3 Silahşörler...

Üzerinden biraz zaman geçsin istedim Ünal Aysal başkanın yaptığı Madrid gezisinin…
Üzerinden biraz zaman geçsin istedim Ünal Aysal başkanın yaptığı Madrid gezisinin… Öncelikle başkanın müdahil olma konusuna girersek; yeri geldiğinde kendisinin de gereken müdahaleleri yapacağını göstermesi açısında önemli bir işaretti Madrid gezisi… Profesyoneller ve yöneticiler ön hazırlıkları ve çalışmaları yoğun bir şekilde yapıyorlar ama iş sonuna geldiğinde gerekirse de başkan olaya müdahil olabiliyor. Bu bundan sonraki icraatlar açısından iyi bir gösterge. Ünal Aysal'ın adı yıllardır basında geçmesine rağmen nasıl bir yönetim tarzı olacağını kimse kestiremiyordu. İlk açıklamaları oldukça tutarlı ve güven verici olan Aysal'ın aksiyon konusunda da gerektiğinde aktif olacağını Madrid seyahatinden görebiliyoruz…
Oyunculara ve Galatasaray'a katkılarına gelirsek, işi tüm boyutlarıyla yorumlamak kolay değil. Bir oyuncunun çok kaliteli olması geldiği takıma büyük katkı yapacağı anlamına gelmiyor. Galatasaray'ın geçen seneyi saymazsak son senelerde transfer dönemlerinin en hareketli takımı olduğu gerçeği başarıyı beraberinde getiremedi. Sadece Galatasaray değil, her kulüp için bir oyuncunun kalitesinin üst düzey olması o oyuncunun o takıma büyü katkılar yapacağı anlamına gelmiyor. Aklıma hemen gelen belki de en önemli örnek , Nicolas Anelka…
Oyuncunun kalitesinin yeterli olmaması tamam ama yine de büyük takımların transferlerinde büyük oyuncularla anlaşmasını da doğru buluyorum. Belki bazılarından istenilen verim alınmasa da yine de geçmişi belli, kalitesi tartışılmayacak oyuncular getirilmeli ve sonrasında bu oyunculardan verim almanın yolları bulunmalı. Galatasaray'ın ana problemi belki de bu oldu. Oyuncular formayı giyene kadar OK ama Florya'da o oyuncuların mutlu olması sağlanamadı. Fatih Terim'in alışık olduğumuz "kolej havası" sahibi takım yaratması bu açıdan da çok önemli. 6 yabancıyı verimli kullanan takım, maça 1 adım önde başlayabiliyor…
Oyuncu seçimlerinde de Fatih Hoca tarzını görebiliyoruz. 2 pozisyonda oynayabilen Ujfalusi bana ilk Terim döneminin Capone'sini ve 2. Terim döneminin Abel Xavier'ini hatırlattı. İster sağ bek, ister stoper… Reyes için söylenecek tek şey, harika oyunculuğunu bir türlü tamamen patlatamamış olmamasıdır. Oynadığı kulüplerin büyüklüğü düşünüldüğünde belki bulunduğu yerde başka yıldızların olması onu etkilemiş olabilir. Eğer istek olarak üst düzeye çıkarılabilir, takımla bütünleştirilirse futbolunun en verimli çağını Galatasaray'da yaşayabilir. Forlan ise bambaşka bir oyuncu tabi ki. Gol sezgisinin üzerine dünyada sınırlı oyuncuda bulunan bir şut yeteneği var. Manchester United dönemi dışında gittiği her kulüpte gol konusundaki 1 numaralı çözüm olmuş. Türkiye ve İstanbul'un güzelliği ve bu ülkede ne kadar sevileceği konusunda yeteri kadar bilgisi olsa vakit kaybetmeden İstanbul'a uçar. ve sakatlık vs. gibi problemler yaşamazsa, Galatasaray'ın da gol yollarını sonuna kadar açar.
Fatih Terim'in Baros ve Elmamder'in üzerine Forlan'ı da takımda görmek istemesi bu sezon hücum gücüne sakatlık, kart cezası vs. gibi engeller istemediğini açıkça gösteriyor. Forlan konusunda olumsuz haberler geliyor ama bu işler son dakikaya kadar belli olmayacaktır. Eğer Forlan olmayacaksa da Ünal Aysal özel uçağına da mutlaka bir kez daha binecektir…
Twitter'dan takip edebilirsiniz: www. twitter. com/emreugurlu











