Zonguldak: Dyp Genel Başkan Yardımcıları Zonguldak'ta

Zonguldak: Dyp Genel Başkan Yardımcıları Zonguldak'ta

DYP Genel Başkan Yardımcıları Nevzat Ercan ve Binhan Oğuz'un da bulunduğu DYP heyeti, Zonguldak merkez İlçe kongresi için geldikleri Zonguldak'ta bazı kurum, dernek ve meslek odalarını ziyaret ederek, sorunları hakkında bilgi aldı.

Zonguldak: Dyp Genel Başkan Yardımcıları Zonguldak'ta

DYP Genel Başkan Yardımcıları Nevzat Ercan ve Binhan Oğuz'un da bulunduğu DYP heyeti, Zonguldak merkez İlçe kongresi için geldikleri Zonguldak'ta bazı kurum, dernek ve meslek odalarını ziyaret ederek, sorunları hakkında bilgi aldı.

DYP Genel Başkan Yardımcısı Nevzat Ercan, Dr. Binhan Oğuz, Eski Büyükelçi DYP Genel Kurul Üyesi Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Umut Arık, DYP Genel İdare kurulu Üyesi Ali Uzun, DYP Zonguldak İl Başkanı Enver Cevahir ve Merkez İlçe Başkanı Bahattin Bayar ile birlikte, Türkiye Taşkömürü Kurumu, Zonguldak Belediyesi Kilimli Belediyesi ve birçok meslek odası ve derneği ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Gün boyu süren gezi çerçevesinde heyet, Zonguldak Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Hüseyin Özdemir'i makamında ziyaret etti. Dert ve sıkıntılarını soran DYP Genel Başkan Yardımcısı Nevzat Ercan, il ekonomisi hakkında Hüseyin Özdemir'in değerlendirmesini sordu. Kendilerinin kötü ve durgun bir yaz döneminin beklediğini vurgulayan Hüseyin Özdemir, kooperatifin durumu ve çalışmalar hakkında da bilgi verdi. 2 bin 170 üyenin bulunduğu ve bin 350 üyenin kredi kullandığı kooperatiflerinin yüzde 92 oranında kredi dönüşüm oranı yakalandığını hatırlatan Özdemir, "Yüzde 13 oranında çıplak enflasyon var. Giydirilmiş oran ise yüzde 17 olarak karşımıza çıkıyor. Esnaf kalkındırmak isteniyorsa enflasyonun altında bir oranda faiz uygluanmaldır. Böyle yapılırsa esnaf ezilmez. Enflasyonla birlikte faizinde düşürülmesi gerekiyor. Zonguldak esnafının 7 milyon YTL kredisine kefalet olduk. Klasmanlarımız yetersiz hale geldi. Merkez Bankası'na ve dolara yapılan müdahale nedeniyle ekonomide durgunluk hakim oldu. Sicil affı çıkarıldı, günlük yaşantıda uygulanmıyor. Klasman teminimizde sıkıntı var. 5 puanlık sübvanse ediliyoruz ama bunu IMF istemiyor. Klasmanı açıyorlar, bütçede karşılığı olmadığı için ödemede kısıyorlar. Yaz geliyor ekonomideki durgunluğun daha da artacağından korkuyoruz. Nüfusun beşte birlik oranı 3 aylık yaz döneminde şehirden ayrılıyor. Bu da önemli oranda piyasaları etkiliyor. Bolluktan gelsek esnafımız yazı kurtarırda zaten darlıktan geliyoruz. Bizi çok zorlu bir üç ay bekliyor" diyerek sıkıntılarını anlattı.

Ercan, daha önceki dönemlerde oldukları gibi iktidara gelmeleri halinde yine gereken desteği vereceklerini ifade etti. Sohbet esnasında DYP'lilerin bulunduğu Hüseyin Özdemir'in bulunduğu makam odasına gelen 78 yaşındaki Hacı Yazıcı isimli bir esnaf da sohbete katıldı. DYP'liler, '78 yıldır Zonguldak'ta doğup büyüdüğünü' söylemesine rağmen Hacı Yazıcı'nın Karadeniz şivesi ile konuşmasına hayli şaşırdı. DYP'li heyet, aslen Trabzonlu olduğunu öğrendikleri Yazıcı'ya şivesini sorduklarında "78 yıldır buradayım ama 78 yıldır demek ki milliyetçiyim. Dilimi ve dinimi değiştirmemişim" cevabıyla keyiflenerek Yazıcı'yı uzun süre alkışladı.

Daha sonra Zonguldak Ziraat Odası'na giden DYP'liler burada Başkan Hasan Kabarık'ın dert ve sorunlarını dinledi. Zonguldak ekonomisinin ağırlıkta sanayiden olaşmasına rağmen, tarım, hayvancılık ve orman sektörlerinin de önemli yer tutuğunu ifade eden Nevzat Ercan, Türkiye genelinde bu kadar önemli tarım ve hayvancılık potansiyeli varken bu kesimin ihmal edildiğini vurguladı. Stratejik sektörlerden biri olan tarım politikalarının yanlış olduğunu ifade eden Ercan, "Tarımda bu kadar potansiyel varken bu kesimi ihmal edip Türkiye'yi dışarıya bağımlı hale getirmek çok yanlış. Ülkemiz tarımda yabancı ülkelerin pazarı haline getirilmiş. Tarım stratejik bir sektördür. Tarım sektöründe destekleme mekanizmalarını devreye sokulması ve en önemli sorunlardan biri olan işsizliğin giderilmesi ve göçün önlenmesi gerekmektedir. Kırsal nüfusun kente göçmesinin sosyal maliyeti vardır. Sosyal maliyeti yıllarca devletce ve milletçe ödüyoruz. Kırsal kesimde insanlar toprağa ve kendi arazisine küstürülmüş. hükümeti ikaz ediyoruz ama Başbakan uyarılarımızı dikkate almıyor. Sadece IMF'nin dediğini yapıyor. Hayvancılık çökmüş, girdi fiyatları seçimlerden öncesine göre 3-4 misli artmış, ürün fiyatları da neredeyse yarı fiyatına düşmüş" diye konuştu.

ŞEHİT AİLELERİ DERNEĞİ BAŞKANI YORULMAZ'IN GÖZYAŞLARI

Şehit Aileleri Derneği Başkanı Mustafa Yorulmaz'ı da ziyaret eden Nevzat Ercan'a burada şehitlerin resim ve hayatlarının anlatıldığı şehitler albümü hediye edildi. Nevzat Ercan'ın şehitler albümünde bulunan ve Başkan Yorulmaz'ın 1976/1 tertip askere giden ve 1996 yılında şehit olan oğlu Yunus Yorulmaz için yazdığı şiiri yüksek sesle okuması üzerine Başkan Mustafa Yorulmaz gözyaşlarına hakim olamadı. Yapılan sohbette AK Parti iktidarından beklediği desteği göremediğinden yakınan Mustafa Yorulmaz, terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'ın idam edilememesine tepki gösterdi. Şehit oğlu Yunus'un hasretinin sürdüğünü ifade eden Yorulmaz, "Devletimiz şehitlerini unuttu. 'Vatan sağ olsun' diyoruz ama kimin vatanı olduğunu anlamakta zorlanıyoruz' Ben her cuma çocuğumun mezarını ziyaret etmezsem yaşayamam. Diğer tarafta suç işleyen yüzlerce kişiyi şehit eden adama kocaman bir ada gösteriliyor. Suçluyu imha edeceksin, Atatürk gibi yapacaksın. Aksi takdirde yapacağını hapishaneden doğru yine yapıyor. Siyasetçilerin yapması gereken Güneydoğu'da görev yapan komutanlarla görüşüp, şapkalarını önlerine koyarak düşünmeleridir. O zaman vicdanları ve gönülleri rahat olur" diyerek duygularını dile getirdi.

DYP Genel Başkan Yardımcısı Nevzat Ercan da, çapulcu hareketi olarak görülen olgunun acımasız bir terör örgütü hale dönüştüğünü söyleyerek, "Terör olayları 1984 yılında Şemdinli baskınları ile uç verdi. O zaman yeteri kadar önemsenmedi. Birkaç çapulcu zannedildi. Acımasız bir terör örgütü haline geldi. Tarihin kaydetmediği vahşet sergilendi. Kundaktaki bebeklerin öldürüldüğünü, otobüse binerek acemi birliğinden kıtalarına giden 33 er, kaldırıldıkları dağın arkasında toplu olarak katledildiğini terör örgütüne katılan ve çatışmalarda öldürülenlerin genelde Kürt kökenli insanlar olarak görüyoruz. Terör olgusu bugün pek çok ülkede var. Bizim iktidar olduğum dönemlerde, başarılı mücadele ve görülmemiş kararlılık ortaya konuldu. Dünyayı kıskandıracak başarıyı tarihe not olarak düştük. Yüzlerce insanımız, askerimiz, yüce hizmet için, ülkemizin bekası için şehit düştüler. Ama devletimizin şehit ailelerine şefkat elini yeterince uzattığı söylenemez. Bu gün de aynı oyunlar sergileniyor. Farklı köken, din, mezhep, kültürlere mensup insanlar kurtuluş savaşında birlikte mücadele ederek, kucak kucağa şehit oldular. O bölgede cereyan eden olaylara bu perspektiften bakmak lazımdır. Bu bölgedeki insanların büyük bir kısmı devletin arkasındadır. Bu hükümetin en büyük yanlışı, o bölge insanını o bölge halkını terör baskı karşısında yalnız ve sahipsiz bırakmışlardır. Kendilerini çaresiz hissetmişlerdir. terör örgütü bundan yararlanmıştır" diye konuştu.