Diyarbakır'da Dünya Kadınlar Günü Mitingi

Diyarbakır'da Dünya Kadınlar Günü Mitingi
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

BDP'li Kışanak: Kadın Özgürlük Mücadelesi Bir Bütündür. Evimizde, Sokakta İş Yerinde, Tarlada Fabrikada, Dağda, Ovada Her Yerde Direnerek Özgürleşeceğiz.

BDP'Lİ KIŞANAK: KADIN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ BİR BÜTÜNDÜR. EVİMİZDE, SOKAKTA İŞ YERİNDE, TARLADA FABRİKADA, DAĞDA, OVADA HER YERDE DİRENEREK ÖZGÜRLEŞECEĞİZ.

ZANA, ŞİVAN PERVER'İ YUHALATMADI

DİYARBAKIR'da partisinin düzenlediği Dünya Kadınlar Günü mitingde konuşan BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak," Kadın özgürlük mücadelesi bir bütündür. Evimizde, sokakta iş yerinde, tarlada fabrikada, dağda, ovada her yerde direnerek özgürleşeceğiz. Ve kadın özgürleştikçe ülkemiz güzelleşecek. Kadın özgürleştikçe dünya güzelleşecek. Bunu yaratacak bu güç bizim elimizde" dedi.

BDP; Diyarbakır'da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü düzenlediği mitingle kutladı. İstasyon Meydanı'nda yapılan mitinge BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, DTK Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, kapatılan DEP eski Milletvekili Leyla Zana ile yaklaşık 1000 kadın katıldı. Polisin sıkı güvenlik önlemi alırken, erkekler alana alınmadı. Miting alanına giren kadınlara, kadın polisler tarafından daha önceden hazırlanan 1000 karanfil dağıttı. Ancak alana giren bazı kadınların polislerden aldıkları karanfilleri yere attıkları dikkat çekti.

Yoğun toz bulutu altında zaman zaman sağanak yağış altında yapılan mitingde Abdullah Öcalan lehine sloganlar atılırken, yöresel kıyafet giren kadınlar, halaylar çekti. Mitingde, Türkçe ve Kürtçe yazılı, 'Kadının kominal ruhuyla özgürlükçü, demokratik, ulusal birliğini hep beraber örelim','Kadınlara özgürlük','Bedenime dokunma', 'Kadına yönelik şiddete hayır" dövizleri taşındı.

BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, kadınları Kürtçe selamladı. Dağdaki PKK'lılara selam gönderen Kışanak, "" Kadın özgürkül mücadelemizde bizi bugünlere kadar getiren Berivanlara, Evinlere, Mizginlere, Delilalara bin selam olsun" dedi.

Kışanak, konuşmasından kadın cinayetleri, şiddet olaylarından örnekler verip, AK Parti'nin kadından sorumlu milletvekillerinin elinde kadın ölümleriyle ilgili doğru bir istatistik olmadığını ileri sürdü. Kışanak, "Öldürülen kadınların sayısını bilmiyorsanız niye oturdunuz o koltuğun başına? Biz şuna inanıyoruz, biz kadınlar ancak bu katliamları durdurabiliriz. Örgütlenmeliyiz, karşı durmalıyız. Sizden bir ricam var. Kadın şiddetine dur diyeceğiz, artık yeter diyeceğiz. Biz kadınlar kim bize elini kaldırırsa elini tutup bize vuramazsın, zulüm yapamazsın diyeceğiz. Biz özgürlük için yürüyen Kürt kadınları olarak, kendi özgürlüğümüz içinde sonuna kadar mücadele etmeliyiz" dedi.

DAĞDA, OVADA DİRENEREK ÖZGÜRLEŞECEĞİZ

Kadınlara dayanışmaya çağıran Kışanak, şöyle dedi:

"Kadın özgürlük mücadelesi bir bütündür. Evimizde, sokakta iş yerinde, tarlada fabrikada, dağda, ovada her yerde direnerek özgürleşeceğiz. Ve kadın özgürleştikçe ülkemiz güzelleşecek. Kadın özgürleştikçe dünya güzelleşecek. Bunu yaratacak bu güç bizim elimizde. Bizim özgürlük mücadelemiz, yüreğimizde yanan özgürlük ateşi, barışın ve kardeşliğinde teminatıdır. Özgürlük istemeyen barış mücadelesi de yürütemez. Biz özgür kadınlar olarak, halkımızı kendi dili ile kendi kimliği ile kendi anavatanında demokratik özerk Kürdistan'da özgürce yaşayacağı günlere kavuşturuncaya kadar mücadele edeceğiz. Biz kadınlar Türkiye'ye demokratik Cumhuriyeti getirinceye kadar mücadelemizi yürüteceğiz. Bu ülkeye barışı kardeşliği özgürlüğü mutlaka ama mutlaka getireceğiz. Kimse buna engel olamaz"

BAŞBAKAN'A TESLİM OLMAYACAĞIZ

BDP'li Kışanak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirirken, 'Ben daha 8 yıldır Başbakanım' sözlerine atıfta bulunup, şöyle dedi:

"30 yıldır bu ülkede kan dökülüyor sizin aklınız neredeydi o zaman Sayın Başbakan. 30 yıldır bu halk meydanlarda, 30 yıldır bu halk zindanlarda, bu halk her yerde, işkence tezgahlarında direne direne bu günlere geldi. Biz 12 Eylül zulmüne, Esat Oktay'a teslim olmadık. Kenan Evren'e, top yekun savaşa teslim olmadık, JİTEM'e teslim olmadık. Sana da teslim olmayacağız. Bizim aklımız 30 yıldır başımızda, onun için 30 yıldır barış ve özgürlük için mücadele ediyoruz. Sayın Başbakan'da 18 yıldır bu ülkede aktif siyaset yapıyor. 18 yıldır mazbata alıp o koltukta oturuyor. Peki, ne yaptı? Sadece kendisini zengin yaptı. Çocuklarına gemicik aldı. Yandaşlarına medya kurdu. Onları patron yaptı. Bugüne kadar barış için ne yaptın Sayın Başbakan? Özgürlük için ne yaptın? Sen şimdide yine mazbata peşindesin. Şimdi de diyorsun ki sesinizi çıkartmayın, bana itiraz etmeyin ben bildiğim gibi bu seçim sürecini yöneteyim, oyları alıp bir kez daha o iktidar koltuğuna oturup keyif süreyim. Sana bir daha keyif sürdürmeyeceğiz. O koltukta rahat oturamayacaksın. Bizim mazbataya ihtiyacımız yok. Biz mazbatamızı halkımızdan aldık. Biz mazbatamızı direnişten aldık, Diyarbakır zindanın da direnerek aldık. Sen kendini ne sanıyorsun. Al da o mazbatayı başına çal Başbakan"

Silahların ebediyen susmasını istediklerini belirten Kışanak:

"Biz kalıcı ve onurlu bir barış istiyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz. İşte Başbakan'ın içine sindiremediği bu. Başbakan bizden teslim olmamızı istiyor. Bizden susmamamızı istiyor. Başbakan'ın derdi silahların susup susmamsı ile ilgili değil. Başbakan'ın derdi meydanları susturmak, Başbakan'ın derdi itiraz eden kadınları susturmak. Yanılıyorsun Başbakan, kimse bizi yancılık yaparak, peşkeş çekerek bir yerlere getirmedi. Biz alın terimizle direnek, mücadele ederek bu halkın özgürlük mücadelesi ile bu günlere getirdik. Bundan sonrada bu halkın gücüyle, kendi alın terimizle emeğimizle bu ülkeye barışıda getireceğiz. Senin tasfiye politikalarını, çözümsüzlük siyasetini boşa çıkaracağız. Bunu iyi bil. Bunu çok iyi bil. Susmadık, susmayacağız, durmadık, durmayacağız. Bundan sonrada yürüyeceğiz. Özgürlüğe yetişinceye kadar yürüyeceğiz"

ZANA, ŞİVAN PERVER'İ YUHALATMADI

Kapatılan DEP eski Milletvekili Leyla Zana, mitingde konuşması sırasında Şivan Perver'in yuhalanmasına izin vermedi. Zana, "Demokrasi, barış ve özgürlük zamanı gelmiştir. Bunlar bizim önümüzdeki hedefimizdir. Sayın sanatçı Şivan Perver'in dediği gibi" demesi üzerine mitingde bulunanlar

yuh çekmeye başladı. Yuhalamaya tepki gösterin Zana, şöyle dedi:

"Hayır arkadaşlar yapmayın lütfen. Eğer bugün biri onu protesto ederse onun beyninde bir eksiklik vardır. Siz hepiniz özelsiniz önce özelinize sahip çıkacaksınız. Ondan sonra evrensel özellerinize sahip çıkın. Eğer özelimize sahip çıkmazsak kendimizi için özel sarılmazsak, bir gün gelecek Şivan'ın günü olacak, bir gün gelecek benim günüm olacak. Gün gelecek BDP'nin günü olacak, gün gelecek toplumun günü olacak.Biz bu oyunlara gelmeyelim. Beş kardeş aynı evde yaşıyorlar. Ayrı düşünebilirler ama birbirlerine saldırmalarını gerektirmez. Herkes bizim gibi düşünmeyebilir. Eğer ben herkesin benim gibi düşünmesini istiyorsam demokrasi ve özgürlük konusunda eksik ve dar düşünüyorum demektir. Biz nasıl özgürlük istiyorsak, bizim gibi düşünmeyenlere de özgürlük istememizi lazım. Demokrasiyi kendimiz için nasıl istiyorsak, bizim gibi düşünmeyenlere de istemememiz lazım. Demokrasiye bakış açımızı Başbakan'ın ki gibi değil. O sadece kendine demokrasi istiyor. Ama biz Kürtler bütün komşularımız, halklar herkes için istiyoruz. Bir Kürt anası namaza durduğunda önce 72 millet insanına rahmet istiyor. Sonra kendine istiyor. Buda ne kadar iyi düşündüklerini gösteriyor"

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel