Van'da Adliyesi Önünde Suriye'deki Gelişmelerle İlgili Açıklama: Saldırılar Suriye'de Kalıcı Barış İhtimalini Zayıflatıyor
Van Barosu ve çeşitli insan hakları dernekleri, Suriye'de yaşanan istikrarsızlıklara dikkat çekerek Rojava'nın hukuki statüsünün korunmasının Türkiye'deki barış için önemli olduğunu vurguladı. Basın açıklamasında, halkların iradesine saygının önemi ve barışçıl çözüm yolları dile getirildi.
(VAN) - Van Barosu, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve DADSAZ tarafından Suriye'de yaşananlara ilişkin Van Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı. Van Barosu Genel Sekreteri Ali Şapkacı, "Türkiye'de kalıcı barışın tesisi ile Suriye'de yaşayan Kürt halkının haklarının güvence altına alınması arasında doğrudan ve kopmaz bir bağ vardır. Rojava'daki statüsüzlük ve güvensizlik hali, Türkiye'de toplumsal barışı güçlendirmez; aksine zayıflatır" dedi.
Suriye'de yaşanan olaylar Van Adliyesi önünde protesto edildi. Van Barosu, ÖHD, İHD, TİHV ve DADSAZ tarafından yapılan ortak basın açıklamasında konuşan Van Barosu Genel Sekreteri Şapkacı şunları kaydetti:
"Ahmet El Şara liderliğinde kurulan geçici yönetimin kısa sürede otoriter, tekçi ve dışlayıcı pratiklere yöneldiğini görüyoruz. Alevilere, Dürzilere ve Kürt halkına yönelik saldırılar, işkenceler, toplu infazlar ve zorla yerinden etmeler Suriye'de yeni bir şiddet ve hukuksuzluk sürecinin inşa edilmek istendiğini açıkça göstermektedir. Rojava'nın hukuki ve siyasal statüsünü ortadan kaldırmaya dönük kuşatma ve saldırılar sivillerin yaşam hakkını doğrudan tehdit etmekte, Suriye'de kalıcı barış ihtimalini zayıflatmaktadır. Rojava'nın statüsüz bırakılması, birlikte yaşam perspektifini ve bölgesel barışı hedef almaktadır. Birleşmiş Milletler sözleşmeleri uyarınca halkların kendi kaderini tayin etme, kendilerini özgürce temsil etme ve varlıklarını güvence altına alma hakları uluslararası hukukun temel ilkelerindendir. Rojava'da yaşayan Kürt halkının bu hakları açık ve tartışmasız biçimde uluslararası koruma altındadır.
"Kalıcı ve adil bir barış statüsüzlükle değil, halkların iradesine saygıyla mümkündür"
Türkiye'de kalıcı barışın tesisi ile Suriye'de yaşayan Kürt halkının haklarının güvence altına alınması arasında doğrudan ve kopmaz bir bağ vardır. Rojava'daki statüsüzlük ve güvensizlik hali, Türkiye'de toplumsal barışı güçlendirmez, aksine zayıflatır. Rojava'ya yönelik saldırıları protesto etmek isteyen halka yönelik yasaklayıcı anlayış, 'siz de sessiz kalın' dayatmasından ibarettir. Barışçıl yürüyüşlere yönelik yasakları, kolluğun orantısız müdahalesini, kötü muamele ve gözaltı uygulamalarını kınıyoruz. Kalıcı ve adil bir barış; inkar, şiddet ve statüsüzlükle değil, halkların iradesine saygıyla mümkündür. Rojava'da demokratik çözümün ve hukuki statünün korunması, Türkiye'de ve bölgede barışın güçlenmesinin temel koşullarındandır."







