Bekir Bozdağ, Romanlarla Buluştu

Bozdağ, "Romanlar 2012 Beyoğlu" etkinliğinde konuştu; ülkelerin Romanlara olan yaklaşımlarının altını çizdi.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ,
"Hep beraber nerede ayrımcılık, ırkçılık, terör, aşırılık varsa, kimden gelir, kime yönelirse yönelsin bütün insanlığın, bütün ülkelerin, bütün yönetimlerin ortak hareket etme zorunluluğu vardır"
"Ülkelerin bazılarında Roman kardeşlerimize dönük, devlet destekli ayrımcılık uygulamasının yapıldığını görüyoruz. Bu, fevkalade yanlış bir uygulamadır"
"Soykırımlar konuşulduğu zaman herkes Yahudi Soykırımı'ndan bahseder. Ama İkinci Dünya Savaşı'na baktığınızda Hitler'in yaptığı soykırımın dışında Roman kardeşlerimize dönük de büyük bir soykırımın gerçekleştiğini, bütün tarihçiler, konuyu yakından takip eden herkes biliyor"
"25 bin civarında konutun yapılması planlanmakta. Şu anda 5 bin konut projesi neredeyse tamamlandı. Yakında 3 bin 660 konutun da ihalesini yapacağız"
Beyoğlu Belediyesi ve Uluslararası Roman Araştırmaları Topluluğu tarafından Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda düzenlenen "Romanlar 2012 Beyoğlu" adlı etkinliğe katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Bingöl-Muş karayolunun 16'ncı kilometresinde birliklerine dönen silahsız askerleri taşıyan konvoya düzenlenen saldırıda şehit olan askerleri anarak sözlerine başladı.
İNSANLARIN 'BANA NE' DEME LÜKSÜ KALMAMIŞTIR
Terörün, dini, mezhebi, vatanı, milleti olmadığını söyleyen Bozdağ, "Dünyanın her yerinde terör, terördür. Görüyoruz ki, ırkçı ve bölücü bir terör nasıl bir ölüm makinesine dönüyor. PKK terör örgütü bunun somut bir göstergesidir. Dünyanın her yerinde insanların, ülkelerin, yönetimlerin teröre, ayrımcılığa, ırkçılığa, insanlara değer vermeyip onları yok etmeyi kendilerine bir misyon olarak biçenlere karşı ortak tavır geliştirmeleri, hepimizin hem yaşadığı toplumun, hem yaşadığı ülkenin hem de dünyanın huzuru, güvenliği, barışı için şarttır. Gelinen noktada artık insanların 'bana ne' deme lüksü kalmamıştır. 'Bizim orada olmuyor, Türkiye'de oluyor veya Almanya'da oluyor veya başka bir ülkede oluyor. Bana ne' dersek, yarın bu yangın oraları da yakabilir, başkalarına da zarar verebilir. Onun için hep beraber nerede ayrımcılık, ırkçılık, terör, aşırılık varsa, kimden gelir, kime yönelirse yönelsin bütün insanlığın, bütün ülkelerin, bütün yönetimlerin ortak hareket etme zorunluluğu vardır. Dünyanın huzuru, barışı, güvenliği için bu şarttır" diye konuştu.
İNSANLARIN IRKLARINI, DİLLERİNİ, AİLELERİNİ, DOĞACAKLARI ÜLKEYİ SEÇME İMKANI
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, dünyanın bir çok yerinde yaşayan Romanların Türkiye'deki Romanlarla aynı şartlarda yaşamadığının görüldüğünü ifade ederek, "Ülkelerin bazılarında Roman kardeşlerimize dönük, devlet destekli ayrımcılık uygulamasının yapıldığını görüyoruz. Bu, fevkalade yanlış bir uygulamadır. Bunun dünyanın her yerinde sona erdirilmesi, durdurulması ve doğru olanın yapılması lazımdır. 'Doğru olan nedir?' derseniz, doğru olan hepimizin Allah'ın kulu, hepimizin insan olmasıdır. Birimizin diğerinden farkı ve üstünlüğünün bu noktada bulunmadığının herkes tarafından da bilinip kabul edilmesi ve bu kabule göre politikaların oluşturulmasıdır" dedi.
İnsanların ırklarını, dillerini, ailelerini, doğacakları ülkeyi seçme imkanı olmadığını, bunları Allah'ın tayin ettiğini kaydeden Bozdağ, bugün dünyada ırkçılık ve ayrımcılık yapanların, bu gerçeği gözden kaçırdıklarını söyledi. Bekir Bozdağ, her tür ırkçılığın bir tür hastalık olduğunu belirterek, dünyanın her yerinde bununla mücadele edilmesi gerektiğine işaret etti.
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NDA ROMANLAR DÖNÜK SOYKIRIMIN GERÇEKLEŞTİ
Dünya ülkelerinin ve insanlarının Romanlar'ın varlıklarını görmediğini dile getirerek, "Baktığınız zaman pek çok şey yapılıyor, konuşuluyor ama Romanlarla ilgili duruma baktığınızda sanki Romanlar diye bir insan grubu yokmuş gibi bir algı, bir uygulama, bir yapı var. Soykırımlar konuşulduğu zaman herkes Yahudi Soykırımı'ndan bahseder. Ama İkinci Dünya Savaşı'na baktığınızda Hitler'in yaptığı soykırımın dışında Roman kardeşlerimize dönük de büyük bir soykırımın gerçekleştiğini, bütün tarihçiler, konuyu yakından takip eden herkes biliyor. Yahudiler soykırıma uğrayınca herkes ayağa kalkıyor ama Romanlar soykırıma uğrayınca, tarihçilerin ve konuyu yakın bilenlerin dışında hiç kimse 'Romanlar böylesi bir haksızlığa, böyle bir zulme maruz kalmış mıdır?' diye sorduğunuzda bir bilen yok. Bu nedir? Bu, birilerinin yok saymasından kaynaklanan maalesef kötü, ayrımcı ve ırkçı bir yaklaşımdır. Dünya, bu ayrımcılığa ve ırkçılığa çok bedel verdi. Birinci Dünya Savaşı, bir ırkçının saldırısı sonucu ortaya çıktı. İkinci Dünya Savaşı, başka bir ırkçının hayallerini gerçekleştirmek için yola çıkmasıyla çıktı. Yeni dalgalar, aşırılıklar, ırkçılıklar, ayrımcılıklar dünyanın başını gelecekte de yeniden belaya sokacak gibi gözüküyor. Tedbir, tavır almazsak, ortak bir anlayış birliği geliştirmezsek. Türkiye olarak, her türlü aşırılığın karşısında, ortak anlayışlar geliştirmeye hazır olduğumuzu, bu noktalarda iş birliği yapmaya hazır olduğumuzu, her tür platformda ifade etmeye ve ortak çalışmalara katkı vermeye özen gösteriyoruz. Çünkü insanı değerli kılan şeyin, sadece onun insan olması olduğunu biliyoruz" diye konuştu.
ROMANLARIN KONUT SORUNU İÇİN ÖNEMLİ ADIMLAR ATILDI
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Türkiye'de yaşayan Romanların sorunlarıyla ilgili uzun zaman sıkıntılar olduğunu, ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konudaki yaklaşımı çerçevesinde, Romanlarla oturarak, onların sorunlarını beraber konuşarak, konunun ilgili araştırmacılarını dinleyerek, sorunlara ortak çözümler bulma noktasında bir gayretin içine girdiklerini analattı. Düzenlenen "Roman Çalıştayı"nın ardından nihai raporun da yayınlandığını ve raporun üzerinden adımlar atılmasının kararlaştırıldığını hatırlatan Bozdağ, "Yasalarımızda Roman kardeşlerimizi incitecek kavramların hepsi temizlendi. Çingene ve Kıpti kelimeleri Osmanlı döneminde vardı ve mevcut kanunlarımıza da bunlar geçmişti. Kötü niyetli değil ama böyle bir kabulle geçmişti. Kardeşlerimiz, 'Biz bu kavramlardan rahatsız oluyoruz. Bu nitelendirmeler bizi doğru tanımlamıyor' dediler ve mevzuatımızda kardeşlerimizin rahatsız olduğu ne kadar ifade varsa tamamını çıkardık. Bugün kardeşlerimizin arzu etmediği hiç bir ifade Türk hukuk mevzuatı içinde yer almamaktadır" dedi. Bozdağ, esas dönüşümün ve değişimin toplumsal zihinlerde yapılması gerektiğini belirterek, Türkiye olarak kültürel farklılıkların, bir zafiyet ve güç kaybı değil, aksine kültürel farklılıkların, büyük bir zenginlik ve güç kaynağı olduğunu düşünüldüğünü anlattı. Romanların konut sorunlarının çözümüyle ilgili TOKİ tarafından önemli adımlar atıldığını aktaran Bekir Bozdağ, "25 bin civarında konutun yapılması planlanmakta. Şu anda 5 bin konut projesi neredeyse tamamlandı. Yakında 3 bin 660 konutun da ihalesini yapacağız. Zaman içerisinde Roman vatandaşlarımızın sağlıklı konutlarda yaşayabilmeleri için önemli adımları atmaya devam edeceğiz" dedi.
















