[2754897]
1,5 Milyar Kadın Yoksulluk Sınırında Yaşıyor
Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, kadının toplumsal hayatta ve sağlık alanında karşılaştığı sorunları bir kitapta topladı
Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, kadının toplumsal hayatta ve sağlık alanında karşılaştığı sorunları bir kitapta topladı.
“Kadının Statüsü ve Sağlığı İle İlgili Gerçekler” kitabında, dünyada ve Türkiye’de nüfus, yaş ve cinsiyet yapısı, doğum ve ölüm hızları gibi geçmiş yıllara ait verilerle cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavramları ve kadının sağlıkla ilgili sorunlarına yer verildi.
Sağlığın önemli belirleyicilerinden biri olan toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, sağlık hizmetlerine ulaşmada, hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde eşitsizliklere yol açtığı ifade edilen kitapta, sağlıkla ilgili sorunların çözüm önerileri ve programlarının da toplumsal cinsiyet bakış açısıyla değerlendirildiğine işaret edildi.
Kitapta, eşitsizliklerin kadınların yaşamlarına ve sağlıklarına etkilerinin göz önüne alınması gerektiği belirtildi.
İncelemelere göre, dünyada kadınların yaşam kalitesinin erkeklere göre olumsuz olduğu kaydedilen kitapta, kadınların bebeklik dönemlerinde, ebeveynler tarafından istenmeme, kadın sünneti, ihmal ve hizmetten yararlanamama; ergenlikte toplumsal baskı, bekaret denetimi, cinsiyet temelli şiddet, taciz ve istismar; erişkinlikte ise gebelik ve doğum sonrası komplikasyonlar, istenmeyen gebelikler, hizmetlerden mahrum bırakılma, anne ölümleri ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar gibi sorunlarla karşı karşıya kaldıklarına dikkat çekildi.
Türkiye’de kadınların statülerindeki düşüklüğün ve karar verme mekanizmalarında yeterince yer almamalarının, sağlıklarını koruyacak kaynaklara ulaşma ve bunları kontrol etme olanaklarını da kısıtladığı ifade edilen kitapta, “Sağlık hizmetlerinin daha kapsamlı hale getirilerek kadın ve erkeği yaşam döngüsü yaklaşımı ile bütüncül olarak ele alan, hizmetin nicelik ve niteliğinin gereksinimlerine göre düzenlediği, sağlığı kadın-erkek ayırt etmeksizin geliştirilen, korunma ve önleme yaklaşımlarını içeren programların oluşturulup, güçlendirilip yaygınlaştırılması gerekmektedir” görüşüne yer verildi.
Toplumsal cinsiyet rollerinin toplumsal olarak kurgulandığı ve öğretildiği vurgulanan kitapta, kız ve erkek çocuklara bu çerçevede nasıl davranmaları gerektiği ve çocukluklarından itibaren birbirinden farklı davranmaları, giyinmeleri, duygularını farklı biçimde göstermeleri ve farklı ilgi alanları edinmelerinin öğretildiği ifade edildi.
Toplumsal cinsiyet normlarının aile, sosyal çevre, dini kurumlar ve medya gibi toplumsal kurumlar tarafından üretildiği belirtilen kitapta, genellikle de yasalar tarafından resmi bir statü kazandırıldığı kaydedildi.
Toplumsal cinsiyet rol kalıplarının toplumsal eşitsizliklerde önemli bir etkiye sahip olduğuna işaret edilen kitapta, ekonomik faaliyet alanında pek çok eşitsizlikle karşı karşıya kalan kadınların benzer sebeplerle aile reisliği, mülkleri yönetme, iş kurma ve yürütme gibi konularda erkeklerle eşit olmadığı belirtildi.
Kitapta, kadınların iş saatlerinin yüzde 66’sını doldurdukları halde dünya gelirinin sadece yüzde 10’una, mülkiyetlerin de yüzde 1’ine sahip oldukları savunuldu.
Dünyada okuma yazma bilmeyenler arasında bir erkeğe karşın 2 kadın bulunduğu kaydedilen kitaba göre, tüm yaş gruplarında kız çocuklarının erkeklere göre daha düşük oranda okula devam ettiği ifade edildi.
Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana devletin, kadınların üniversiteye gitmelerini desteklediği hatırlatılan kitapta, Türkiye’de kız çocuklarının üniversiteye kadar gelebilmesini engelleyen faktörlerin çözümlenmesi gerektiği kaydedildi.
Yükseköğretimin kadınların iş bulma olanaklarını önemli ölçüde artırdığı vurgulanan kitapta, kız ve erkek öğrencilerin fakülte ve bölümler arasındaki dağılımlarında ise kadınların daha çok dil ve sosyal bilimler alanlarında yoğunlaştıkları ifade edildi.
Mutlak yoksulluk sınırındaki 1,5 milyar kişinin yüzde 70’ini kadınların oluşturduğuna işaret edilen kitapta, 700 milyon kadının yeterli yiyecek ve içme suyu bulamazken, sağlık ve eğitim hizmetlerinden mahrum olduğu belirtildi.
Türkiye’nin durumunun da dünya genelinden farklı olmadığı savunulan kitapta, “yoksulluğun giderek kadınlaştığı” öne sürüldü.
Kadınların yaşlı, hasta ve çocuk bakımı dolayısıyla çalışma yaşamından uzaklaştığı belirtilen kitapta, yeterli ve gerekli sosyal destek mekanizmalarından mahrum kaldıkları iddia edildi.
Kitapta, bu nedenle kadın istihdamını artırmak açısından kadınların gündelik yaşamlarını kolaylaştırıcı, dönüştürücü çabaların gerektiği vurgulanarak, şunlar kaydedildi;
Türkiye’de kadın erkek eşitliği ilkesi yasal düzenlemelerle güçlendirilmiştir ancak yasal düzenlemeler yaşama geçirilmeden hedefe ulaşmak olası değildir.
Kadın-erkek eşitliğinin sağlanması, toplumsal cinsiyet duyarlılığının tüm plan ve programlara yansıtılması, kadının insan haklarının korunması, geliştirilmesi ve toplumsal yaşamın her alanında kadının güçlendirilmesi, kadınların tüm karar alma konumlarına eşit katılımlarının sağlanması için politikalar ve stratejiler geliştirilmeden toplumların ne sağlıklı olmaları ne de ilerlemesi olanaklı olacaktır.
| 7/10 (2 kişi) |
-
Video
Amerika'dan Tarihi Uludere İtirafı!
ABD'nin çok satan gazetesi Wall Street Journal, Uludere saldırısıyla ilgili çok çarpıcı iddia.
-
Video
Herkesin Gözü Önünde Kavga Ettiler!
Cemre ve Mehmet Ali Birand Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda herkesin gözü...
-
Aziz Yıldırım Tahliye Oldu İddiası
Şike davasından tutuklu olan Aziz Yıldırım'ın tahliye olduğu iddiaları gündeme bomba gibi düştü.
-
Video
"Oğlumun Yüzü Çok Güzel Olmuş"
Türkiye'nin dördüncü yüz nakli operasyonunu geçiren Turan Çolak'ın yeni yüzünü gören annesi...
-
Video
"Ağır Olacak Ama Söylemek Zorundayım"
Başbakan Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu.
-
Dizi Uğruna Bu Yapılır mı?
Ünlü oyuncular, dizilerde oynamak için öyle fedakarlıklar yapıyor ki...











