Gözde lazer tedavisine alternatif uygulamalar

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Göz Hastalıkları ve Göz Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Levent Alimgil lazer olamayan hastalar için tedavi seçeneklerini anlatıyor.

Tüm dünyada en çok uygulanan 'gözlük atma ameliyatı' lazer, kırma kusuru denilen göz bozukluklarını ortadan kaldırıyor. Ancak kısa sürede gerçekleşen, zahmetsiz ve hızlı bir iyileşme sağlayan bu operasyon ne yazık ki herkes için uygun değil!

Türkiye'de görme bozukluğu tedavisi için yılda yaklaşık 500 bin lazer işlemi uygulanıyor. En popüler metotlardan biri olan bu uygulama kararında hastanın kornea yapısal özellikleri kritik rol oynuyor. Peki, lazer operasyonu hangi durumlardaki hastalara tavsiye edilmiyor? Göz Hastalıkları ve Göz Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Levent Alimgil'e göre lazer kararında hastanın göz bozukluğunun tipi ve derecesi tedaviye uygunluk için esas kriter.

Alimgil, "Yüksek göz bozukluğu olan hastalarda (8 derece miyop, 4 derece astigmat üzerinde) lazer tedavisi ile tüm bozukluğu gidermek mümkün olamayabiliyor.Bazen de lazer yapılması düşünülen hastalarda yapılan ön tetkikler bize hastanın tedavi için uygun olmadığını gösterir. Kornea yapısı uygun olmayan hastalara da lazer tedavisi yapılmaz" diyor.

"MİYOP VE MİYOP ASTİGMATLAR TEDAVİ İÇİN UYGUN ADAYLAR"

Bu operasyona en uygun grubun miyop ve miyop astigmatlar olduğunu anlatan Alimgil, "Operasyon için en önemli koşul göz derecelerinin ilerlemesinin durmuş olduğunun tespitidir. Kişisel farklılıklar olmasına rağmen genellikle 18 ila 20 yaş aralığında ilerleme durur. Bundan emin olmak için altı ay ara ile yapılan iki muayenede derecenin değişmediğini görmemiz gereklidir. Miyop ve miyop astigmatlar tedavi için uygun adaylardır. Hipermetrop göz kusurunda tedavi sonrasında kısmi regresyon yani kırma kusurunun geri dönmesi sorunu yaşanabilir. Hastanın bu konuda bilgilendirilmesi gerekir. Yakın görme bozukluğu için henüz ideal bir lazer tedavi yöntemi yok. Bu konuda en ümit verici yöntem Supracore adı verilen tekniktir" dedi.

45 YAŞ ÜSTÜNE UYGUN DEĞİL!

Operasyonun 45 yaş ve üzerindeki kişilere genellikle önerilmediği bilgisini veren Alimgil, "45 yaş ve üzerindeki kişilerde yaşlanmaya bağlı lens değişimleri nedeni ile lazer önerilmez. Lensteki bu değişimler hastanın göz derecelerini etkilediği için tedaviden bir süre sonra görme tekrar bozulabilmekte ve gözlük gereksinimi doğmaktadır. Lasik diye adlandırdığımız teknikte göze oldukça yüksek bir vakum gücü uygulanır. Özellikle retinasında incelme olup yırtık gelişme riski olan hastalarda dikkatli olmak gerekir. Bu gibi hastalarda göze hiç temas etmeden yapılan 'No Touch' tekniği kullanılabilir. Lazer tedavisi için uygun olmayan hastalarda en basitinden başlayarak gözlük,kontakt lens ve göz içi refraktif cerrahi işlem seçenekleri mevcuttur" dedi.

GÖZ İÇİ CERRAHİ İŞLEMLERİNDE İKİ YÖNTEM HAKİM…

Göz içi cerrahi girişimlerin de iki farklı yöntem olarak sınıflandırılabileceğini anlatan Alimgil, "İlkinde hastanın lensi aynı katarakt operasyonunda olduğu gibi temizlenip göz içine multifokal (akıllı) lens yerleştirilir. Diğer yöntemde ise hastanın göz içine, kendi lensinin üzerine ICL olarak adlandırılan çok ince bir yeni lens takılır. Her iki yöntem ile de miyop, hipermetrop, astigmat, yakın görme problemi gibi kırma kusurları giderilebilir. Göz içi refraktif cerrahi işlemlerin doğal olarak iyileşme süreçleri ve hastanın rutin hayatına dönme süreleri daha uzundur. Komplikasyon açısından refraktif cerrahi işlemlerde risk çok düşüktür. ICL işleminde ise hastalarda erken katarakt gelişimi olabileceği bildirilmektedir" dedi.

Kaynak: Bültenler / Güncel