Kurtulmuş, İktidarı Eleştirdi, Erbakan'a Hakkını Helal Etti

HAS Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, beraberindekilerle Zeytinburnu'ndaki Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi'ni ve Vakfı'nı ziyaret etti.
Halkın Sesi Partisi (HAS) Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, beraberindekilerle Zeytinburnu'ndaki Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi'ni ve Vakfı'nı ziyaret etti. Ziyaret sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kurtulmuş, Ermeni Hastanesi Vakfı'nın davetlisi olarak geldiklerini söyleyerek, "Biz de hakikaten bilmediğimiz birçok şeyi bu kültürel zenginliği Türkiye'deki Ermeni cemaatinin geçmişte Osmanlı döneminde de Türkiye'ye yapmış oldukları kültürel katkıları yakından görme imkanımız oldu. Biz bu topraklarda asırlardır birlikte yaşıyoruz. Bu topraklar öyle, belki bir mozaik falan gibi değil de, bir çiçek bahçesi olarak tanımlandırılabilir. Burada her renkten, her kokudan kapıyı açıp girdiğiniz zaman bu bahçenin adı Türkiye'dir. Burada biz müslümanlar, gayrimüslim yurttaşlarımızı, farklı etnik kökenden olan yurttaşlarımız birlikte barış içinde yaşıyoruz ve birbirimizi daha yakından tanımak, birbirimizin sorunlarını daha iyi bilmek mecburiyetindeyiz. Bu çerçevede bu ziyaretlerimizi sürdüreceğiz. Her zaman gündeme getirmek istedikleri bütün cemaatin sorunlarını Türk siyasetine taşıma, gündeme taşımak bakımından da partimizin sözcü olmaya hazır olduğunu da ifade etmek istiyorum" diye konuştu.
HİÇBİR ÖĞRENCİ BU KADAR ÇOK AŞAĞILANMAYI, BU KADAR ÇOK İTİLİP KAKILMAYI HAK ETMİYOR
Kurtulmuş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın rektörlerle buluşmasını protesto eden öğrencilere polisin sert müdahalesinin hatırlatılması üzerine, "Ben de halen üniversiteden gelen, üniversitenin içinden birisi olarak söylüyorum, o görüntüleri izlediğimiz zaman hepimizin yüreği burkuldu. Konu ne olursa olsun, öğrenciler neyi talep ediyorlarsa olsunlar Türkiye'de hiçbir öğrenci bu kadar çok aşağılanmayı, bu kadar çok itilip kakılmayı hak etmiyor. Fevkalade olumsuz manzaralardı. 2010 yılının Türkiye'sine yakışmayan manzaralardı. Efendim denilebilir ki, 'Bu çocuklar protesto edeceklerdi', bırakın protesto etsinler. Emniyet kuvvetlerinin vazifesi protesto edenlerin kafasını, gözünü, ayaklarını kırmak değil, emniyet kuvvetlerinin vazifesi protesto edenleri şiddete bulaşmayacak şekilde protesto etmelerinin yolunu sağlamaktır, temin etmektir. Bu çerçevede hepimizi üzdü. Ama sadece üzülmekle kalınmamalıdır. Bu konuda gerekli olan bütün tedbirler alınmalı, sorumlular mutlaka bulunmalıdır ve bu ortaya konulan orantısız gücün, hatta neredeyse şiddet diyebileceğimiz bu tablonun sorumluları kimlerse, bunların da hesap vermesi gerekir" dedi.
BAŞKALARINDAN İCAZET ALMAK YERİNE HALKIN GÜCÜYLE SİYASET YAPILMALI
Başbalan Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu arasında polemiğe neden olan Wikileaks belgelerinde yer alan Başbakan'ın İsviçre bankalarındaki hesap iddiasının hatırlatılması üzerine de Kurtulmuş,"Biz Wikileaks ile ilgili konuları ne iç politika malzemesi olarak kullanmamamız lazım, ne de böyle 'efendim bu nihayetinde birileri uydurmuş' diyerek üstünün örtülmemesi lazım. Sayın bayan Clinton da basın açıklamasında Wikileaks ile ilgili konuşurken, öyle anlaşılıyor ki, bu fevkalade ciddi Amerikan istihbaratının da son derece zorlandığı bir alandır ve bu belgelerin önemli bir kısmının da doğru olduğu zaten Sayın Clinton'un oradaki ifadelerinde de anlaşılıyor. Burada bence hem Türkiye'nin siyasetçileri, hem de dünyadaki bütün siyasetçiler bir ders çıkarmalıdır. O da şudur, başkalarından icazet almak yerine bizim gibi ülkelerin siyasetçilerinin tamamı sadece ve sadece halkın, milletin gücüne dayanarak siyaset yapmayı öğrenmelidirler. Aksi taktirde önceden koloniyel dönemde eyalet valileri eliyle yaptıkları işleri, öyle anlaşılıyor ki, şimdi post koloniyel dönemde büyük güçler bir takım siyasetçileri yönlendirerek, arkasından iş çevirerek, sırtlarını sıvazlayarak iş yapmaya çalışıyorlar. Burada mühim olan bir iç politika malzemesi çıkarmak değil, çünkü belgeler doğru mu yanlış mı, nedir, ne değildir bilinmiyor, ama buradan bütün siyasetçilerin ders çıkarması gerkir. Herkes sadece halka güvenecek, halktan aldığı güçle iktidar olacak, halktan başka hiçbir yerden, hiçbir kimseden, hiçbir ülkeden, hiçbir uluslararası güçten güç devşirerek siyasette kendisine sırasının gelmesini beklemeyecek" diye konuştu.
BEN DE HAKKIMI HELAL EDİYORUM
Kurtulmuş, Saadet Partisi lideri Necmettin Erbakan'ın Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve kendisine hakkını helal ettiğine ilişkin gazetelerde yer alan sözleri sorulunca, "Ben partiden ayrılırken yaptığım son konuşmada 1 Ekim günü söyledim. Ben de o zaman, bana, aileme ve bütün arkadaşlarıma yapılanlar başta olmak üzere geçmiş olayların hepsini affediyor ve herkese hakkımı helal ediyorum diyerek, Saadet Partisi genel başkanlığını bırakmıştım. Aynı sözü bir kere daha söylüyorum" dedi.Açıklamanın ardından Başhekim Dr. Ardaş Akdağ tarafından Numan Kurtulmuş'a "Osmanlı Sağlık Hizmetlerinde Ermeniler" adlı kitap hediye edildi.













