Bu Faşizan Bir Girişim

Tedavi, Normale Döndürmeyse Eğer, Ruhsal Sorunlarda Kalıcı Bir Dönüşümün Olmadığı, Her Zaman Risk Taşıdığı Biliniyor.
Tedavi, normale döndürmeyse eğer, ruhsal sorunlarda kalıcı bir dönüşümün olmadığı, her zaman risk taşıdığı biliniyor.
Üstelik ruhsal anomalilerde söz konusu akıl olduğundan, neyin neye göre normal olduğu daima tartışmalı. Normal, çoğunluğun kabullendiği ve hatta sıradanlaştırdığı eylemler toplamı ise eğer, bu çoğunlukta olan birinin eşcinselliğe hastalık olarak bakması da "normal." Eşcinsellik, yalnızca bir cinsel ilişki biçimi değil; aynı zamanda farklı bir estetik algı alanı. Bu tür heteroseksist ve faşizan girişimler, realistlerin sürrealistleri tedaviye kalkışması kadar saçma. Eşcinsellerin büyük kısmı, kendisiyle ve toplumla barışıktır; onları zorla "tedavi"ye kalkışanların, tecrit edenlerin ne kadar sağlıklı ve sosyal oldukları ise hep soru halinde kalacak. Asıl ilginç olanı, eşcinsellere bu tür bir önyargıyla yaklaşanların da yine erkek olması ve kadınlardan sonra bu kesim üzerinde de baskı kurmaya çalışmaları.







