Soru: Selam, ben Ayşegül. Yasemin Hanım ben dişil enerjisi çok düşük bir kadınım görünümümle ilgili herhangi bir problemim yok biraz fazla kilo dışında ancak eşimle ilişkimde baskın olmak isteyen ve genelde eşimin benden daha baskın olması halinde de hep hüsrana uğrayan bir yapım var. Yani ilişkimiz çok dengesiz hep eşimin dediği oluyor gibi hissediyorum bu da beni sürekli onay bekleyen bir insana ve enerjisi çok düşük bir insana dönüştürdü. Neler yapabilirim güzel bir ışığa sahip olmak için?
Rumuz: Işık
Cevap:
Selam Işık,
Sen yazarken "enerjim düşük" demişsin ama aslında satır aralarında çok derin bir ışığın olduğunu ben görebiliyorum. O ışık, belki biraz küllenmiş olabilir… Ama orada, içinde hâlâ duruyor ve sana yol göstermek için yeniden parlamayı bekliyor.
Önce şunu bilmeni isterim: Dişil enerji, dış görünüşle ya da birkaç kilo fazlasıyla değil, içsel akışla, kabulle, yumuşaklıkla, varoluşla ilgilidir. Sen zaten bir kadın olarak bu enerjinin doğuştan taşıyıcısısın. Ama bazen, hayatın içinde roller karışır. Kadın olmak ile güçlü olmak, teslim olmak ile edilgen olmak arasındaki çizgi bulanıklaşır. İşte sen de tam bu geçitte durmuş gibisin. Bir yandan yöneten olmak istiyor, bir yandan eşinin baskınlığı karşısında değersizleştiğini hissediyorsun.
Bu çelişki, aslında senin güçlü bir özne olmakla birlikte, sevilmek ve güvende hissetmek isteyen kırılgan tarafının çatışması. Bu çok insani bir hâl. Ama çözümü var. Ve bu çözüm, kendinle kuracağın yepyeni bir bağda saklı.
1. Dişil Enerjide Olmak
Dişil enerji "pasiflik" demek değildir. Tam aksine; teslimiyetin içindeki gücü bilmektir. Su gibi olmayı öğrenmektir. Sert kayalara çarpan ama yolunu yine de bulan bir nehir gibi...
Dişil enerji; hissetmek, sezmek, kabullenmek, beklemek, akışta kalmak, ilham vermek, yumuşaklıkla yön vermektir. Sen eğer ilişkinin içinde sürekli savaş pozisyonunda kalıyorsan, bu seni zaten dişil enerjiden uzaklaştırır. Çünkü savaşta olmak, tetikte olmak, kontrol etmeye çalışmak eril enerjidir. Oysa senin ihtiyacın belki de savaşarak güçlü olmak değil, kendini güvende hissettiğin için yumuşayabilmek.
2. Onay Beklemek Değil, Kendini Onaylamak
Eşinin sözleriyle, kararlarıyla ya da duruşuyla yön bulmaya çalıştığında, kendi pusulanı kaybedersin. Ve bu seni sürekli dışarıdan "olur" bekleyen birine dönüştürür. Ama kendi iç pusulan çalıştığında... İçinden bir ses "tamam" dediğinde, dışarıdan bir onaya ihtiyacın kalmaz.
Kendine her gün şunu sor:
Ben bugün kendime onay verecek ne yaptım?
Belki sadece bir fincan çayı keyifle içmişsindir. Belki sabah aynaya bakıp kendine nazik bir söz söylemişsindir. Bunlar küçük gibi görünse de dişil enerjiyi besleyen dev adımlardır.
3. Dengede Olmak İçin, Önce İçsel Dengeyi Kur
İlişkin dengesiz hissettiriyorsa, ilk yapman gereken şey dengeyi dışarıda aramak yerine içindeki kutupları dengelemek. Kendi içindeki eril enerjiyi (karar veren, harekete geçen, netlikte duran) ve dişil enerjiyi (hisseden, akışta kalan, kabullenen) uyumlamak. Çünkü ilişkideki roller, iç dünyamızdaki dengenin bir yansımasıdır.
Bugün içindeki kadınla tanış. Onu yaz. Onun neye ihtiyacı olduğunu sor. Duygularını bastırmak yerine, yargılamadan gözlemle. Çünkü bastırılan her duygu, dişil enerjiyi zayıflatır.
4. Eşinle Savaşmaktan Vazgeçmek, Teslim Olmak Değildir
Bazen bir kadın olarak, eşinin baskın tavırlarına karşılık "Ama benim de sözüm geçsin." diye direnmek isteyebiliriz. Bu anlaşılır bir şey. Ama unutma ki; gerçek güç, dirençte değil, zarafette saklıdır.
Eşinle arandaki ilişkiyi dönüştürmek için onunla mücadele etmen gerekmez. Sadece "kendine dönmen" yeterli. Çünkü sen ışığını hatırladığında, eşin de sana başka bir gözle bakmaya başlar. Bu çok güçlü bir etkileşimdir. Dönüşüm, bazen bir kadının sessizce içine dönmesiyle başlar.
Işık,
Senin sorunun içinde bir yakarış yok aslında, bir uyanış var. Ve bu uyanış, seni kendinle tekrar buluşturacak. Güzellik, içindeki yumuşak gücü kabul etmekte. Kadınlığını onurlandırmakta. Ve artık başkalarının dediğine göre değil, kalbinin sesine göre yön bulmakta…
Yavaşla.
Derinleş.
Ve kendine dön.
Çünkü ışığın orada, tam da içindeydi hep.
Sevgilerimle,









