Muhammed Furkan Güneş

Alev topunda yaşamak

11.01.2026 14:06
Haber Detay Image

Yine ateş topuna döndü dünya. Özellikle yaşadığımız coğrafya ve yakın çevresi patlamaya hazır bir alev topu gibi gerim gerim geriliyor.

Bir yandan Siyonist İsrail'in başına buyruk ki başı iki boynuzlu şeytan tasviri gibi duruyor, yakın çevresinde dilediği yere düzenlediği saldırılar ve yaptığı suikastlarla büyük abisi Amerika dünyayı kana bulamaya devam ediyor.

Diğer yandan yıllardır bedel ödediğimiz kirli bir savaşı sonlandırmak için tüm barış çabalarını berhava edecek bir milliyetçi dalga Suriye'de yine Kürtler üzerinden kanlı planlar yapıyor.

Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaş bir yana, şimdi de İran'da tırmandırılan gerilim ve İran'ın devrik lideri Şah Rıza Pehlevi'nin, Amerika'dan medet umarak yine sahne alması belli ki daha çok insanın canına mal olacağa benziyor.

İran'da her ne kadar ekonomik sebeplerle çıktığı iddia edilse de yıllardır İran'ın molla rejimince uygulanan baskı ve antidemokratik birikimin sokağa yansımasının sonucu olan halk ayaklanması bugüne değin iki yüzü aşan ölü sayısı ve 3 bine yaklaşan göz altılarla kolay bastırılacak bir ayaklanmaya benzemiyor.

14 gündür her gün biraz daha artan gerilim, Amerika ve İsrail tarafından bütün savaş unsurlarıyla beslenirken, Amerika'nın İran'a açıktan tehditleri İsrail'in bugün yüksek alarm durumuna geçmesine yol açtı.

İsrail için yüksek alarm durumu ne anlama gelir? Buna dair net bir açıklama yok ama biliniyor ki daha dün Netanyahu'nun ve ABD Dışişleri Bakanı Rubio ile gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde ABD'nin İran'a olası müdahale olasılığını görüştükleri iddia ediliyor.

Küresel anlamda ekonomik ve de siyasal sonuçları bir yana, hemen yanı başımızda İran'a yapılacak bir müdahalenin ve İran'ın bu durumda İsrail'e dönük misillemesi bir çok açıdan doğrudan bizi de ağır sonuçlar altına sokacağı belli.

Türkiye olarak bu duruma dair ne gibi öngörülerimiz ve senaryo hazırlıklarımız var?

Bir taraftan Şara Hükümetiyle Suriye'yi yönetmeye çalışmak gibi beyhude bir çabayla oyalanırken, Allah muhafaza nükleer güç çatışmalarıyla bütün bir bölgenin ateşe verilebilmesi olasılığını ıskalıyor muyuz?

Sanki…

Yazarın Tüm Yazıları