zararlara, yıkımlara yol açabilir. Öte yandan, kimlik çatışmaları temelde maddi kaynaklarla ilgili anlaşmazlıklar değildir. Kimlik çatışmalarını, çıkar çatışmaları ile karıştırmamak gerekir. Kimlik çatışmaları psikolojik ve kültürel kökenli olup temel değerlerle, temel inançlarla ve ortak kimlikle ilgilidir. "
-TÜRK TELEVİZYON DİZİLERİNİN ETKİSİ-
Hırvatistan Zadar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vjeran Katunaric ise Balkanların bir dönem, Müslümanların, Katolikler'in, Ortodokslar'ın bir arada, kardeşçe, barış içinde yaşadığı bir bölge olduğunu vurguladı. Bu dönemlerde Balkanların, Amerikan kültürünün, müziğinin etkisi altında kaldığını anlatan Katunaric, ama bugün bunun hızla değiştiğini söyledi.
Balkanlarda ortaya çıkan kültürel ürünlerde mutlak şampiyonun aslında Bosna Hersek, Hırvatistan ve diğer Balkan ülkelerde aktif rol oynayan Türkiye'nin olduğunu anlatan Katunaric, "Türk televizyonlarında yayımlanan Gümüş, Binbir Gece gibi isimli diziler Balkanlarda aylarca zirvede kaldı" dedi.
Katunaric, , Balkanlar'daki çalkantılı dönemin bitmesiyle barış kültürünün ortaya çıktığını sözlerine ekledi.
Bükreş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehaela Lidia İrimia da Balkanlar'da farklı etnik kültürlerin bulunduğunu, bunların da ilginç kompozisyonlar oluşturduğunu belirtti.
Romanya'da Hacivat ve Karagöz gibi gölge oyunların fuarlarda, eğlencelerde sıklıkla gösterildiğini ifade eden İrimia, Romanya'nın Osmanlı kültürünün etkisi altında kalarak kendi Hacivat ve Karagöz'ünü ve gölge oyunlarını yarattığını sözlerine ekledi.
- EDİRNE








