Yıldırım-Çipras Ortak Basın Toplantısı

Yıldırım-Çipras Ortak Basın Toplantısı

Başbakan Binali Yıldırım, Yunanistan'a kaçan darbeci askerlere ilişkin, "Biz, ülkemize karşı açık darbe yapan kişilerin iadesini arzu ederiz, isteriz. Türkiye hakikaten zor günler geçirdi.

Yıldırım-Çipras Ortak Basın Toplantısı

Başbakan Binali Yıldırım, Yunanistan'a kaçan darbeci askerlere ilişkin, "Biz, ülkemize karşı açık darbe yapan kişilerin iadesini arzu ederiz, isteriz. Türkiye hakikaten zor günler geçirdi. Hukukun verdiği karara saygılıyız ama istiyoruz ki darbeciler, Yunanistan ile Türkiye arasındaki ilişkilere darbe vurmasın." dedi.

Yıldırım, baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile ortak basın toplantısı düzenledi, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının insanlığın ortak mirası olduğunu belirten Yıldırım, bu kaynaklar kullanılırken Kıbrıs adasının, kuzeyiyle güneyiyle bütün hakları korunarak çalışma yapılmasının önemi üzerinde durduklarını dile getirdi.

Kıbrıs'ın, Türkiye ve Yunanistan için çözülmesi gereken bir mesele olduğuna dikkati çeken Yıldırım, bu konuda Çipras'ın ve kendilerinin olumlu düşünceler içerisinde olduklarını söyledi.

Yıldırım, "Çözümün adil olması lazım, adil yönetişimi sağlaması lazım. Ada'da yaşayan Türk toplumunun, Rum toplumunun gelecekteki güvenliğini de teminat altına alacak bir çözüm getirilmesi lazım." ifadesini kullandı.

Avrupa Birliği - Türkiye ilişkileri, Avrupa Birliği - Birleşmiş Kıbrıs ilişkileri bakımından da çözümün, gereken garantileri temin etmesi gerektiğine vurgu yapan Yıldırım, bu konuda daha çok birlikte çalışma ve gayret etme ihtiyacı olduğunu aktardı.

Yıldırım, Türkiye-Yunanistan arasında çok büyük potansiyel olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Geçen sene Türkiye'den adalara 800 bin civarında turist ziyareti olmuş. 600 bin Yunanistan'dan Türkiye'ye ziyaret olmuş. Ama bu rakamlar potansiyeli tam yansıtmıyor, gerçek potansiyel bunun da çok üzerinde. O bakımdan adalara gidiş gelişler Schengen sistemi içerisinde esnetilebilirse bu turizm faaliyetlerinin çok daha hızlı şekilde artacağını düşünüyorum. Bu iki ülkenin dostluğunu, kaynaşmasını da pekiştirecek, buna katkı sağlayacak. Belki bu işin en güzel yolu AB'nin geçen yıl söz verdiği vize muafiyetini öncelikli olarak hayata geçirmesiyle mümkün. Bu konuda da şartlar müsaittir. O bakımdan eğer Avrupa Birliği Türkiye ilişkilerinde yeni bir boyut görmek istiyorsak belki Birlik, bu konuya öncelik vererek işe başlayabilir."

Bir basın mensubunun sorusu üzerine Yıldırım, "Enerji konusunda iş birliğimiz devam ediyor. TANAP'ın devamı TAP inşaatı İtalya güzergahında yapılıyor. Aynı zamanda Rusya ile yapacağımız Türk Akımı Projesi'nin de yine Balkanlar başta olmak üzere diğer Avrupa ülkelerine enerji güvenliği sağlama konusunda açık olacağını da ifade etmek isterim. İster Bulgaristan ister Yunanistan üzerinden diğer Avrupa ülkelerine de bu hattın uzaması söz konusu olacak. Burada herhangi bir sorunumuz yok. Gerek Ege'de gerek Akdeniz'de kaynakların kullanılması konusunda da karşılıklı iş birliği, kazan-kazan esasına göre çalışmaları destekliyoruz." yanıtını verdi.

"Darbeciler, ilişkilere darbe vurmasın"

Yunanistan'a kaçan darbeci askerlere ilişkin bir soruya karşılık Yıldırım, "Biz, ülkemize karşı açık darbe yapan kişilerin iadesini arzu ederiz, isteriz. Yargı ile idarenin işlevi hukuk devleti olan her ülkede ayrıdır. Biz de bunu söylüyoruz. Yargı kendine ait kararları verecek, idare de kendi inisiyatifindeki işlevi yapacak. Fakat Türkiye hakikaten zor günler geçirdi. Hukukun verdiği karara saygılıyız ama istiyoruz ki darbeciler, Yunanistan ile Türkiye arasındaki ilişkilere darbe vurmasın." değerlendirmesini yaptı.

"Her iki toplumu tatmin edecek adil, kalıcı çözüm olarak ortaya çıkması lazım"

Bir yabancı basın mensubunun, "Güvenlik ve garantiler konusunda Atina'nın tezleriyle ilgili olarak sizin görüşünüz nedir?" sorusuna Yıldırım, şöyle yanıtladı:

"Ömür biter yol bitmez. Her zaman gitmek isterseniz gidecek yol mutlaka bulunur. Biz de bu meselenin çözümünü istiyoruz ama unutulmasın ki bu mesele Birleşmiş Milletler'in (BM) meselesi değil. Bu mesele Kıbrıs Rum ve Türk toplumunun meselesidir. Birleşmiş Milletler bunun çözümü için katkı sağlamaktadır. Bu katkıya da teşekkür ediyoruz ama neticede çözümün her iki toplumu tatmin edecek adil, kalıcı çözüm olarak ortaya çıkması lazım. Geçmişteki anlaşmalardan kaynaklanan garantör konumumuzla Yunanistan ve Türkiye, her iki ülkenin Başbakanı olarak bu çözüme ulaşma konusunda gereken her türlü olumlu katkıyı yapmaya karar verdik. Bu yönde de çalışmalarımızı sürdüreceğiz."

(Bitti)