Saü Mediko Sosyal Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Pazarlı "Ülkemizde Hergün 12 Kişi Sigaradan Ölüyor"

Saü Mediko Sosyal Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Pazarlı 'Ülkemizde Hergün 12 Kişi Sigaradan Ölüyor'
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Sakarya Üniversitesi Mediko Sosyal Merkezi Müdürü, Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Pınar Pazarlı, Türkiye'de Her Gün 12 Kişinin Sigaradan Öldüğünü Söyledi.

Sakarya Üniversitesi Mediko Sosyal Merkezi Müdürü, Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Pınar Pazarlı, Türkiye'de her gün 12 kişinin sigaradan öldüğünü söyledi.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye her gün 12 kişinin sigaradan öldüğünü belirten Pazarlı,” Türkiyede her yıl yaklaşık 110 bin kişi sigara nedeniyle hayatını kaybediyor yani her 5 ölümden biri sigaraya bağlı ortaya çıkıyor ve saatte 12 vatandaşımız sigaradan ölüyor” dedi.

Sigaranın, içerdiği 4 bini aşkın zehirli gaz nedeniyle, belki direkt ölümle sonlanmayan ancak insanların hayat kalitesini belirgin olarak etkileyen; dişeti hastalıklarından mide ülseri, depresyon, erken menapoz, kronik bronşit, kalp damar hastalıklarına kadar yaklaşık 50 çeşit kronik hastalığa da sebep olduğunu ifade eden Pazarlı, “Sigara içen bireyler şüphesiz sigaranın zararlı olduğunu bilir ama bağımlılıkları nedeniyle sigaranın yararlarını düşünme eğilimindedir, hastalık risklerini gözardı eder ve bu davranış şeklini değiştirmeye yardım edecek bilgiyi edinmekten de kaçınır. Çoğu, ancak sigaranın olumsuz etkileri ortaya çıktığında sigaranın gerçek yüzünü algılamaya ve sigarayı bırakması gerektiğini düşünmeye başlar. İşte bu aşamada yardıma ihtiyaç duyabilir çünkü bu bir bağımlılıktır. Sigara Bırakma Poliklinikleri sigarayı bırakmaya karar veren kişilere destek sağlamak amacıyla kurulmuştur.Yaklaşık 1 yıldır Sakarya Üniversitesi bünyesinde bu hizmet verilmektedir. Hizmete başladığı ilk aylarda başvuran kişi sayısı 3-5 iken bugün yaklaşık 60 kişinin tedavi ve takibi yapılmaktadır. Ne yapıyoruz bu poliklinikte? Sigaradan kurtulmak isteyen ve kararlı olan kişilerle, once bir bırakma günü tespit ediyoruz ve o gune kadar birlikte bir hazırlık aşaması geçiriyoruz, bağımlılık durumlarına göre gerekirse ilaç tedavisiyle destek sağlıyoruz. Sigarayı bıraktıktan sonra ise 1 yıl takiplerini yapıyoruz” diye konuştu.

Pazarlı, Sigara Bırakma Polikliniğinin başarı oranının oldukça yüksek olduğuna değinerek, “Sigaradan kurtulmak isteyen tüm içicilerin bu yardımı hak ettiğini ve bu polikliniklerin sayısının mümkün olduğunca arttırılması gerektiğini düşünüyorum ancak maalesef sigarayla baş etmek için bu da yerli değil. Bu konudaki çabaların çok büyük bir kısmını da sigaraya başlamayı engellemek için göstermeliyiz. Bu konuda gençlere yönelik bilinçlendirme programlarının arttırılması ya da yasalarla bu bağımlılığın yayılımının engellenmesi gerekiyor. Örneğin, 1996 Türk Tütün Yasasıyla sigara reklamları, kapalı ortamda sigara içilmesi, 18 yaş altına sigara satılması yasaklanmış ve ilkokul çocukları üzerinde yapılan çalışmalarda bu yasanın nedenli olumlu etki yarattığı gösterilmiştir. Ancak bu gibi olumlu girişimler hala gençlerimizin 15-16 yaşlarına geldiklerinde sigaraya başlamalarını engelleyememektedir. Üniversitemizin Beden Eğitimi ve Spor yüksekokulunun özel yetenek sınavına katılan toplam 784 öğrenciye uyguladığımız anket sonucu yüzde 30'unun sigara içtiğini ve başlama yaşının 16-17 yaş olduğunu gördük. Sporla profesyonel olarak ilgilenen ya da ilgilenmeyi isteyen gençler için oldukça yüksek bir oran bu. Üstelik ailelerinde sigaraya bağlı bir hastalık bulunmasının da sigaraya başlama oranlarını hiç azaltmadığını gördük. Yani bu ne demek? Bu gençler sigaranın sebep olduğu hastalıklardan korkmuyorlar çünkü bilgileri yetersiz, kendilerinin başına gelmeyeceğini düşünüyorlar ancak burada daha da önemli bir sebep var; bu gençler kişiliklerinin gelişimi sırasında kendilerine bir rol model belirliyorlar ki bu çoğunlukla ebeveynleri, ağabeyleri, ablaları, öğretmenleri oluyor. Bu rol modellerin sigara içiyor olması, sigara içiciliğini, bilinç dışı öğrenilen bir davranış haline getiriyor. Arkadaşlarının içiyor olması, özenti duygusu, kendilerini ispatlama ya da sosyal fobilerini baskılama çabaları gibi birçok sebep de bu olasılığı arttırıyor” dedi.

Dünya Sağlık Örgütüne üye ülkeler 31 Mayıs'ı “Sigarasız Bir Dünya Günü” yani sigara salgını ile oluşan önlenebilir hastalık ve ölümlere dikkat çekebilmek için etkinlik günü olarak belirlediklerini belirten Pazarlı, “Bu günün anlamına istinaden, ben de ilgili herkesin sigara salgınını durdurmak ve ulusal tütün kontrolünü sağlamak amacı ile üzerine düşeni yapmasını diliyorum. Çünkü sigara ile mücadele tüm toplumu ilgilendiren bir mücadeledir” diye konuştu.

(İÇ-İÇ)

01.06.2007 16:53 TSİ

Kaynak: İhlas Haber Ajansı