YÖK, Lisans Programlarında Kontenjanları Artırdı

YÖK, Lisans Programlarında Kontenjanları Artırdı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 2008 -2009 Yılında Öğrenci Kontenjanlarını Artırdı. Buna Göre, Örgün Lisans Düzeyinde 130 Bin Olan Öğrenci Kontenjanı 154 Bine; Lisans Düzeyinde İkinci Öğretim Programlarında 33 Bin Olan Öğrenci Kontenjanı 51 Bine Yükseldi. Karara 9 Üye Karşı Oy Kullandı.

YÖK, Lisans Programlarında Kontenjanları Artırdı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 2008-2009 yılında öğrenci kontenjanlarını artırdı. Buna göre, örgün lisans düzeyinde 130 bin olan öğrenci kontenjanı 154 bine; lisans düzeyinde ikinci öğretim programlarında 33 bin olan öğrenci kontenjanı 51 bine yükseldi. Karara 9 üye karşı oy kullandı.

YÖK Genel Kurulu, saat 13:30'da YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlığında, üniversitelerdeki kontenjan artırımlarını görüşmek üzere toplandı. Başkan Özcan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile saat 18:00'deki görüşmesi nedeniyle toplantıdan ayrıldı. Genel Kurul, Özcan'ın ayrılmasının ardından da bir süre devam etti.

Yaklaşık 6 saat süren toplantının ardından yapılan açıklamada; 2008 ÖSYS kontenjanlarının karara bağlandığı belirtildi.

Yüksek öğrenim görmüş insan gücü ihtiyacı yanında üniversiteye giriş sınavlarındaki birikim dikkate alındığında, üniversitelerden, olanakları ölçüsünde azami kapasitelerini sunmaları beklendiği kaydedildi. Bu çerçevede, YÖK ve diğer yetkili kurumların kapasite artışını destekleyecek önlemleri almaları gerektiği ifade edilen açıklamada, "Üniversitelerin kapasitelerini dayandıracakları temel kaynakların öğretim elemanları ile sosyal ve fiziksel imkanlar olacağı açıktır" denildi.

1996 ve 2007 yılları arasında üniversitelerdeki öğretim elemanı sayısının yaklaşık yüzde 95 arttığı, buna karşın aynı yıllar arasında lisans programlarındaki öğrenci kontenjanlarındaki artışın yüzde 40'lara ulaşmadığına dikkat çekilen açıklamada; "Akademik çalışmaların bütünü dikkate alındığında, öğretim elemanı sayısındaki artışın öğrenci kontenjanlarına da aynı oranda yansıması beklenmemekle birlikte, kontenjanlardaki artışın yerterli olmadığı açıktır" ifadelerine yer verildi.

Genel Kurul'da, 2008-2009 kontenjanlarında önceki yıla göre önemli bir artış sağlandığı vurgulanan açıklamada şöyle denildi: "Bu çerçevede, örgün lisans düzeyinde 2007 yılında açık olan programlarda yaklaşık 130 bin olan öğrenci kontenjanı, bu yıl aynı programlar esas alındığında yaklaşık 154 bin olmuştur. Lisans düzeyindeki ikinci öğretim programları kontenjanlarının birinci öğretim ile eşitlenmesi kararlaştırıldığından, 2007 yılında açık olan ikinci öğretim programlarında 33 bin olan öğrenci kontenjanı bu yıl 51 bine yükselmiştir."

İLAHİYAT FAKÜLTELERİNDE KONTENJAN ARTIŞI ÜNİVERSİTENİN İSTEĞİNE GÖRE BELİRLENDİ

Açıklamada; ilahiyat fakültelerinin kontenjanlarındaki artış miktarının ise üniversitelerin önerileri doğrultusunda belirlendiği kaydedildi.

Kontenjan artırımında; ilgili programlardaki öğretim elemanı sayısındaki artış, üniversitelerin talepleri, ülkenin yetişmiş insan gücüne ihtiyaç duyduğu alanlar, bilimsel üretim, araştırma ve uygulamada öne çıkan programlar, bazı programların özel niteleklere sahip olması gibi faktörlerin bütün halinde dikkate alınarak, dengeli bir artış gerçekleştirilmeye çalışıldığı aktarıldı.

Fakülte ve bölümlere ilişkin ayrıntılı kontenjan tabloları ise ÖSYM kitapçığının son şekli verildikten sonra kamuoyuna açıklanacak.

KARARA 9 ÜYE MUHALEFET ŞERHİ KOYDU

Öte yandan, YÖK'ün kontenjan artırımı ile ilgili kararına; Genel Kurul Üyelerinden Prof. Dr. Fikret Şenses, Prof. Dr. Tunçalp Özgen, Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu, Bülent Serim, Prof. Dr. Ali Ekrem Özkul, Prof. Dr. Mustafa İlhan, Prof. Dr. Atilla Eriş, Prof. Dr. Engin Ataç ve Prof. Dr. İsa Eşme karşı oy kullandı. 9 muhalif üyenin karşıoy yazısında; öğrenci kontenjanlarının artırılması kararının, herhangi bir plana ve programa dayanmadığı ileri sürüldü.

"Üniversitelerimizin görüşü alınmadan alınan bu karar, en başta yükseköğretim sisteminin üst kuruluşu olarak yükseköğretim kurulunun benimsemesi gereken katılımcılık ilkesine aykırı düşmektedir" denilen yazıda; "yükseköğretim koşullarının öğretim elemanı, altyapı ve finansal kaynak eksiklikleri gözetilmeden alınan ve siyasal gerekçelerden kaynaklandığı izlenimi yaratan kararda, yükseköğretim sisteminin karşı karşıya bulunduğu sorunların, özellikle eğitim kalitesi ve araştırma/yayın performans açısından daha da ağırlaştıracağı" savunuldu.

Kontenjan artırımı kararının gelişigüzel ve alelacele alındığı öne sürülen yazıda; bu ve benzeri kararların yükseköğretimde okullaşma oranının artması yerine üniversitelerin okullaşması sonucunu doğuracağı görüşü aktarıldı.

Yazıda şu ifadelere de yer verildi:

"KONTENJAN ARTIŞLARI, KADEMELİ BİR ŞEKİLDE YILLARA YAYILARAK YAPILMALI"

"Konuya ilişkin görüşmeler sırasında da ısrarla dile getirildiği üzere, eğitime ilişkin diğer temel değişikliklerde olduğu gibi kontenjan artışları da ciddi ve kapsamlı bir plana dayanmalıdır. Bu nedenle, aynı zamada bir planlama örgütü olan YÖK'ün ilk aşamada, yükseköğretim kuruluşlarının öğretim elemanı sayı ve nitelikleri, altyapı olanakları ve diğer kaynaklarına ilişkin ayrıntılı ve sağlıklı bilgiye ulaşması gereklidir. Bir sonraki aşamada; kontenjan artışları, yükseköğretim kuruluşları başta olmak üzere ilgili kurumlarla işbirliği içinde, yurtiçi ve uluslararası gelişmeler ve farklı alanlardaki eleman talebine ilişkin öngörüler ışığında önümüzdeki birkaç yıl için bir bütün olarak hedeflenmelidir. Bu hedefler üzerinde ilgili kurumlar arasında oydaşma sağlandıktan sonra, siyasal otoriteden bu hedefin gerçekleşebilmesi için gerekli kaynak talebinde bulunulmalı ve ancak bu kaynaklar sağlandıktan sonra kontenjan artışları bir plan çerçevesinde ve artışlar yıllara yayılarak kademeli bir biçimde yapılmalıdır."