Hangi ahlak, hangi örf anane, hangi medeniyet, hangi vicdan hangi insanlık böylesi bir hadiseyi bu çağda ve bu yeryüzünde yaşanmasına izin verir.
Nasıl bir hal ki daha yılın ilk gününde, 55 günlük bir bebek, anne babası, dede ve ninesi tarafından, aç bırakılarak ölüme terkediliyor.
Kimse değil anne babası, yetmedi, dede ve ninesi henüz 55 günlük o bebeğe nasıl kıyabildiler anlamak mümkün değil.
Sosyal ağlar üzerinden tanıdığını sandığı erkeği Aydın'dan İstanbul'a çağıran kadın ilk kez yüzyüze görüştüğü erkeği anne babasıyla yaşadığı evinde ağırlayan, yatıran ve yanına yatan kadın, erkeği tekrar Aydın'a uğurlayıp gönderdikten sonra, erkekten hamile kaldığını anlayınca önce teyzesine sonra anne ve babasına açılır.
Kadın birlikte olduğu adama ondan hamile kaldığını söylese de adam başta duruma kayıtsız kalır ama kadın bebeği doğurduktan sonra adam bu sefer bebeğe kayıtsız kalamaz ve aynı evde kadın, bebekleri ve kadının anne babasıyla beraber yaşamaya başlarlar.
Bebeğe dair nüfusa hiçbir kayıt yaptırmazlar ki insan şüphe etmeden, demek ki başından beri bebekten kurtulmak gibi niyetleri varmış diye düşünmeden edemiyor.
Artık cehaletle mi kazara mı ya da ne diyorsanız, dünyaya getirdikleri o masum bebeğin beslenmesiyle kadının babası ilgilenir, baba, kızının bebeği emzirmesine izin vermez ve yavaş yavaş mamasını da ihmal etmeye başlar.
3 gün boyunca bebeğin mama almadığını iddia eden kadın, en son bebek yine mama almayınca bebeği yatağa bırakıp, babası ve eşiyle öylece bekler ve bebek nefes almayınca öldüğünü fark ederler.
Hiçbir şey olmamış gibi yemeklerini hazırlarlar. Baba orucunu açar, namazını kılar diğerleri de yemeklerini yedikten sonra ambulansı arayıp sağlık ekiplerine haber verirler. Ambulans gelir bebeği alıp hastaneye giderler.
Kadının ifadesindeki "Bebeği babam bilerek aç bırakıyordu. Ben ve eşim mama vermek istiyorduk ancak babam mama vermemizi engelleyerek 3 gün boyunca mama vermedi. Aynı zamanda bana 'mama verme bırak ölsün' diyordu ve beni engelliyordu. Babam bebeği en başından beri istemiyordu ve en sonda da ölmesini istedi."
İnsanın, böylesi bir caniliği öğrenince, kanı donuyor ve nasıl diye soruyor, en çok da nasıl, hangi din ve vicdan oruç tutup namaz kıldıktan sonra bir çocuğu bilerek ve isteyerek ölüme terk ediyor.
Başından sonuna, yaşanan bu trajedinin her detayında, çürüyen, aşınan, yok olan etik, kültürel, ve dini değerlerin bizi nasıl oluyor da katil olmaktan koruyamadığını, canin olmaktan alıkoyamadığını anlayabiliyorum.









