20 Hizbullah Tetikçisine Ömürboyu Hapis
Terör Örgütü Hizbullah'ın Askeri Kanadında Yer Alıp Diyarbakır'da Toplam 212 Silahlı, Satırlı ve Bombalı Eylemde, Aralarında Öğrenci, Öğretmen, Mühendis ve Çeşitli Meslek Gruplarından Kişilerin Bulunduğu 97 Kişinin Öldürülmesi, 23 Kişinin de Yaralanması Eylemlerine Katıldıkları Gerekçesiyle Yargılanan 20 Tetikçi Ömürboyu Hapis Cezasına Çarptırıldı. 4 Sanık da Çeşitli Hapis Cezalarına Çarptırıldı.
Terör örgütü Hizbullah'ın askeri kanadında yer alıp Diyarbakır'da toplam 212 silahlı, satırlı ve bombalı eylemde, aralarında öğrenci, öğretmen, mühendis ve çeşitli meslek gruplarından kişilerin bulunduğu 97 kişinin öldürülmesi, 23 kişinin de yaralanması eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle yargılanan 20 tetikçi ömürboyu hapis cezasına çarptırıldı. 4 sanık da çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.
Diyarbakır'da 1991-1994 yılları arasında, hayat kadını oldukları gerekçesiyle 4'ü kadın, olmak üzere çeşitli meslek gruplarından toplam 97 kişiyi tek kurşunla sokak ortasında infaz ettikleri, kadınları ise döner bıçağı ve satırlarla 'İbret olsun' diye doğradıkları, 23 vatandaşı silah ve satırla yaraladıkları gerekçesiyle 13 yıldır yargılanan 20'si tutuklu toplam 34 sanıklı Hizbullah davasına 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanıkların tümü katılırken, tutuksuz 14 sanık katılmadı. Kapatılan Diyarbakır 2 Nolu DGM'de 1994 yılında görülmesine başlanan ve DGM'lerin kapatılmasından sonra Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bu davada bugüne kadar 92 duruşma yapıldı. 5 mahkeme heyeti olmak üzere toplam 20 hakim ve 8 savcı değişti.
PİŞMAN DEĞİLİZ
Mahkemede, son sözleri sorulan sanıklardan Mustafa Demir, ''İnşallah mahşerde buluşuruz. Geciken bir adalet var'' dedi. Sanık Veysi Ülsen, ''Tahliyemi de beraatimi de istemiyorum. Son sözüm Müslüman olmakla iftihar ediyorum. Allah'tan başka kimseye boyun eğmem. Allah'a iman ettiğim için vereceğiniz ceza beni bağlamaz. Tahliye olsam sevinmem, ceza alsam üzülmem. Ben rahatım, siz de rahat olun. Yanlış bir karar verirseniz, size dua edeceğim. Ne asker, ne devlet görevlisi öldürdük. Suçum Müslüman olmamdır. Allah'ın uğruna saçımın kılı kadar başım olsa yine feda ederim. O bana tutsaklığı nasip etmişse ben üzülmem. İslam ve Kuran adına ne gekiyorsa yine yaparım'' dedi.
Sanık Seyfettin Kınay, ''Bir savcı, ya da hakim öldürmek zor değil. Biz istediğimiz eylemi yapabilirdik. Ancak sadece kendimizi savunduk. Zalimler için yaşasın cehennem'' dedi. Mehmet Ali Eneze ise, ''Hizbullah üyesi olmakla iftihar ediyorum. PKK zulmünden dolayı bu eylemler yapıldı. Savcı, hakim, polis bölgede rahat görev yapabiliyorsa bu cemaatimiz sayesindedir. Bizim ceza yerine, mükafatlandırılmamız gerekir'' diye konuştu. Mustafa Sevim, ''Çıkacak kararda taktir Allah'ındır. Sizler sadece bir sebepsiniz. Ben üzülmüyorum. Koçlar kurban içindir. Bizde bu davanın kurbanı olmuşsak ne mutlu bize'' dedi. Sıdık Kurt ise, son sözünde Arapça ayetler okudu. Mahkeme başkanı, ''Bunu tutanaklara yazdıramam. Karşılığını söyle bari'' dedi. Bunun üzerine Kurt, ''Allah ki, ne güzel vekil, ne güzel dosttur'' dedi.
20 ÖMÜRBOYU HAPİS
Duruşmaya verilen 2 saatlik bir aradan sonra mahkeme kararını açıkladı. Tutuklu sanıklardan Mustafa Demir, İskender Tutar, Ramazan Elaltuntaş, Veysi Ülsen, Seyfettin Kınay, Mehmet Zeki İnal, Abdulgafur Batmaz, Sedat Şeran, Zekeriya Ezer, Mehmet Duman, Mehmet Ali Eneze, Tamer Gezer, Kasım Erkan, Mecit Damar, Mustafa Sevim, Sıdık Kurt, Mahsum Nazlı, Güro Adem, Şahin Yapıcı ve Mehmet Selçuk ile tutuksuz sanıklar Halil Askan, Bayram Kınay TCK'nın 146/1 maddesi uyarınca 'Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak, terör örgütü adına silahlı eylemlerde bulunmak' suçundan önce ağırlaştırılmış ömürboyu hapis cezasına çarptırıldı, ceza daha sonra ömürboyu hapse çevrildi. Ömürboyu hapism cezası alan tutuksuz sanıklar Halil Askan ile Bayram Kınay, eylemlere katıldıkları tarihlerde 18 yaşından küçük oldukları gerekçesiyle cezaları 16 yıl 8'aya indirildi.
Tutuksuz yargılanan 12 sanıktan 4'ü beraat etti, 6'sının dosyası zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldı. Tutuksuz yargılanan Fırat Doğan ve Muharrem Onu ise örgüt üyesi olmaktan 6'şar yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırıldı.









