Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, Medeniyetler İttifakı projesinin çok kısa sürede genişleyerek evrensel bir oluşuma dönüştüğünü söyledi.
Başbakan Erdoğan, bugün İspanya'nın başkenti Madrid'de başlayan 1. Medeniyetler İttifakı Forumu'nda yaptığı konuşmada, "Gerçekten de 2 yıl gibi kısa bir sürede Medeniyetler İttifakı girişimi belli bir olgunluğa erişmiş bulunuyor. Gün geçtikçe genişleyen, bugün 80 ülke ve uluslararası örgütü bünyesinden barındıran forum, evrenselliğini ortaya koymuştur" dedi.
Dünyanın önyargı ve çatışmaların derinleşmesi gibi bir tehditle karşı karşıya olduğunu ifade eden Erdoğan, "Oysa bilginin bu kadar kolay ulaşılabilir olduğu dünyamızda, kültürler ve dinler arasındaki mesafenin daralması beklenmeli diye düşünüyoruz. Ancak çok çeşitli sebeplerden dolayı bu mesafenin daralmadığını, tersine daha da açıldığını gözlemliyoruz" diye konuştu.
Dünyada sınırların ortadan kalktığı bir çağda huzur ve barışın sağlanamadığını kaydeden Erdoğan, insanlığın müşterek değerleri yerine, ayrılıklarının ön plana çıkartılmasının üzücü olduğunu söyledi. Erdoğan, "Ayrılıkları vurgulamanın yol açtığı bir kör fanatizm, dünyanın bir bölgesini acılar içinde bırakırken, başka bölgelerden toplumlar, en azından şimdilik refah içinde yaşıyorlar. Fanatizm bana göre, hayat hakkını sadece kendimizde görmek, bu hakkı başkalarından esirgemek ve farklılıkların özgürce
kendilerini dile getirmelerine fırsat vermemektir. Bugün dünyanın hangi ülkesinde, hangi inanç dairesine mensup olursa olsun, dünyaya söyleyecek sözü olan herkes fanatizmle mücadele etmek durumundadır. Çünkü hepimiz sadece kendimizden değil, herkesten, her canlının hukukundan sorumluyuz. Sorumluluk mevkiinde bulunuyorsak, bütün içtenliğimizle barışın ve kardeşliğin savunucuları olmak zorundayız" dedi.
Tüm semavi dinlerin ortak bir ana mesajı bulunduğunu ifade eden Erdoğan, "Dinler yaratılışa, fıtrata uygun değerler bütünü sunmuştur. Yaratılışın yani fıtratın sesine kulak vermezseniz, değil insanın, hiçbir canlının hakkını ve hukukunu koruyamazsınız. Yaratılanı, yaratandan ötürü seven bir anlayışla hareket etmeli, barış, hoşgörü, sevgi ve saygıyı herkes için geçerli kılmayız" şeklinde konuştu.
Farklılıkları öteki olarak görerek dışarı bırakmanın ayrılma, bölünme ve çatışmanın başlangıcı olacağını söyleyen Erdoğan, "aslolanın hayata, bütün yaratılmışlara bir nazarla bakma, çokluk içinde birliği tesis edebilmek" olduğunu kaydetti. Bütün insanlığın "su kadar, ekmek kadar, hava kadar sevgi, şefkat, merhamet ve adaletin eşitliğine" ihtiyaç duyduğunu belirten Erdoğan, bunların can yakıcı şekilde hissedildiğini söyledi.
Erdoğan, "İnsani trajedilerde bunu acı bir şekilde tekrar tekrar tecrübe ediyoruz. İşte Medeniyetler İttifakı projesi, bu acılara son verecektir. Bu, barış içinde bir arada yaşayabileceğimiz bir dünya inşa etmek umuduyla başlamıştır" dedi. Erdoğan konuşmasının devamında şunları söyledi:
"Amacımız, önyargıları ve kutuplaşmaları gidermek, şiddet ve çatışma yerine barış ve işbirliğini hakim kılmaktır. Unutmayalım ki Medeniyetler İttifakı, küresel bir soruna verdiğimiz küresel bir cevaptır. Ancak uzun vadeli, planlı ve kararlı bir çabayla bu sorunun üstesinden gelebiliriz. Böylelikle sadece görünen sorunları değil, bunların nedenlerin ide ortadan kaldırmaya yönelik adımlar atabiliriz. Burada dayanışma ve işbirliğinin önemi, kendiliğinden ön plana çıkıyor. Özellikle bu hedeflerin hiçbirini
kendi kendimize başaramayacağımız gibi, yeterli dayanışmayı sağlayamadığımız takdirde istediğimiz noktaya ulaşamayacağımız açıktır. Bu bakımdan bir taraftan hepimiz kendi coğrafyamızda kendi tedbirlerimizi almaya yönelirken, diğer taraftan da uluslararası düzeyde uyum ve işbirliği içinde hareket etmeliyiz. İşte Medeniyetler İttifakı, bu noktada devreye girerek, uluslararası alanda önemli bir boşluğu doldurmayı, önyargı, hoşgörüsüzlük ve kutuplaşma eğilimine karış ciddi bir dayanışma ağı oluşturmayı
hedefliyor."
Eyleme ve sonuca yönelik projelerin Medeniyetler İttifakı projesinin kapsama alanını ve etkinliğini artırdığını kaydeden Erdoğan, medya ve gençliğe yönelik projelerin de önemli bir boşluğu dolduracağını söyledi. Erdoğan, "Çağımız bilgi ve iletişime dayalı olduğuna göre, yanlış algılamaların doğruya çevrilmesi noktasında medyaya önemli görevler düştüğünü biliyoruz" ifadelerini kullandı.
Medeniyetler İttifakı'nın ileriye dönük, uzun soluklu bir girişim olduğunu vurgulayan Erdoğan, birinci hedef kitlenin gençler ve bunları izleyen gelecek kuşaklar olduğunun altını çizdi. Bu nedenle genç nesillerin kültürel farklılıklar karşısındaki uyum duyarlılığını artırmanın öncelikli husus olduğunu kaydeden Erdoğan, bu yönde kültürler arası diyaloğun geliştirilmesine yönelik ulusal stratejilerin büyük önem taşıyacağını belirtti. Başbakan Erdoğan, "Bunlar bir taraftan yerel düzeydeki önemli ihtiyaçlara
cevap verirken, diğer taraftan da ortak bir küresel faaliyetin yapı taşlarını oluşturacaktır" dedi.
İnsan haysiyetine saygı, kadın ve erkek eşitliği ilkelerine dayanan forumun bakanlıklar ve kurumlardan oluşan bir ulusal eşgüdlüm komitesi stratejisinin uygulanmasına nezaret edeceğini belirten Erdoğan, "Medeniyetler İttifakı hedefinin en geniş şekilde tanıtılması ve hayata geçirilmesi için sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve medya ile yoğun bir işbirliğine gidilecektir. Çeşitli konferanslara ev sahipliği yapılacaktır" diye konuştu.
Türkiye'nin bu bağlamda çok önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Yukarıda değindiğim unsurlar, Türkiye'nin sahip olduğu konumla birleşince, ayrı bir anlam kazanıyor. Türkiye, büyük çoğunluğu Müslüman nüfusa sahip, serbest pazar ekonomisini dinamik bir biçimde uygulayan, demokrat, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Türkiye, hem İslam Konferansı Örgütü, hem NATO, hem de Avrupa Birliği ile katılım müzakereleri yürüten tek ülkedir. Bu özellikleri ile Türkiye medeniyetler çatışması tezlerine karşı başlı başına bir cevap teşkil etmektedir. Bu bakımdan, Türkiye'nin Avrupa
Birliği üyelik süreci, geniş kitlelerce takip edilmektedir. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne uyum açısından üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirme kararlılığında sapma yoktur. Bu bakımdan Türkiye, Avrupa Birliği'nden hiçbir özel kolaylık veya muamele beklememektedir. Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği, Medeniyetler İttifakı'nın mümkün olduğunu tüm dünyaya gösterecek, küresel barış ve refaha eşsiz katkılar sağlayacaktır. Bu kaçırılmaması gereken bir fırsattır. Buradan çağrımız bu eşsiz fırsatın görülmesi
ve değerlendirilmesidir."
Erdoğan ayrıca, Türkiye'nin farklı kültürler ve inançlar arasında uyum sağlama, bu alanda duyarlılığı artırmaya, önyargı ve hoşgörüsüzlükle mücadele etmeye yönelik her girişim ve çabayı desteklediğini söyledi.
İspanya'daki Endülüs Medeniyeti'ne de değinen Erdoğan, İbni Rüşd, İbni Firnas, Muhyiddini Arabi ve İbni Haldun gibi isimlerin ortak kültürel mirasın birer parçası olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Bugün El Hamra Sarayı farklılıklarımızın değil, ortak mirasımızın somut bir göstergesidir. Bu ortak miras, ortak medeniyet mücadelemizi, bugün de yaşatmak hepimizin sorumluluğundadır" dedi.
(İB-İB-CC-D)