AK Parti 4. Olağan Büyük Kongresi

AK Parti 4. Olağan Büyük Kongresi
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Biz tıpkı Malazgirt Ovası'ndaki Sultan Alparslan gibi kefenimizi giyerek bu yola çıktık."

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Biz tıpkı Malazgirt Ovası'ndaki Sultan Alparslan gibi kefenimizi giyerek bu yola çıktık. Biz tıpkı merhum Özal gibi 'Allah'ın verdiği canı sadece Allah alır' diyerek, buna inanarak bu yola çıktık. Biz beyaz gömleğimizi, kefenimizi giyerek bu yola çıktık" dedi.

AK Parti 4. Olağan Büyük Kongresi'nde konuşan Erdoğan, çoğunluğun azınlığa hükmetmesine sonuna kadar karşı çıktıklarını ve karşı çıkmaya devam ettiklerini belirterek, azınlığın da çoğunluğa hükmetmesine, azınlığın çoğunluğu tahakküm altına almasına da müsaade etmediklerini ve etmeyeceklerini söyledi.

Erdoğan, 1940'lı yıllar boyunca Türkiye'de millete, milletin değerlerine ve kutsallarına karşı aleni bir savaş yürütüldüğünü ifade ederek, "Bu ülkede camilerin kapılarına kilit vuruldu. Camiler, ahıra, depoya, müzeye çevrildi. Kur'an-ı Kerim'i öğrenmek de öğretmek de okumak da yasaklandı. Ezan aslına mugayir bir şekle çevrildi. Kim- Bu CHP zihniyeti tarafından... İnsanların her türlü özgürlüklerine kısıtlama getirildi. Sakal bıyıktan, giyim kuşama kadar standart bir insan tipi, standart bir kafa yapısı inşa edilmek istendi. Bazı vatandaşları makbul görülürken, bazılarına tehdit yaftası yapıştırıldı" diye konuştu.

"Merhum Adnan Menderes'in tersine çevirdiği bu süreç, 1960 müdahalesi ile maalesef rejimin hücrelerine, rejimin genlerine kadar işledi" ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

"1960'ta askeri müdahaleyi yapanlar, merhum Adnan Menderes'i idam edenler, adeta sonraki başbakanlara şu mesajı verdiler; 'Eğer devlet ile millet arasındaki mesafeyi kapatırsanız, sonunun işte böyle olur'. Kardeşlerim şu andaki CHP var ya, o bile aynen şunu söyledi. 'Siz de yoksa akıbetinizin Menderes gibi olmasını mı istiyorsunuz-

Partimizin kapatılması süreciyle alakalı 335-336 milletvekili ile parlamentodayız, CHP'nin Genel Başkanı çıktı, şunu söyledi; 'Hamdolsun ki Ankara'da yargıçlar var, yargı var'. AK Parti kapatılacak, temenni bu. Bunların cemaziyelevvelini iyi biliriz.

O Menderes ezanı aslına döndürdüğünde Anadolu'nun her köşesinde insanlar hüngür hüngür ağladılar. O Menderes camilerin kapılarındaki kilitleri söktüğünde insanlar o camilerde şükür namazlarını kıldılar. O Menderes, Kur'an'ın öğretilmesinin, Hazreti Peygamberin hayatının öğretilmesinin önünü açtığında millet sevinç gözyaşları içinde mushaflarıyla hasret giderdi."

-"Değişimin odağına temel hak ve özgürlükleri yerleştirdik"-

Menderes ile başlayan, milleti ve milletin değerlerini esas bu anlayışla siyaset yaptıklarını kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:

"Onun için kendimize muhafazakar demokrat dedik. Kendimizi böyle tanımladık. Biz her türlü otoriterleşmeye karşı, sınırlı iktidarı, halkın tercihleri ile belirlenmiş iktidarı savunduk. Değişimin, toplum mühendislerinin, dış mahreçli teorisyenlerin tasallutundan çıkartıp halkın kendi doğal talepleriyle şekillenen bir süreç olması gerektiğini ifade ettik. Değişimin odağına temel hak ve özgürlükleri yerleştirdik.

Demokratik siyasetin kendi medeniyetimizin değerleri ile referansları ile yapılabileceğini gösterdik. Uzlaşma kültürü içinde farklılıkların dile getirilmesinin, hoşgörü zemininde bir siyasi iklim oluşmasına katkı sağlayacağına inandık. Hukuk devleti ilkesinin, sadece lafzi olarak değil, fiilen ve tam anlamıyla hakim kılınması gerektiğini haykırdık. Devletin siyasi alanda topluma ideoloji dayatan, insanları tek tipleştirmeye çalışan bir mekanizma olmaktan çıkıp hak ve özgürlükleri garanti altına alan bir yapı haline dönüşmesi gerektiğini belirttik."

Erdoğan, "Biz hiçbir zaman 'biz ve diğerleri' anlayışına prim vermedik. Tam tersine her çalışmamızda 75 milyonun tamamını kucaklamak için elimizden geleni yaptık. Siyaset yaparken de Hükümet icraatlarımızda da ilkelerimizden sapmadık. Popülizme asla tevessül etmedik. Kıbrıs'tan Ermeni meselesine, ekonomiden teröre kadar her konuda ayrıntılara, münferit hususlara değil, meselelerin bütününe baktık, bu doğrultuda çözümler ürettik" dedi.

İç ve dış önlerine çıkan tüm sorun alanlarında daima muhafazakar demokrat siyaset anlayışına uygun davrandıklarını ve davranmaya devam ettiklerini belirten Erdoğan, halkı Müslüman olan bir ülkede demokrasinin en iyi ve ileri şekilde yaşatılabileceğini, içeride ve dışarıda herkese gösterdiklerini vurguladı.

-"Biz çetelerden korkmadık, tehditlere boyun eğmedik"-

Ortaya koydukları bu anlayışın, Türkiye'nin sınırlarını aştığını, bütün Müslüman ülkeler için adeta örnek haline geldiğini ifade eden Erdoğan, "Biz tıpkı Malazgirt Ovası'ndaki Sultan Alparslan gibi kefenimizi giyerek bu yola çıktık. Biz tıpkı merhum Özal gibi 'Allah'ın verdiği canı sadece Allah alır' diyerek, buna inanarak bu yola çıktık. Biz beyaz gömleğimizi, kefenimizi giyerek bu yola çıktık" ifadesini kullandı.

Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Biz çetelerden korkmadık, tehditlere boyun eğmedik. Milletin bize tevdi ettiği emanete canımız pahasına sahip çıktık, sahip çıkıyoruz. AK Parti ile birlikte siyaset artık ikbal kapısı değil, millete hizmetin vasıtasıdır. Milletin önünde cereyan etmeyen, milleti hesaba katmayan, seçkinci, statükocu, vesayetçi eski siyaset, AK Parti ile bizzat millet tarafından tasfiye edilmiştir.

Bugün artık siyasetin sahibi millettir, sizsiniz. Siyaset AK Parti ile itibar kazanmış, sorun çözme yeteneği, millete hizmet etme kabiliyetine kavuşmuştur.

Şeyh Edebali'nin bir başka muhteşem öğüdü kulağımızda küpedir, rehberimizdir, yolumuzun ışığıdır. 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın'. Devlet, kerameti, meşruiyeti kendinden menkul, millete rağmen varlık kazanan, milletten bağımsız bir yapı asla değildir. Devlet ile millet arasında asla ve asla mesafe olamaz. Büyük devlet milleti ile var olan devlettir. Büyük devlet, milleti ile el ele olan devlettir. Büyük devlet, milletinin hukukunu koruyan, adaleti sağlayan, hürriyeti hakim kılan devlettir."

Erdoğan, "Hiç kimse devletin bekasını bahane ederek hukukun dışına çıkamaz. Hiç kimse iç düşmanlar ihdas ederek milletin ve bireyin hukukunu çiğneyemez. Bu ülkede artık hiç kimse sırtını devlete dayayıp işkence yapamaz, faili meçhullerin üzerini örtemez, hakkı hukuku çiğneyemez. Hiçbir memur, hiçbir bürokrat, hiçbir siyasetçi benim vatandaşıma tepeden bakamaz, üstten konuşamaz, kendisine kutsallık izafe edemez. Milletin fertleri arasında ayrımcılığı elimizin tersi ile ittik. Makbul vatandaş, tehlikeli vatandaş ayrımını ortadan kaldırdık" diye konuştu.

(Sürecek)

Muhabir: Hüseyin Gazi Kaykı

Yayıncı: Ertuğrul Cingil - ANKARA

Kaynak: AA / Güncel