Zonguldak'lı Çevrecilerden "Dünyayı Temizleyelim" Çağrısı

Zonguldak'lı Çevrecilerden "Dünyayı Temizleyelim" Çağrısı

Zonguldak Çevre Koruma Derneği Başkanı Meltem Çetinkaya, "Dünyayı Temizleyelim" Sloganıyla Eylül Ayının 3. Haftasında Başlatılacak Olan Kampanyalara Sadece Belirlenen Günlerde Değil, Her Zaman Sahip Çıkılarak Destek Verilmesi Gerektiğini Söyledi.

Zonguldak'lı Çevrecilerden

Zonguldak Çevre Koruma Derneği Başkanı Meltem Çetinkaya, "Dünyayı temizleyelim" sloganıyla Eylül ayının 3. haftasında başlatılacak olan kampanyalara sadece belirlenen günlerde değil, her zaman sahip çıkılarak destek verilmesi gerektiğini söyledi.

Çetinkaya, son günlerde diğer canlıların ve doğanın dengesini düşünmeyen zihniyetin oluşturduğu yoğun kirliliğe dikkat çekti. Sembolik çalışmalarla temizleme çalışmaları yürütüldüğünü söyleyen Çetinkaya, başta su kaynakları olmak üzere küresel ısınmayla başlayan yok oluşların ciddi çalışmalar yapılarak durdurulmasını istedi. Çetinkaya, "Özellikle sularımızın düşüncesizce kirletildiği ve yer altı su kaynaklarının, akarsuların küresel ısınma nedeniyle varlığını yavaş yavaş kaybetmeye başladığı son yıllarda, sadece belirlenen günlerde değil son derece ciddi girişimlerle bu 'yok edişe' dur demek gerekmektedir. Geçirilen kurak mevsimler gelecekte yaşayacağımız susuz günlerin habercisidir. Sanayi ve evsel atıkların düşüncesizce akarsu ve denizlere deşarj edilmesi doğanın dengesini bozmaktadır. Küresel ısınmayla yaşayan canlıların çeşitliliğinin azalması, bozulan atmosferik ritimle denizlerimizde daha farklı bir rüzgar ve akıntı sistemi ortaya çıkacak, bazı limanlarımızda ulaşım aksayacak, balıkçı filolarımızın ve her türlü deniz araçlarının seyri zorlaşacak, balık çiftlikleri şiddetli dalgalara maruz kalacak, adalara ulaşım aksayacak, deniz ortamı kara alanından daha riskli bir hal alacaktır. Böylesi bir felakete hazırlıklı olanlar denizlerde bayrak gösterirken hazırlıksız yakalananlar ya ciddi acılar yaşayacak ya da karaya hapis olarak denizi seyretmek zorunda kalacaktır. 27 ilimizin deniz kıyısında olmasından dolayı bu illerimizdeki kıyı yapıları, balıkçılık, turizm gibi ticari faaliyetleri ciddi zarar görecektir. Nüfus artışının yüzde 2,1 olduğu ülkemizde denizlerimiz hala bir protein deposu iken küresel ısınmayla ortaya çıkacak sorunlar geleneksel balık avcılığına, av türlerine ve yöntemlerine ciddi bir darbe vuracaktır. Mevcut üretim ilişkisiyle gezegenimizde tüm canlıların geleceği tehlike altına girmiştir. Küresel iklim değişikliği yaklaşık 200 yıllık sanayi devrimi ve bunu izleyen kapitalist üretim süreçlerinin bir sonucu olduğuna göre, bu süreçlerin yeniden değerlendirilmesi ve tüm canlılığın mutluluk ve refahına göre dizayn edilmesi gerekir. Aksi takdirde, suyu ısınan okyanuslar, denizler veya dünya değil, buna neden olan biz insanlar ve hiçbir suçu olmayan diğer canlılar olacaktır" dedi.

(SD-AK)

14.09.2007 16:57 TSİ