16. İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Büyümede Aslolan Hedeflerinden Taviz Vermeyeceklerini Vurgulayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Hedefi 7 Olarak Tuttuk Ama İnanıyoruz Ki Bunun 4'ün Altına Düşmesi Söz Konusu Değil" Dedi.

Büyümede aslolan hedeflerinden taviz vermeyeceklerini vurgulayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Hedefi 7 olarak tuttuk ama inanıyoruz ki bunun 4'ün altına düşmesi söz konusu değil" dedi.

The Economist Intelligence'in düzenlediği "16. Yuvarlak Masa Toplantısı" Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı'nın katılımıyla Hyatt Regency Otel'de gerçekleştirildi.

Kayıtdışıyla mücadelelerinin devam ettiğin ifade eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Ama yasal düzenlemelerle iş bitmiyor. Asıl önemli olan insan unsuru. İnsan unsurunun kayıtdışıya kayışını engellemek bir eğitim süreci. Yetişmiş insanınız, ahlak değerlere önem veren insanınız ne kadar artarsa, kayıtdışı ekonomiden de o kadar kurtulursunuz. Yetişmiş insanınız, ahlak değerlere önem vermezse, yasal düzenlemeler ne kadar başarılı olursa olsun bu kayıtdışılık devam edecektir. Engelleyen yasal düzenlemeler var ama buna rağmen kayıtdışılık devam ediyor. Çünkü rekabeti kayıtdışılığın üzerine inşa eden bir anlayış var. Ben bunları ahlakdışı yaklaşımlar olarak görüyorum. Bu şahıs bazında olabilir, kurumsal olabilir. Burada öncelik insan unsurudur yasal düzenlemeler ondan sonra gelmektedir" dedi.

"İŞSİZLİK ORANI DEĞİŞMEDİ" İşsizliğin sadece Türkiye'nin değil tüm dünyanın sorunu olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, artık teknoloji yoğun bir anlayışa kayıldığına dikkat çekerek şöyle konuştu: "Göreve geldiğimizde Türkiye'de işsizlik oranı 10.7 idi, şimdi yine o civardayız. Kaldı ki istihdam alanına yeni girenleri iş sahibi yapmışız. 2007 sonu itibariyle 2.4 insanı iş sahibi yapmak. Türkiye ciddi manada sanayileşiyor. Göreve geldiğimizde tarım sektörüyle bugünkü tarım sektörüne baktığımız da burada da 10 puan kazanımımız var.

Yani tarım sektöründen sanayi sektörüne bir geçiş söz konusu" dedi.

Kobilere ciddi destek verdiklerini söyleyen Başbakan Erdoğan, tarımda da teknoloji ağırlıklı yapıya önem verdiklerini ve Güney Doğu Anadolu Projesi (GAP), Doğu Anadolu Projesi (DAP) ve Konya Ovası Projesi (KOP) projelerinin tamamen buna yönelik olduğunu ifade etti.

Hükümetin enflasyonla mücadele politikasının sorulması üzerine de Erdoğan, Türkiye'deki enflasyonun küresel kriz sürecinin bir etkisi olduğun ancak enflasyona mücadelelerinin aynı kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.

"BÜYÜMEDE YATIRIMLAR ÖNEMLİ" Başbakan Erdoğan şöyle konuştu: "Büyümede aslolan hedefimizden taviz vermeyeceğiz. Hedefi 7 olarak tuttuk ama inanıyoruz ki bunun 4'ün altına düşmesi söz konusu değil. Ama bu bizim için yeterli değil. Bu noktada yatırımlar bizim için ciddi önem kazanıyor. Özellikle 2007 itibariyle çektiğimiz doğrudan yatırım olsun, finans sektöründeki yatırımlar olsun bizler için çok çok olumlu gelişmeler. Bu yıl maalesef bazı sıkıntılar, 14 Mart'tan bu yana faizdeki yaşanan sıkıntılar bizleri olumsuz etkiliyor. Bunu itiraf etmek durumundayım. Yüzde 15.5-16 iken şu anda 22 civarına ulaşmış bir faiz var. Bunun ciddi manada bize olumsuz etkisi var. Bunu yeniden toparlamamız tek haneliye ulaşmamız lazım. Yüzde 12 reel faizi gördüğümüz zaman bunu tabi ki bedeli çok çok ağır. Bu bedel ister istemez orayı tahrik ediyor. Bu düştükçe enflasyonu da geri çekecektir. Faizi bu noktada bir sebep, enflasyonu ise netice olarak görenlerdenim. Bu ilişkide de faizin yükselmesi enflasyonu da yükseltmiştir. İnanıyorum ki tekrar toparlanmamız bizi iyi bir konuma getirecektir. Türkiye'de bu alt yapı var. bu yatırım sürenci hızlandıracağız. Onun içinde Yatırım Promosyon Ajansımızı bu noktada daha fazla koşturuyor ve necilerini de almaya başladık. İnanıyorum ki bu bizi rahatlatacak bir süreç olacaktır. Ama şu anda bir sıkıntımız var." Gayrimenkul sektöründeki kayıtdışı ekonominin tedbirini almak için çalışmalar sürdürdüklerini ifade eden Başbakan Recep Tayip Erdoğan, emlakta özellikle beyanın mı esas alınacağı yoksa rayiç bedeli tespit ederek mi bu işin üzerine gideceğinin ciddi bir tartışma konusu olduğunu söyledi. Beyanın esas alınmasının ciddi suiistimallere neden olduğunu da belirten Erdoğan, "Kimse beyanda oranın rayiçini vermediği gibi bir kamulaştırma yaptığınızda da orası bakıyorsunuz yargıya gittiğinde 1'e 10 bedelle geri dönüyor. 10 fazlasını vermek durumundasınız. Bu neyi gösteriyor? Buralardaki suiistimal bitmiyor. Ama rayiç bedel üzerinden bu beyanlar gerçekleştirse ve yasal düzelemeye de şerh düşülecek olursa ki şu anda onun üzerinde çalışıyoruz, o zaman kimse o gayrimenkulün bedelini düşük gösteremeyecektir. Bu konuda bir çalışma hazırlığı da yapıyoruz." Cari açığın 2008 yılında çok arttığına işaret eden Güler Sabancı, "Türkiye'nin şahsen her zaman belli bir oranda cari açığı olacağını düşünüyorum. Büyüme modunda bir ülkeyiz dolaysıyla belli bir cari açığımız olacak. IMF'nin bu konuda bir raporu var; 'önümüzdeki süreçte Türkiye'nin cari açığı yüzde 4.5 seviyesine inebilir ve bu seviyede götürülebilir' diyor. Ben bu raporu çok önemsiyorum" dedi.

"PARASAL İLİŞKİLERDE IMF'YE İHTİYAÇ YOK" Güler Sabancı'nın "Başbakan'a bu IMF ile anlaşmayı sormak istiyorum. IMF ile eski günler geride kaldı biliyorum. Belki artık ihtiyacımız yok ama farkı bir ihtiyacımız olduğu kanısındayım. Bu konuda ne yapacağız?" demesi üzerine Başbakan Erdoğan, "Şunu peşinen teyit edeyim; parasal ilişkiler noktasında bizim IMF'ye ihtiyacımız yok. Göreve geldiğimizde IMF'ye 23.5 milyar dolar borcumuz vardı şu anda ise yaklaşık 10 milyar dolar ki bu bizim için bir problem oluşturmuyor. Ama özelikle akreditasyon noktasında IMF'nin bir önemi var; bu bakımdan şu anda teknik çalışmalar özellikle devlet bakanlığımız ve ilgili arkadaşlarımız ve IMF yetkilileri arasında devam ediyor. Bildiğiniz gibi Yatırım Danışma Konseyi'ni geçtiğimiz günlerde ülkemizde toplamıştık. Bunları konuştuk. Sanıyorum ki kısa biz zaman içerisinde aralardaki teknik çalışma bitecek ve kararımızı birlikte açıklayacağız" dedi.

Yeni belediyeler yasası çıkaracaklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, yasayla beldelere yeni bir ufuk getireceklerini söyledi.

Toplantıda mevcut küresel ekonomik koşullarda büyük holdinglerin daha karlı oldukları alanlara odaklanıp odaklanmadıklarının sorulması üzerine Güler Sabancı, "Evet. Biz bir holding olarak daha fazla bu alanlara odaklanmaya çalışıyoruz. Daha yüksek potansiyeli olan sektörlere odaklanmak doğru. Küresel kriz bizi herkesin etkilediği kadar etkiliyor. Ancak kredi piyasalarını, borçlanma çevrelerini etkiliyor diye düşünüyorum. Bunu bu şekilde hissedebiliyoruz. Ancak biz bir grup olarak, çok fazla hissetmedik.

Yalnızca biz 10 yıllık enerji çalışmalarımız için 1 milyar Euro borçlandık. Kaçınılmaz olarak herkesin bu krizin yansımalarını hissetmesi mümkün. Çok şeffaf bir dünyadayız. Ancak şimdiye kadar çok büyük bir etkilenme görmediğimizi söylemeliyim" yanıtını verdi.

Cari açığın beklenenden fazla olmasının Türkiye'de beklenen etksnin sorulması üzerine Başbakan Erdoğan, "Bizim cari açığa baktığımız zaman, petrole ödenen paranın cari açıkla hemen hemen aynı olduğunu görüyoruz. Türkiye, petrol ithalatçısı ülke olmasa böyle bir sorun olmayacak. Özelikle doğalgazdaki fiyat artışının bu kadar hızlı artışı elektirk fiyatlarını da ciddi manada zorlamaya başlamıştır. Biz de bunu kaçınılmaz gördüğümüz için zamlar yaptık. Artık bu zammın da bir otomatiğe bağlanması gerekir.

Çünkü bunun bedelini de sürekli hazineden karşılamam mümkün değil. Ama kendi başına bırakmak da mümkün değil. Zira şu anda bizim doğalgaz sebebiyle özellikle çevrim santrallerindeki doağlgaz sebebiyle elektrik üretimi ve ya tüketim noktasında fiyatlar çok yüksek" dedi.

"ENERJİ YATIRIMLARI SÜRÜYOR" Yenilenebilir enerjide ciddi yatırımlara başladıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, 5-10 yıl içerisinde yatırım yapılan hidroelektrik santrallerinden ciddi enerji elde edileceğini ifade etti.

Termik santrallerde de yatırımların ihaleye açılacağını belirten Erdoğan, girişimcilerce ithal kömüre dayalı termik santral kurma çalışmalarının da sürdüğünü aktardı. Söz konusu yatırımların ilerleyen dönemde elektrik fiyatlarına olumlu yansıyacağını söyleyen Erdoğan, "Bu arada bir de biliyorsunuz nükleer enerji önümüzde. Onun şu anda artık ihale süreci yaklaşıyor. O ihaleden sonra da gerçi yatırım süreci uzun ama, nükleer enerji Türkiye'de devreye girecek" dedi.

Sabancı grubu olarak nükleer enerjiyle ilgili olduklarını söyleyen Sabancı, "Şu anda planladığımız yatırım doğalgaz, termik, kömür ve yenilenebilir enerjiye dayalı 6 milyar euro'yu bu işlere elektrik üretimiyle ilgili yatıracağız. Dengeli bir portföyümüz olsun istiyoruz. yenilenebilir oranını yüksek tutmak istiyoruz ki şu anda da ona çalışıyoruz. Sayın Başbakanımızdan da rica ettik; 2 tane yenilenebilir enerji bir tane de doğalgaza dayalı santralimizin temelini birlikte atalım istiyoruz. Bu pakette dağıtımlar yok; sadece elektrik üretimi. Bunu Hedefimiz Türkiye'deki deki elektrik üretiminin yüzde 10'unu gerçekleştirmek" şeklinde konuştu.

Hükümetin enerji yatırımları konusunda kendilerini desteklediğini ifade eden Sabancı, Türkiye'nin büyümesini önünde enerjinin engel olmaması gerektiğini kaydetti.

Enerjiyle ilgili çalışmaların devam ettiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, bunların önümüzdeki 10 yılda nükleer enerjiyle beraber neticelerinin alınacağını belirtti. 10 yılda alınacak bu neticelerin Türkiye'nin talebini karşılayacak mahiyette olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Nükleer enerjide sadece Akkuyu'yu düşünmüyoruz; bunun yanında Sinop'ta da nükleer enerji düşünüyoruz. Her ikisinin devreye girmesi bize 10 bin megawatt civarında bir enerji sağlayacaktır" dedi.

"Önümüzdeki on yıl, Türkiye'nin enerji talebinde arzla karşılık verecek durumdadır" diyen Erdoğan, kaçak elektrik kullanımının enerjide ciddi bir sıkıntıya neden olduğunu ancak bu konuda gerekli çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Elektrik tesislerinin özelleştirme kapsamı içerisinde olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, bu konuda öncelikle pilot uygulama başlatacaklarını söyledi. Başbakan Erdoğan ayrıca, sadece vatandaşlar değil işletmelerin de elektrik kaçırdığını belirtti.

Başbakan Erdoğan, Tüketimi azaltmayı öngören bir planlarının olup olmadığının sorulması üzerine ise, özellikle tüketimde tasarrufu teşvik etmek için çalışmalarının sürdüğünü belirterek, "Sağ olsun Enerji Bakanımız ampul seçimine varıncaya kadar çalışmalarını sürdürüyor" dedi.

(CY-CY-E)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı