27 Nisan E-Bildirisinin, Darbeleri Araştırma Komisyonuna Dahil Edilmemesi

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, 27 Nisan bildirisinin Darbeleri ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu kapsamı dışında tutulması ile ilgili olarak, "27 Nisan'ın ertesi günü, şapkasını alıp kaçmış iktidarlara alışmış Türk toplumu, ilk defa"...

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, 27 Nisan bildirisinin Darbeleri ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu kapsamı dışında tutulması ile ilgili olarak, "27 Nisan'ın ertesi günü, şapkasını alıp kaçmış iktidarlara alışmış Türk toplumu, ilk defa dik duran bir hükümetle karşı karşıya kalmış; 27 Nisan e-muhtırası da o sayfalarda kalmıştır" dedi. Elitaş, komisyonun bu konuyu da inceleyerek, raporuna eklemesinin mümkün olduğunu da söyledi.

Elitaş, Meclis'te gazetecilerin, 27 Nisan e-bildisirinin Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonunda, araştırma kapsamı dışında tutulması ile ilgili sorularını yanıtladı. Elitaş, 27 Nisan ile ilgili e-muhtırasının yayınlandığını ve bunu yayınlayan kişinin de 'ben bunu tek başıma yaptım' dediğini belirterek, "Ertesi gün, şapkasını alıp kaçmış iktidarlara alışmış Türk toplumu, ilk defa dik duran bir hükümetle karşı karşıya kalmış; 27 Nisan e-muhtırası da o sayfalarda kalmıştır" dedi. Elitaş, söz konusu bildirinin Cumhurbaşkanını uyarısıyla internet sayfasından da kaldırıldığını hatırlattı.

27 Nisan'ın '367 garabeti' gibi bir sonuç ortaya çıkardığını belirten Elitaş, komisyon üyelerinin bu konuda araştırma yapabileceklerini, ilgilileri çağırıp görüş alabileceklerini söyledi. Bu komisyonun soruşturma değil, araştırma komisyonu olduğunu belirten Elitaş, bu yüzden isteyenlerin gelmeyebileceğini de kaydetti. Konunun incelenmesi ve rapora eklenmesinin mümkün olduğunu da ifade eden Elitaş, "Muhalefet partisi milletvekili arkadaşlarımızın '27 Nisan'a niye girmediniz? Orada şu var, bu var. Dolmabahçe uzlaşmalarından dolayı çekiyorsunuz' şeklindeki ifadeleri… Sayın Kılıçdaroğlu'nun

'Dolmabahçe görüşmeleri, Sayın Büyükanıt ile Sayın Başbakan arasındaki bir senaryonun ürünüdür' deyince… Yani biri 27 Nisan biri 4 Mayıs. Biz herhalde tarihi tersinden okuyor diye düşünüyoruz. 27 Nisanla ilgili gerekçeyi de komisyon üyesi arkadaşlarımız yaparlar" diye konuştu.

"DARBE HEVESLİLERİNİN İŞTAHINI KABARTAN MADDE"

TSK iç Hizmetler Kanunu'nun darbelere gerekçe olarak gösterilen 35. maddesinin değiştirilmesi yönündeki girişimlerle ilgili bir soru üzerine de Elitaş, bu maddenin 'darbeyi çağırmadığını', ama darbe yapmaya heveslenenlerin iştahını kabartan bir madde' olduğunu söyledi. 12 Eylül'le birlikte darbecilerin şiddetle bir şekilde bu maddeyi göstererek vicdanlarını rahatlattıklarını belirten Elitaş, "28 Şubat da aynı şeyi söyledi. Demek ki eğer birilerinin iştahını kabartacak ve birilerini ikna edecek yöntem için önemli bir unsursa, 'Türkiye Cumhuriyeti Devletini korumak ve kollamak' görevleri arasında görüp de, korurken kendi vatandaşlarına karşı koruyan bir TSK tanımı uygun olmuyor. Onun değiştirilmesi gerekir. Çünkü CHP'nin bu konuda verdiği bir kanun teklifi vardı. O kanun teklifi her zaman yaptıkları gibi diyordu ki, 'Eğer Türkiye Cumhuriyetini koruyup kollamak görevini yerine getirirken, parlamentoya dokunmayın' diyordu. Yani '28 Şubat gibi olun, ama lütfen 12 Mart gibi, 12 Eylül gibi darbe yapmayın, parlamentoyu kapatmayın, partimizi kapatmayın' diye bir kanun teklifleri vardı. Sonradan herhalde anlamışlardır onlar. 'Parlamenter sistemin devamı içerisinde darbe yapabiliriz' anlamına gelebilecek şeyi anlamışlardır. En son tutuklu vekillerle ilgili Kandil ile TBMM arasındaki tünelin gerçekleşmesinin ilk kazmasını vuracak maddeleri gibi herhalde bunu da anlamışlardır diye düşünüyorum" dedi. - ANKARA

Kaynak: İhlas Haber Ajansı